Piyasalarda Fed Mesajı Beklentisi Artıyor

Yatırımcılar, Fed Başkanı Warsh’ın Jackson Hole’daki konuşmasında enflasyon mesajları bekliyor.

ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Kevin Warsh’ın bugün Jackson Hole Ekonomi Politikaları Sempozyumu’nda yapacağı konuşma, yatırımcılar ve piyasa analistleri tarafından dikkatle izleniyor. Piyasa katılımcıları, Warsh’ın yüksek enflasyon karşısında net ve güçlü bir mesaj vermesini umuyor.

JPMorgan, Apollo Global Management ve Morgan Stanley yöneticileri, Warsh’ın fiyat istikrarını önceliklendiren bir yaklaşım benimsemesinin Fed’in kredibilitesine yönelik endişeleri hafifletebileceğini ve uzun vadeli ABD tahvillerine destek sağlayabileceğini düşünüyor.

JPMorgan Investment Management Portföy Yöneticisi Priya Misra, Warsh’ın enflasyonla mücadelede kararlı bir politika çerçevesi sunmasının, Fed’in güvenilirliğine ilişkin kaygıların azalmasına yardımcı olabileceğini belirtti. Morgan Stanley Investment Management Sabit Getirili Menkul Kıymetler Başkanı Vishal Khanduja ise Fed’in enflasyona odaklandığını net bir şekilde ortaya koymasının, vadeli prim üzerinde önemli bir aşağı yönlü baskı yaratabileceğini ifade etti.

Apollo Global Management Başekonomisti Torsten Slok, Warsh’ın Jackson Hole’daki mesajlarının temmuz ayındaki basın toplantısına kıyasla daha açık ve kapsamlı olması gerektiğini vurguladı.

Temmuz toplantısında belirsizlikler yeniden gündeme gelirken, Warsh, Fed’in temmuz ayındaki toplantısının ardından ekonomik görünümün farklı senaryolar altında para politikasını nasıl şekillendireceğine dair detaylı bir yönlendirme yapmamıştı. Bazı açıklamaları, Fed’in enflasyon hedefinde ocak ayında değişiklik yapılabileceği şeklinde yorumlanmış ve bu durum uzun vadeli tahvillerde satış baskısını artırmıştı.

Slok, Warsh’ın bir sonraki faiz kararına ilişkin önceden sinyal vermesine gerek olmadığını, ancak Fed Başkanı’nın enflasyon ve iş gücü piyasasına dair değerlendirmelerini paylaşarak merkez bankasının önceliklerini daha net bir şekilde ortaya koyması gerektiğini belirtti. Bu çerçevenin sunulmaması durumunda uzun vadeli faiz oranlarında daha güçlü bir artış yaşanabileceği konusunda uyardı.

ABD’de yüksek tahvil faizlerinin yalnızca Fed politikalarından kaynaklanmadığına da dikkat çekiliyor. ABD’nin toplam borcunun 40 trilyon doları aşması, uzun vadeli tahviller üzerinde baskı oluştururken, kalıcı enflasyon kısa vadeli faizlerin yüksek seviyelerde kalmasına neden oluyor. Ayrıca, tahvil getiri eğrisinin orta bölümünde yapay zeka şirketlerinin yoğun borçlanmasının faiz oranları üzerinde yukarı yönlü baskı yarattığı ifade ediliyor. Slok, bu durumun getiri eğrisinin tamamında yukarı yönlü riskler oluşturduğunu belirtti.

WisdomTree Yatırım Stratejisi Başkanı Kevin Flanagan, Warsh’ın konuşmasının ardından nihai belirleyicinin ekonomik veriler olmaya devam edeceğini söyledi. Flanagan, iki yıllık ABD tahvil faizinin halen federal fonlama faizinin üzerinde bulunmasının, Warsh dönemine ilişkin belirsizlik priminin sürdüğünü gösterdiğini belirtti. Temmuz ayındaki istihdam ve enflasyon verilerinde görülen yumuşamaya rağmen, piyasalar faiz artışı ihtimalini tamamen göz ardı etmiş değil.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu