AB ETS ücretsiz tahsisat önerisi Türkiye’yi nasıl etkiler?
AB ETS ücretsiz tahsisat önerisi, 2026-2030 döneminde 121 milyon ek tahsisat öngörüyor. Düzenlemenin Türkiye ihracatına etkisi henüz netleşmedi.
Avrupa Birliği Konseyi, Emisyon Ticaret Sistemi’nde (ETS) ısı ve yakıt referans değerleri kullanılarak hesaplanan ücretsiz tahsisatların artırılmasını öngören müzakere pozisyonunu 16 Eylül 2026’da kabul etti. 2026-2030 dönemini kapsayan teklif, karbon kaçağı riski bulunan sanayi faaliyetlerinin rekabet gücünü korumayı amaçlıyor. Metnin yürürlüğe girmesi için Avrupa Parlamentosu ile yapılacak görüşmelerin tamamlanması gerekiyor.
Konsey açıklamasına göre yaklaşık 88 milyon emisyon tahsisatı, ilgili sektörlere ücretsiz dağıtım amacıyla kullanılabilecek. Avrupa Komisyonu, bu bölümün işletmelere sağlayabileceği maliyet avantajını yaklaşık 6 milyar avro olarak hesaplıyor. Ayrıca ETS koşulları karşılanmadığı için dağıtılamayan yaklaşık 33 milyon tahsisatın da sisteme dahil edilmesi öneriliyor. Böylece toplam miktar yaklaşık 121 milyon tahsisata ulaşıyor.
Ancak 6 milyar avroluk tahmin, 88 milyon tahsisattan oluşan bölüm için veriliyor; bu tutarın 121 milyon tahsisatın tamamının parasal karşılığı olduğu anlamına gelmiyor. Mekanizma işletmelere doğrudan nakit desteği sağlamak yerine ücretsiz emisyon tahsisatı verilmesine dayanıyor. Teklif henüz müzakere aşamasında olduğundan, işletme bazında ortaya çıkacak nihai kazanımlar kesinleşmiş değil.
AB ETS ücretsiz tahsisat düzenlemesinin kapsamı, ısı ve yakıt referans değerleri üzerinden belirlenecek. Bu nedenle enerji yoğun sektörlerin tamamı için aynı oranda ve otomatik bir artış söz konusu olmayacak. Tesisin faaliyet kodu, tahsisatın hangi yöntemle hesaplandığı ve ilgili referans değerinin niteliği belirleyici olacak.
Avrupa Komisyonunun 17 Temmuz 2026 tarihli teklifinde, haziran ayında güncellenen referans değerlerine yönelik sanayi kuruluşları ve üye ülkelerden gelen itirazlar ele alınıyor. Kamuoyu görüşü sürecinde 400’ün üzerinde yanıt alındığı, geri bildirimlerin önemli bir bölümünün ısı ve yakıt referanslarına odaklandığı belirtiliyor.
Teklif, söz konusu referans değerleriyle hesaplanan ücretsiz tahsisatları artırırken ürün referanslarına göre tahsisat alan faaliyetlerin dezavantajlı duruma düşmesini önlemeyi hedefliyor. Bu amaçla artışın, sektörler arası düzeltme katsayısını devreye sokmayacak şekilde sınırlandırılması planlanıyor.
Belirli petrol ve gaz faaliyetleri ise kolaylaştırmanın dışında bırakılacak. NACE 0610, 0620, 1920 ve 4950 kodlarıyla tanımlanan faaliyetlerde mevcut azami güncelleme oranının korunması öngörülüyor. Dolayısıyla kapsam değerlendirmesinde yalnızca sektör değil, tesisin faaliyet kodu ve tahsisat hesaplama yöntemi birlikte dikkate alınacak.
Müzakere metninde idari yükün azaltılması için referans değerlerinin 2027-2030 dönemi boyunca değiştirilmemesi, 2026 yılına ilişkin ek tahsisatların ise 2027 tahsisatıyla birlikte verilmesi öneriliyor. Konseyin gösterge niteliğindeki hesaplamasında ısı ve yakıt referansları, 2021-2025 seviyelerinin yaklaşık yüzde 9 altında yer alıyor. 2026-2030 dönemi ortalamaları ısı için terajul başına 43,0, yakıt için ise 38,7 tahsisat olarak ifade ediliyor. Bu rakamlar nihai uygulama değerleri değil, müzakere metninde yer alan göstergeler niteliğinde.
Türkiye ihracatçıları açısından olası etkiler
Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM), 1 Ocak 2026 itibarıyla kesin uygulama dönemine geçti. Sistem; çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen sektörlerindeki belirli ürünlerin ithalatında gömülü emisyonlara karbon maliyeti uygulanmasını öngörüyor.
CBAM, AB ETS kapsamındaki ücretsiz tahsisatların zaman içinde azaltılmasıyla bağlantılı işliyor. Konseyin müzakere metni de 2026 yılı tahsisat değişikliğinin CBAM hesaplamalarına yansıtılabilmesi için 2027 referans değerlerinin güncellenmesine işaret ediyor.
Bu nedenle Türkiye’deki ihracatçılar açısından temel konu, nihai düzenlemenin ilgili ürünlerin CBAM hesabına nasıl yansıyacağı olacak. Öneri, Türkiye’ye otomatik bir muafiyet sağlamadığı gibi tüm ihracatçılar için aynı oranda maliyet indirimi de getirmiyor. Ürünün niteliği, üretim süreci ve uygulanacak hesaplama kuralları sonucu belirleyecek.
Konsey takvimine göre müzakereler, Avrupa Parlamentosunun kendi pozisyonunu oluşturmasının ardından başlayacak. Bu süreç tamamlanmadan işletmelerin maliyet planlamasında teklif metni ile yürürlüğe girecek düzenlemenin birbirinden ayrılması önem taşıyor.




