Yılmaz: TEKNOSAB, Bursa sanayisinin yeni vizyonu

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TEKNOSAB’ın dijital ve yeşil dönüşümü birleştiren yapısıyla Bursa sanayisine yön verdiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Bursa’da düzenlenen TEKNOSAB Lojistik Park Temel Atma Töreni ile Hepsiburada iş birliği protokolü imza programına katıldı. Törene AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, milletvekilleri, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, BTSO Başkanı İbrahim Burkay ve iş dünyasının temsilcileri de iştirak etti.

Program öncesinde TEKNOSAB’da incelemelerde bulunan Yılmaz, bölgeyi “Türkiye Yüzyılı’nın yeni nesil organize sanayi bölgesi modeli” olarak nitelendirdi. Gençlere sunulan kahramanlık anlayışının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, gerçek kahramanların üretim yapan, alın teri döken ve topluma katkı sağlayan kişiler olduğunu söyledi.

Sanayicilerin yanı sıra tarım, hizmet, kültür, sanat ve yazılım alanlarında emek verenlerin de örnek alınması gerektiğini ifade eden Yılmaz, Bursa sanayisini bugünkü seviyesine taşıyan girişimcilerin istihdam ve ihracat yoluyla topluma önemli katkı sunduğunu dile getirdi. Yılmaz, medya ve entelektüel çevrelere de gençlere doğru rol modeller sunma konusunda sorumluluk düştüğünü kaydetti.

TEKNOSAB’da dijital ve yeşil dönüşüm vurgusu

TEKNOSAB’ın yer altına alınmış entegre altyapısına dikkat çeken Yılmaz, bölgede 30 kilometreden fazla fiber optik ağın yanı sıra enerji sistemlerinin de bütünleşik biçimde planlandığını aktardı. Bu yapının Türkiye’de benzeri bulunmayan bir model olduğunu belirten Yılmaz, TEKNOSAB’ın dijital ve yeşil dönüşümü ifade eden “ikiz dönüşüm” yaklaşımıyla örtüştüğünü söyledi.

Bursa’nın Türkiye’deki ilk organize sanayi bölgesine ev sahipliği yaptığını hatırlatan Yılmaz, kentte oluşan sanayi tecrübesinin Azerbaycan ve Özbekistan gibi ülkelere de aktarıldığını belirtti. Bursa’nın yaklaşık 20 milyar dolarlık ihracat hacmiyle Türkiye’nin üçüncü büyük ihracatçı şehri olduğunu vurgulayan Yılmaz, TEKNOSAB’ın kentin geleceğe dönük sanayi vizyonunun temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti.

Yılmaz, sanayi bölgelerinin yalnızca üretim alanlarından ibaret olmaması gerektiğini de söyledi. Üretim merkezlerinin çevresinde nitelikli yaşam alanları oluşturulmasının önemine işaret eden Yılmaz, çalışanların sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını karşılayacak konut ve yaşam projelerinin yerel yönetimlerle birlikte planlanması gerektiğini dile getirdi.

TEKNOSAB’da 17 inşaat firması ve 98 alt yüklenicinin çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Yılmaz, 66 parselde fabrika inşaatlarının devam ettiğini, yaklaşık 30 firmanın ise üretime başladığını açıkladı. Bu firmaların toplam 60 milyar liralık yatırım gerçekleştirdiğini ve 7 bin 500 kişiye istihdam sağladığını aktaran Yılmaz, 2026 yılı sonuna kadar 12 firmanın daha üretime geçmesiyle firma sayısının 42’ye, yatırım tutarının 100 milyar liraya ve istihdamın 9 bine ulaşmasının beklendiğini söyledi.

Yenilenebilir enerji altyapısı, yüksek kapasiteli fiber ağ, otoyol, demiryolu ve liman bağlantılarının TEKNOSAB’ın üretim ve ihracat gücünü destekleyeceğini belirten Yılmaz, bölgede lojistik parkın temelinin atılmasının ardından Hepsiburada ile iş birliği protokolünün imzalandığını kaydetti.

Mal ve hizmet ihracatı 405 milyar dolara yaklaştı

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nda iş insanlarıyla bir araya gelen Yılmaz, Türkiye’nin ihracat performansına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Geçen yıl mal ihracatının 273 milyar doları aştığını hatırlatan Yılmaz, küresel büyümenin yavaşladığı ve jeopolitik gerilimlerin arttığı bir döneme rağmen yıllıklandırılmış mal ihracatının ağustos itibarıyla 280 milyar doların üzerine çıktığını söyledi.

Türkiye’nin hizmet ihracatının 125 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu belirten Yılmaz, mal ve hizmet ihracatının toplamda 405 milyar dolara yaklaştığını ifade etti. İhracatta orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin payının 2024’teki yüzde 40 seviyesinden yüzde 44’e yükseldiğini aktaran Yılmaz, miktar artışı sınırlı kalsa da kilogram başına ihracat değerinin yükseldiğini ve ihracatın niteliğinin geliştiğini söyledi.

Yılmaz, Türkiye’nin ihracat pazarlarının önemli bölümünü Avrupa Birliği, Kuzey Afrika ve Orta Doğu ülkelerinin oluşturduğunu belirtti. Bu pazarlardaki büyümenin sınırlı kalmasının ihracat üzerinde baskı oluşturduğunu kaydeden Yılmaz, buna karşın sanayici ve ihracatçıların zorlu koşullarda gösterdiği performansı takdir etti.

Ekonomiye ilişkin değerlendirmeler

Türkiye’nin mali yapısının güçlü olduğunu savunan Yılmaz, bütçe açığının milli gelire oranının yaklaşık yüzde 3 seviyesinde bulunduğunu söyledi. Büyük depremin ardından yapılan harcamalara rağmen bütçe dengesinin makul düzeylerde kaldığını belirten Yılmaz, deprem bölgesine yıl sonuna kadar yaklaşık 104 milyar dolar harcama yapılacağını ifade etti.

Cari açığın enerji fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle bu yıl yüzde 2,6 seviyesine çıkabileceğini belirten Yılmaz, bunun geçici bir artış olduğunu ve gelecek yıldan itibaren yeniden yüzde 2’nin altına inilmesini beklediklerini söyledi. Kur Korumalı Mevduat uygulamasının sona erdiğini, Merkez Bankası rezervleri ile bankacılık sisteminin güçlü konumda bulunduğunu dile getirdi.

Türkiye ekonomisinin makroekonomik temellerinin sağlam olduğunu ifade eden Yılmaz, sermaye piyasalarında yaşanan sorunun genel ve yapısal bir problem olmadığını, belirli bir alanla sınırlı bulunduğunu söyledi. Bu alana ilişkin idari ve adli müdahalelerin sürdüğünü belirten Yılmaz, sürecin sonunda sermaye piyasalarının daha güçlü bir yapıya kavuşacağı değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3,3 büyümesinin beklendiğini açıklayan Yılmaz, yatırımların büyümeye katkısının tüketimden daha yüksek seyrettiğini söyledi. Verimliliği artırmaya yönelik yatırımların önem kazandığını belirten Yılmaz, sürdürülebilir büyüme için enflasyonla mücadelenin temel öncelik olduğunu vurguladı.

Enflasyondaki yatay seyrin büyük ölçüde savaş kaynaklı enerji ve gıda kalemlerinden etkilendiğini belirten Yılmaz, bu geçici etkilerin azalmasıyla enflasyonun yeniden düşüş eğilimine girmesini beklediklerini söyledi. Enflasyonla mücadele programının kararlılıkla sürdürüleceğini ifade eden Yılmaz, imalatçıların, ihracatçıların, KOBİ’lerin, esnafın ve çiftçilerin seçici politikalarla desteklenmeye devam edileceğini kaydetti.

TEKNOSAB çevresinde yaşam alanları planlanacak

Hükümetin 500 bin sosyal konut programını başlattığını hatırlatan Yılmaz, konut üretiminde merkezi yönetimin yanı sıra yerel yönetimler ve özel sektörün de sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi. Tek başına yaşayanların nüfus içindeki payının arttığını belirten Yılmaz, daha erişilebilir ve nitelikli konutlara ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.

TEKNOSAB çevresinde üretim alanlarıyla uyumlu yerleşim bölgeleri oluşturulması gerektiğini belirten Yılmaz, bu kapsamda 50 bin ila 100 bin kişilik bir yaşam alanının değerlendirilebileceğini söyledi. Bursa’nın kentsel dönüşüm çalışmalarının da bu yaklaşımla desteklenmesini isteyen Yılmaz, iş dünyasının gelişirken halkın daha uygun maliyetli ve nitelikli konutlara erişebilmesinin hedeflenmesi gerektiğini dile getirdi.

“Terörsüz Türkiye” hedefinin ekonomik ve toplumsal boyutuna da değinen Yılmaz, terörün doğrudan ve dolaylı maliyetinin 2,3 trilyon liraya ulaştığını söyledi. Şehitlere rahmet, gazilere ise teşekkür eden Yılmaz, bölgede kalıcı huzurun sağlanmasıyla ekonomik kaynakların kalkınma ve refah için kullanılabileceğini belirtti.

Yılmaz, farklı kimliklerin barış, demokrasi ve huzur içinde bir arada yaşadığı bir ortamın güçlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, bölge ülkelerinin kendi kaynaklarından daha fazla yararlanmasının ve halkların refah düzeyinin yükselmesinin Türkiye’nin temel hedefleri arasında bulunduğunu kaydetti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu