Orta Doğu’daki Gerilim Enerji Fiyatlarını Zirveye Taşıdı

Orta Doğu’daki çatışmaların etkisiyle enerji fiyatları tarihi seviyelere ulaştı. Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik endişeleri artıyor.

Orta Doğu’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırıların üzerinden beş hafta geçerken, Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik kaygıları ve arz kesintisi beklentileri dünya enerji piyasalarını derinden etkiliyor. Bu durum, petrol ve doğal gaz fiyatlarının tarihi zirvelere ulaşmasına neden oldu.

28 Şubat’ta başlayan saldırılardan bu yana, Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerde yaşanacak olası aksaklıklar ve enerji arzına dair endişeler artarken, petrol fiyatları da yükselişini sürdürüyor. Uluslararası piyasalarda referans kabul edilen Brent türü ham petrolün varil fiyatı, saldırılardan önceki son işlem günü olan 27 Şubat’ta 72,48 dolardan kapandı. Ancak 2 Nisan itibarıyla bu fiyat, yüzde 50,7 artarak 109,24 dolara yükseldi. Batı Teksas türü (WTI) ham petrol de benzer bir artış göstererek 111,54 dolara ulaştı.

Hürmüz Boğazı çevresindeki deniz güvenliği krizi, bölgedeki gerilimin artmasıyla daha da derinleşti. Küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin yapıldığı bu stratejik noktanın güvenliği, enerji piyasalarında belirsizlik yaratıyor.

Çatışmaların beşinci haftasında, farklı ülkelerin yetkililerinden gelen açıklamalar piyasalardaki belirsizliği artırarak fiyat hareketlerini etkiliyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 31 Mart’ta yaptığı bir açıklamada, NATO müttefiklerinden bekledikleri desteği göremediklerini ve bu durumu yeniden değerlendirmeleri gerektiğini ifade etti. Ayrıca, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Hürmüz Boğazı’nın zorla açılması için savaşa katılmaya hazırlandığı iddiaları gündeme geldi.

ABD Başkanı Donald Trump, 1 Nisan’da sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, İran’ın yeni rejim liderinin ateşkes talep ettiğini belirtti. Ancak İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, bu açıklamaların gerçek dışı olduğunu ifade etti. İran Meclis Başkan Yardımcısı Ali Nikzad ise Hürmüz Boğazı’nın asla açılmayacağını vurguladı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de, İran’daki gelişmelerin Hürmüz Boğazı üzerinden petrol ve doğal gaz sevkiyatını doğrudan etkilediğini belirtti. Trump, İran’daki askeri hedeflerin önemli ölçüde tamamlandığını ve sürecin kısa süre içinde sonlanacağını ifade etti. Bu açıklamaların ardından petrol fiyatları yeniden yükselişe geçti.

Petrol fiyatlarındaki artış, enerji hisselerini de olumlu yönde etkiledi. Exxon Mobil ve Chevron gibi büyük enerji şirketlerinin hisseleri değer kazandı. Ayrıca, savaşın başlangıcından bu yana petrol fiyatları önemli bir artış gösterdi. 2 Mart’ta Brent petrol fiyatı 82,37 dolara kadar yükselirken, 6 Mart’ta 94,64 dolara ulaştı. Savaşın ikinci haftasında Brent petrol fiyatı 119,5 dolara kadar yükseldi.

Doğal gaz fiyatları da jeopolitik risklerden etkilenerek artış gösterdi. Katar’ın LNG üretimini durdurması, küresel LNG arzında önemli bir riske yol açtı. Ayrıca, Hürmüz Boğazı’ndan sıvılaştırılmış doğal gaz tankerinin geçişi 2 Nisan’da gerçekleşti. Bu durum, bölgedeki enerji tedarikinde önemli bir gelişme olarak kaydedildi.

Kömür fiyatları da benzer bir artış gösterdi. Elektrik üretiminde doğal gaz yerine kömüre yönelim artarken, Newcastle kömür kontratları da saldırılardan sonra yükselişe geçti. 2 Nisan itibarıyla kömür fiyatları, saldırılardan önceki seviyelere göre yüzde 16,4 artış göstererek 137,9 dolara ulaştı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu