Avrupa Merkez Bankaları Yeni Finansal Dalgalanmalara Hazırlanıyor

ABD’nin döviz müdahalesi ve Fed’in bağımsızlığı tartışmaları, Avrupa merkez bankacılarını endişelendiriyor.

Jackson Hole Ekonomi Sempozyumu sonrasında, Avrupa merkez bankacıları, ABD yönetimi ile ilişkilerde yaşanabilecek yeni finansal çalkantılar konusunda kaygı taşımaya başladı. ABD Hazinesi’nin Avrupa’ya haber vermeden euro satarak gerçekleştirdiği döviz müdahalesi ve bağımsızlık tartışmaları, Avrupalı yetkililerin tepkisini çekti. Federal Rezerv (Fed) ise taahhütlerine sadık kalacağını belirterek, küresel piyasalardaki gerilimi azaltmaya çalışıyor.

Küresel finans dünyasının önemli buluşmalarından biri olan Jackson Hole Ekonomi Sempozyumu sonrası, Atlantik’in iki yakasındaki merkez bankacıları arasında gerginlikler yaşanıyor. Avrupa merkez bankası yetkilileri, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin beklenmedik adımları ve ABD Hazinesi’nin döviz piyasalarındaki tek taraflı eylemleri nedeniyle küresel piyasalarda daha fazla dalgalanma yaşanmasından endişe duyuyor.

Avrupa’da bardağı taşıran en önemli gelişme, ABD Hazinesi’nin Japon yenini desteklemek amacıyla gerçekleştirdiği döviz müdahalesi oldu. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, 1 Ağustos’ta Hazinesi’nin Döviz İstikrar Fonu’ndan euro satarak yen satın aldığını doğruladı. Ancak bu müdahalenin Avrupa yetkililerine önceden bildirilmeden yapılması, kıta genelindeki ekonomi uzmanlarında büyük bir hayal kırıklığına ve güven kaybına yol açtı.

ABD’li yetkililer, bu müdahalenin yendeki dalgalanmaları önlemek ve küresel finansal istikrarı sağlamak amacı taşıdığını savunsa da, Avrupalı yetkililer bu tür sürpriz hamlelerin piyasa dengelerini bozduğuna dikkat çekiyor.

Avrupa merkez bankacılarını tedirgin eden bir diğer konu ise ABD Hazinesi’nin uzun vadeli tahvil alımlarını artırma planı. Bu işlemlerin kısa vadeli borçlanmalarla finanse edilme riski, piyasada faiz baskısını artırırken, ABD Hazinesi geri alımların bir para politikası müdahalesi olmadığını, yalnızca uzun vadeli getirileri dengelemeyi amaçladığını belirtiyor. Bununla birlikte, ABD’deki siyasi yönetimin merkez bankası bağımsızlığına yönelik müdahaleleri de dikkatle izleniyor. Avrupalı yetkililer, olası bir siyasi baskının Fed’in küresel ticari bankalara sağladığı dolar likiditesi takas hatlarını olumsuz etkileyebileceğinden endişe ediyor.

Uzmanlar ise takas hatlarına ilişkin kararların yalnızca Fed’in yetkisi dahilinde olduğunu ve bu hatların tehlikede olduğuna dair bir işaret bulunmadığını vurguluyor. Oluşan güvensizlik ortamını hafifletmek amacıyla Federal Rezerv yetkilileri ve Fed Başkanı Kevin Warsh, yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyor. Warsh, göreve başlamasının ardından Avrupa’ya giderek ikili ilişkileri düzeltmeye çalışıyor ve küresel finansal taahhütlere tam bağlı kalacaklarının altını çiziyor. Jackson Hole’daki konferansta Kanada Merkez Bankası Başkanı Tiff Macklem ile birlikte poz vererek, küresel merkez bankaları arasındaki iş birliğinin sürdüğünü vurgulamak istiyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu