Yusuf Öztürk: Çeşme’nin Mevcut Durumu Sürdürülebilir Değil!
Deniz Ticaret Odası Başkanı Yusuf Öztürk, Çeşme’nin turizm potansiyelini değerlendirdi ve mevcut durumunun sürdürülebilir olmadığını vurguladı.
İzmir kamuoyunun dikkatini çeken Çeşme Turizm Projesi hakkında görüşlerini paylaşan Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Başkanı Yusuf Öztürk, Çeşme’nin mevcut haliyle sürdürülebilir bir turizm merkezi olamayacağını belirtti. Öztürk, “Çeşmeli değilim ama burada yaşayan biriyim. Sadece iki aylık bir sezonla turizmi büyütmek mümkün değil” dedi.
Haziran ayındaki meclis toplantısında konuşan Öztürk, Çeşme’nin pahalı bir destinasyon olarak algılanmasının bölge turizmine zarar verdiğini ifade etti. “Evet, pahalı olduğu konusunda herkes hemfikir olabilir, ancak yalnızca yüksek gelir grubuna hitap ederek güçlü bir turizm hareketi oluşturmak mümkün değil. Antalya yılda 19-20 milyon turist ağırlarken, İzmir’in bir milyon turisti konuşuyor olması üzerinde düşünülmesi gereken bir tablo” diye ekledi.
Ulaşım sorunlarına da dikkat çeken Öztürk, İzmir’in en büyük sıkıntılarından birinin doğrudan uçuş eksikliği olduğunu vurguladı. Romanya’ya seyahat ederken yaşadığı zorlukları örnek gösteren Öztürk, “İzmir’den Romanya’ya gitmek için önce İstanbul’a gitmek zorunda kalıyorsunuz. İki saatlik yolu 12 saatte gidiyoruz. Yolcu yok deniliyor ama önce yolcu yaratmanız gerekiyor. Dünyanın en modern havalimanlarından birine sahibiz ancak İzmir’den yeterli uluslararası uçuş bulunmuyor” şeklinde konuştu.
Öztürk, İzmir’in kruvaziyer turizminde yeniden bir yükseliş yaşandığını ve bu alanda yapılan çalışmaların sonuç verdiğini belirtti. “Kruvaziyer konusunda elimizden gelen her şeyi yaptık. İşin sadece ticari değil turizm tarafı da vardı. Uzun süre bu konuda yalnız hissediyorduk ancak artık kentte güçlü bir iş birliği oluştu. Bu birliktelik sayesinde çok daha iyi sonuçlar alacağız” dedi.
İzmir Alsancak Limanı’nın geleceğine de değinen Öztürk, son dönemdeki jeopolitik gelişmelerin deniz ticaretinin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. “Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmeler, enerji taşımacılığı, sigorta maliyetleri ve navlun fiyatlarının ne kadar hızlı değişebildiğini gösteriyor. Deniz ticaretindeki riskler artık günlük planlamaların bir parçası olmak zorunda. Bu ortamda İzmir açısından en önemli başlığın Alsancak Limanı’nın geleceği olduğunu söylemem gerek” ifadelerini kullandı.
Alsancak ve Aliağa’nın birbirine rakip olmadığını vurgulayan Öztürk, “Alsancak Limanı’nın en büyük avantajı İzmir’in üretim merkezlerine yakınlığıdır. Bu avantaj gelecekte rekabet gücünü daha da artıracaktır. Aliağa ile Alsancak Limanı’nı birbirine rakip olarak görmek doğru değil. Aliağa farklı bir ölçek ve yük yapısına sahip. Alsancak ise hinterlandına yakınlığıyla öne çıkıyor. Sorulması gereken soru, bu iki yapının nasıl birlikte güçlendirileceğidir” dedi.
Öztürk, İzmir’in yalnızca bir liman kenti değil, aynı zamanda güçlü bir lojistik merkezi olduğunu belirterek, “Doğru planlandığında Aliağa’nın büyümesi İzmir ekonomisinde önemli bir çarpan etkisi yaratacaktır. Ancak Alsancak Limanı da stratejik önemini korumaya devam ediyor” diye ekledi. Ayrıca, 2026’nın ilk beş ayında kruvaziyer yolcu sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10 artarak 257 bine ulaştığını açıkladı. Kuşadası’nın 129, İstanbul’un 66 ve İzmir’in 26 kruvaziyer gemisi ağırladığını belirten Öztürk, konteyner taşımacılığında da olumlu bir seyir izlendiğini söyledi.




