Miras Kalan Taşınmazlar İlk İhalede Yabancıya Satılmayacak

Miras kalan taşınmazların ilk ihalesinde yabancılara satış yapılmayacak. Yeni düzenleme aile mirasını korumayı hedefliyor.

12’nci Yargı Paketi ile miras kalan taşınmazların satışında önemli bir değişiklik yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemeye göre, belirli şartları taşıyan miras taşınmazlarının ilk açık artırmasına yalnızca mirasçılar katılabilecek. Kakıcı & Şimşek Hukuk Bürosu’nun kurucularından Avukat Elvan Kakıcı Şimşek, bu düzenlemenin aileye ait taşınmazların gerçek değerinin altında üçüncü şahıslara satılmasını engellemeyi amaçladığını belirtti. Mirasçıların hak kaybı yaşamamaları için süreci dikkatle takip etmeleri gerektiğini vurguladı.

TBMM’de kabul edilerek yasalaşan ve kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen düzenleme, miras hukukunda uzun yıllardır tartışılan önemli bir soruna çözüm getirmeyi hedefliyor. Özellikle ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilen miras taşınmazlarında uygulanacak yeni ihale sistemiyle, aileye ait ev, arsa ve tarlaların gerçek değerinin çok altında üçüncü kişilere satılmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Avukat Kakıcı Şimşek, bu değişikliğin sadece satış yöntemini değil, aynı zamanda mirasçıların mülkiyet hakkını daha güçlü bir şekilde koruyan yeni bir anlayışı da beraberinde getirdiğini ifade etti.

Önceki sistemde miras kalan taşınmazlar ilk ihaleden itibaren herkese açık şekilde satışa çıkarılıyor ve muhammen bedelin yüzde 50’sinden başlayan teklifler kabul ediliyordu. Bu durum, aileye ait birçok taşınmazın piyasa değerinin oldukça altında üçüncü kişilere geçmesine yol açabiliyordu. Yeni düzenleme, mirasçılara öncelik vererek bu sorunun önüne geçmeyi amaçlıyor. Belirli şartların sağlanması halinde ilk açık artırmaya yalnızca malik konumundaki mirasçılar katılabilecek. Böylece aile dışındaki yatırımcılar veya üçüncü kişiler ilk satış sürecinde teklif veremeyecek.

Şimşek, bu değişikliğin özellikle aile konutları ile nesilden nesile aktarılan taşınmazların korunması açısından önemli olduğunu belirtti. Kanun koyucu burada yalnızca ekonomik bir satış modeli oluşturmayı değil, aile bütünlüğünü ve mirasçıların mülkiyet hakkını koruyan sosyal bir yaklaşımı da benimsiyor. Öncelik, taşınmazın mümkün olduğunca aile içinde kalmasına veriliyor.

Yeni sistemin dikkat çeken yeniliklerinden biri de teklif şartları. Önceki uygulamada ilk artırmada muhammen bedelin yüzde 50’si üzerinden teklif verilebilirken, artık mirasçılar arasında yapılacak ilk artırmada tekliflerin taşınmazın muhammen değerinin tamamını karşılaması gerekiyor. Böylece miras taşınmazlarının gerçek değerinin altında el değiştirmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Ancak, düzenleme her miras taşınmazı için geçerli olmayacak. Uygulamanın devreye girebilmesi için taşınmazın tamamen miras yoluyla edinilmiş olması, tapuda mirasçılar dışında herhangi bir üçüncü kişinin pay sahibi bulunmaması ve mahkemenin ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar vermiş olması gerekiyor. Mirasçılardan birinin payını üçüncü bir kişiye devretmesi halinde ise bu özel ihale usulü uygulanamayacak.

Yeni sistem, mirasçılara yalnızca ilk artırmada öncelik tanıyor. İlk ihalede satış gerçekleşmez veya yeterli teklif oluşmazsa ikinci artırma herkese açık yapılacak ve üçüncü kişiler de ihaleye katılabilecek. Bu nedenle ilk açık artırma, mirasçılar açısından büyük önem taşıyor. Avukat Kakıcı Şimşek, yeni düzenlemenin mirasçılara önemli bir avantaj sağladığını ancak sürecin dikkatle takip edilmesini de zorunlu kıldığını belirtti. İlk artırmaya katılma hakkının mirasçılar açısından önemli bir fırsat sunduğunu, ancak bu haktan yararlanabilmek için yasal sürelerin kaçırılmaması gerektiğini ifade etti. Belirlenen süre içinde başvurusunu yapmayan mirasçılar, kendilerine tanınan öncelik hakkını kaybedebilir. Bu nedenle yeni düzenleme, hakları genişletirken sürecin daha dikkatli yönetilmesini de zorunlu hale getiriyor.

12’nci Yargı Paketi ile getirilen bu değişiklik, miras hukukunda hem mülkiyet hakkını hem de aile bağlarını gözeten yeni bir denge kurmayı hedefliyor. Yıllardır tartışılan, miras kalan taşınmazların gerçek değerinin altında el değiştirmesi sorununa çözüm getirmesi beklenen düzenlemenin uygulamadaki etkileri ise önümüzdeki dönemde yakından izlenecek.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu