Türk Tekstil Sektörü Son 15 Yılda 78 Milyar Dolar Yatırım Aldı

Türk tekstil ve hazır giyim sektörü, son 15 yılda 78 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirerek Avrupa’nın önemli tedarik merkezlerinden biri oldu.

Giyim sektörünün önde gelen kuruluşlarından TGSD, hazırladığı “Yeşil Mutabakat Stratejisi” raporunda, Türk tekstil ve hazır giyim endüstrisinin son 15 yılda 78,17 milyar dolarlık yatırım yaptığını vurguladı. Bu yatırımların 22,1 milyar doları makine ve ekipmanlara, 23 milyar doları ise bina yatırımlarına ayrıldı. Raporda, sektörün artık kapasite artırmak yerine mevcut varlığını korumak amacıyla dönüşüm sürecine girmesi gerektiği ifade ediliyor. Sürdürülebilirliğin, artık bir seçenek değil, varlığın devamı için bir zorunluluk haline geldiği belirtiliyor. İlk uyum sağlayan ülkelerin ve şirketlerin yeni dönemde öne çıkacağına dikkat çekiliyor.

“Avrupa artık ürün değil veri ithal ediyor”

Raporda, Avrupa pazarına sunulan ürünlerin fiyat ve kalite gibi geleneksel unsurlarının yanı sıra, ürünlerin hangi ham maddelerden üretildiği, karbon ayak izleri, kullanılan kimyasallar ve geri dönüştürülebilirlik oranları gibi bilgilerin de dijital ortamda paylaşılması gerektiği vurgulanıyor. Avrupa’nın artık “ürün değil veri ithal ettiğine” dikkat çekiliyor. Türk üreticilerin, “AB düzenlemeleri bizi kapsamıyor” görüşünün büyük risk taşıdığına işaret eden rapor, Avrupa’daki markaların yasal yükümlülüklerini tüm tedarik zincirine aktardığını ve Türk üreticilerin de bu yükümlülüklerin bir parçası haline geldiğini belirtiyor. Bu nedenle, sadece Avrupa’daki markaların değil, onların tedarikçileri olan Türk üreticilerin de insan hakları, çevresel uyum, karbon verileri ve sosyal uygunluk konularında denetlenebilir hale gelmesi gerektiği vurgulanıyor.

ABD pazarına ilişkin de bilgiler veren raporda, son dönemde ABD’de artan zorla çalıştırma denetimleri ve “greenwashing” davaları nedeniyle şeffaflık ve izlenebilirlik taleplerinin hızla arttığı ifade ediliyor. Bu bağlamda, “kanıtlanabilir veri” Avrupa ve ABD pazarlarının ortak bir gerekliliği olarak öne çıkıyor.

TGSD’nin belirlediği yol haritasına göre, sektördeki dönüşüm süreci üç aşamada gerçekleşecek. İlk aşama olan 2026-2027 yıllarında karbon ölçümü, Dijital Ürün Pasaportu ve tedarik zinciri uyumu konuları ön plana çıkacak. İkinci aşama olan 2028-2030 yılları arasında döngüsel ekonomi entegrasyonuna hız verilecek. Bu hedefler doğrultusunda, 2030 sonrasında Türkiye’nin Avrupa’nın en güvenilir, en şeffaf ve en sürdürülebilir tekstil ve hazır giyim tedarik merkezi haline gelmesi amaçlanıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu