Tasarruf Finansmanı Sektöründe Kârlılık Dengesizliği Yaşanıyor

BDDK’nın yeni düzenlemeleri, tasarruf finansmanı sektöründe kârlılığı olumsuz etkiliyor. Katılımevim gibi şirketler zor durumda kalabilir.

ŞEBNEM TURHAN

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), tasarruf finansmanı şirketlerinin fon kullanımını yeniden şekillendiren bir düzenleme yaptı. 1 Ekim’de yürürlüğe girecek bu yeni düzenleme, şirketlerin fonlarını risksiz varlıklara yönlendirmesini zorunlu kılacak. Bu durum, daha önce serbest fonlara yönlendirilen yatırımların artık risk derecesi 1 ve 2 olan para piyasası fonlarında değerlendirilmesi anlamına geliyor. Borsa İstanbul’da işlem gören tek tasarruf finansmanı şirketi olan Katılımevim’in, 42 milyar liraya kadar ulaşan serbest fonları da bu yeni düzenlemeyle birlikte yeniden yönlendirilecek. Şirketin ilk yarıda elde ettiği 23 milyar liralık net kârının yaklaşık yüzde 84’ü yatırım fonlarındaki işlemlerden kaynaklanıyor.

Katılımevim, finansal raporlarına göre, tasarruf finansmanı gelirlerinde ilk yarıda yüzde 85 oranında bir artış yaşandı ve çeyreklik bazda bu oran yüzde 28,3 olarak kaydedildi. Tasarruf finansman alacakları ise 18 milyar 975 milyon liradan 37 milyar 805 milyon TL’ye çıkarak neredeyse iki katına yükseldi. Şirket, 151 milyar TL sözleşme hacmine, 106.044 sözleşmeye ve 102.048 aktif üyeye ulaştı. Ayrıca, 2026 yılına kadar 12 yeni şube açma hedefi bulunuyor. Toplam özkaynakları bir yıl içinde 6 milyar 566 milyon TL’den 34 milyar 358 milyon TL’ye yükseldi. Şirketin net kârı, ilk yarıda 22 milyar 931 milyon liraya ulaşarak, geçen yılın aynı döneminde sadece 2 milyar 820 milyon lira seviyesindeydi. Bu, yüzde 700’ü aşan bir artış anlamına geliyor. Ancak bu kâr artışının, faaliyet kârından değil, sermaye piyasası işlemlerinden elde edilen kazançlardan kaynaklandığı belirtiliyor.

Ahlatçı Yatırım tarafından yapılan analizde, Katılımevim’in net kârının kalitesinin zayıf olduğu vurgulandı. 25 milyar 506 milyon liralık diğer faaliyet gelirlerinin 23 milyar 563 milyon lirasının yani yüzde 92,4’ünün sermaye piyasası işlemlerinden geldiği ifade edildi. Gayrimenkul değer artışının yalnızca 732 milyon lira seviyesinde kaldığına dikkat çekilirken, net kârın büyük bir kısmının operasyon dışı kaynaklardan elde edildiği kaydedildi. Ahlatçı Yatırım analistleri, bu kazancın önemli ölçüde gerçekleşmemiş değerleme etkisi taşıdığını belirtti. Ayrıca, fonların içeriği ve değerleme hiyerarşisinin açıklanmaması, şeffaflık sorunlarına yol açıyor. Şirketin aktif kalitesinde de bozulma belirtileri görüldüğü, takipteki tasarruf finansmanı alacaklarının 71.8 milyon liradan 220.3 milyon liraya çıkarak neredeyse üç katına çıktığı ifade edildi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu