Kripto Paralarda Son 24 Saatteki Önemli Gelişmeler

Kripto para piyasasında son 24 saatte yaşanan önemli gelişmeleri ve piyasa dinamiklerini keşfedin.

Kripto para piyasası, son günlerde jeopolitik gelişmelere karşı gösterdiği dirençle dikkat çekiyor. Bitcoin, 67.563 dolar seviyesinde işlem görürken, Ethereum 2.059 dolardan işlem görüyor. Piyasanın toplam büyüklüğü ise 2,33 trilyon dolara ulaşmış durumda. CoinTR Araştırma Departmanı tarafından hazırlanan bültende, kripto varlıkların son durumu ve gelişmeler detaylandırılıyor.

Son 24 saatte kripto para piyasası, genel olarak dengeli bir görünüm sergiliyor. Küresel piyasalardaki jeopolitik belirsizlikler, fiyatlamalar üzerinde etkili olmaya devam ederken, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile ilgili askeri müdahale konusunda daha temkinli bir yaklaşım benimseyebileceğine dair haberler, piyasalarda risk iştahını artırdı. Ancak belirsizliklerin sürmesi, yatırımcıların dikkatli olmasına neden oluyor. Petrol fiyatlarındaki kısmi düşüşe rağmen, Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizlikler enflasyon beklentilerini yüksek tutuyor. Geleneksel piyasalardaki zayıf seyir, kripto varlıkların dirençli performansını öne çıkarıyor. Özellikle Bitcoin’in belirli bir bant aralığında dalgalanmasına rağmen aşağı yönlü bir kırılım göstermemesi, piyasanın mevcut belirsizlik ortamında denge arayışında olduğunu gösteriyor.

Bültenin hazırlandığı sırada Bitcoin 67.563 dolardan, Ethereum 2.059 dolardan, XRP 1,31 dolardan ve Solana 83,46 dolardan işlem görüyordu. Ayrıca, 30 Mart itibarıyla Bitcoin ETF’lerine 69,44 milyon dolarlık, Ethereum ETF’lerine ise 4,96 milyon dolarlık net giriş kaydedildi.

ABD Çalışma Bakanlığı, 401(k) emeklilik hesaplarının kripto varlıklar gibi alternatif yatırımlara açılmasını sağlayacak yeni bir düzenleme taslağı yayımladı. Bu adım, eski Başkan Donald Trump’ın yürütme emrinin ilk aşaması olarak değerlendiriliyor. Taslak düzenleme, plan yöneticilerinin portföylerine alternatif varlıkları dahil ederken izlemesi gereken adımları belirliyor. Bu varlıklar arasında dijital varlıklar, özel sermaye ve gayrimenkul yer alıyor. Dijital varlıklar, Bitcoin ve benzeri token’lar dahil olmak üzere dijital ortamda saklanıp transfer edilebilen geniş bir yatırım sınıfı olarak tanımlanıyor. Düzenleme, Trump’ın ağustos ayında imzaladığı yürütme emrinin ardından hazırlandı ve Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’ndan da emeklilik planlarının bu tür varlıklara erişimini kolaylaştıracak düzenlemeler talep edildi.

Hazine Bakanı Scott Bessent, bu taslağın “Milyonlarca Amerikalı için emeklilik planı seçeneklerini genişletirken varlıkların korunmasını da gözeten güvenli ve dengeli bir adım” olduğunu ifade etti. Çalışma Bakanlığı, plan yöneticilerinin geçmişte de alternatif varlıkları değerlendirme yetkisine sahip olduğunu, ancak bu seçeneğin pek kullanılmadığını belirtti. Düzenleme yürürlüğe girdiğinde, plan yöneticilerine güvenli bir liman sağlanacak ve karar verme sürecinde performans, maliyet, likidite, değerleme ve karmaşıklık gibi kriterler dikkate alınacak. Bu adımın, toplam büyüklüğü 2025 sonu itibarıyla 10,1 trilyon dolara ulaşacak olan 401(k) piyasasında kripto varlıklar için önemli bir alan açabileceği vurgulanıyor.

ABD Senatosu’nda Cumhuriyetçi Senatörler Cynthia Lummis ve Bill Cassidy, dijital varlık madenciliğini güçlendirmeyi ve Trump’ın stratejik Bitcoin rezervi oluşturma konusundaki yürütme emrini yasalaştırmayı hedefleyen bir tasarı sundu. “Mined in America Act” adı verilen bu tasarı, kripto madenciliğinin ABD ekonomisindeki rolünü genişletmeyi amaçlıyor. Lummis, Trump’ın ABD’yi dijital varlıkların küresel merkezi haline getirme taahhüdünü hatırlatarak, tasarının finansal geleceği güvence altına alacak adımlar içerdiğini belirtti. Trump, başkanlık öncesinde ABD’yi “dünyanın kripto merkezi” yapma planlarını dile getirmişti. Mart ayında imzaladığı yürütme emriyle, Hazine Bakanlığı’nın suç ve sivil varlık el koymaları kapsamında elde ettiği Bitcoin’lerle finanse edilecek stratejik bir Bitcoin rezervi oluşturulmasını kararlaştırmıştı. Lummis, bu çerçevede mart ayında tasarıyı yeniden gündeme getirmişti.

Yeni tasarı, Ticaret Bakanlığı’na madencilik havuzları ve tesisleri için gönüllü bir sertifikasyon programı oluşturma görevi veriyor. Ayrıca, sertifikalı tesislerin yabancı rakiplerle bağlantılı şirketler tarafından üretilen ekipmanlardan kademeli olarak uzaklaşması öngörülüyor. Senatör Cassidy, tasarının bu önemli sektörü destekleyeceğini ve dijital varlık madenciliğinin ABD ekonomisinin önemli bir parçası olduğunu vurguladı.

Nakamoto Inc. (Nasdaq: NAKA), girişimci David Bailey’nin liderliğinde, son finansal raporuna göre mart ayında 20 milyon dolar değerinde Bitcoin sattı. Şirket, bu süre zarfında yaklaşık 284 BTC’yi toplam 20 milyon dolar karşılığında elden çıkardığını açıkladı. Satış, Bitcoin başına yaklaşık 70.422 dolar seviyesinden gerçekleştirildi. Elde edilen gelirin, şirketin ana faaliyet alanlarına yatırım yapmak ve son birleşmelerin ardından işletme sermayesini güçlendirmek amacıyla kullanılacağı belirtildi. Satışlar, piyasa baskısının arttığı bir dönemde gerçekleşti. Nakamoto, 2025’te kripto varlıklarının gerçeğe uygun değerindeki değişim nedeniyle 166,2 milyon dolar zarar açıkladı. Bitcoin fiyatının yıl sonunda 87.519 dolara gerilemesi bekleniyor, oysa şirketin ortalama alım maliyeti Bitcoin başına 118.171 dolar seviyesinde. Şirket, yıl sonundan bu yana yeni Bitcoin alımı gerçekleştirmedi. Bu durum, mart ayındaki satışın ortalama maliyete göre yaklaşık yüzde 40 iskonto ile yapıldığını gösteriyor.

2025 sonunda Nakamoto’nun dijital varlıklarının toplam değeri 467,5 milyon dolar olarak kaydedildi. Bu tutarın içinde yaklaşık 142,2 milyon dolar değerinde, herhangi bir teminat yükümlülüğü bulunmayan 1.625 BTC yer alıyor. Şirketin net zararı 2025 yılında 52,2 milyon dolar olurken, bu rakam bir önceki yıl 3,6 milyon dolar seviyesindeydi. Ayrıca Nakamoto, 2025 yılında 1,8 milyon dolar gelir elde eden sağlık sektöründeki mevcut faaliyetlerinden çıkmayı planladığını açıkladı. Bu kalem, bir önceki yıl 2,7 milyon dolar gelir sağlamıştı. Şirketin CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı David Bailey, şirketin yeni döneminin uygulama ve büyüme odaklı olacağını belirtti. Bailey, satın almaların entegrasyonuna odaklandıklarını, operasyonel verimliliği artırmayı ve ürün ile hizmet yelpazesini genişleterek büyümeyi hedeflediklerini ifade etti. Ayrıca güçlü gördükleri birleşme ve satın alma fırsatlarını değerlendirmeye devam edeceklerini söyledi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu