Türkiye’de Güneş Enerjisinde Tarihi Rekor Kırıldı
Temmuz ayında Türkiye’de güneş enerjisinden elektrik üretimi tarihi bir rekor kırarak 5,4 teravatsaate ulaştı.
Türkiye, temmuz ayında güneş enerjisinden elektrik üretiminde önemli bir artış yaşadı. Enerji Piyasaları İşletme AŞ (EPİAŞ) verilerine göre, bu ay güneş kaynaklı elektrik üretimi, bir önceki aya göre %10,2 artarak 5,4 teravatsaat seviyesine ulaştı. Böylece, haziran ayında kaydedilen 4,9 teravatsaatlik önceki rekor geride bırakılmış oldu.
Güneş enerjisinin toplam elektrik üretimindeki payı da %15,6’ya çıkarak, temmuz ayları için en yüksek seviyeye ulaşmış durumda. Bu oran, güneş enerjisinin, doğal gaz ve yerli kömür santrallerinin üretim payını geride bıraktığını gösteriyor.
Rüzgar santrallerinin elektrik üretimindeki payı ise %12 olarak kaydedildi. Güneş ve rüzgar enerjisi kaynaklarının toplam elektrik üretimindeki payı %27,6’ya yükseldi.
Hidroelektrikte de Temmuz Rekoru
Hidroelektrik santrallerinin üretimi de dikkat çekici bir artış gösterdi. Geçen yılın aynı dönemine göre %60 artarak 9 teravatsaate ulaştı ve temmuz ayları bazında en yüksek seviyeye çıktı. Hidroelektrik santrallerinin toplam elektrik üretimindeki payı ise %26,3 olarak belirlendi.
Güneş, rüzgar, hidroelektrik ve diğer yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam elektrik üretimindeki payı, geçen yıl %43 iken bu yıl %58’e yükseldi.
Doğal Gazda Düşüş
Doğal gaz santrallerinin elektrik üretimindeki payında ise önemli bir düşüş yaşandı. Geçen yıl temmuzda %25 olan bu oran, bu yıl %10’a gerileyerek son 26 yılın en düşük seviyesine ulaştı. İthal kömür santrallerinin payı %19’a çıkarken, yerli kömür santrallerinin payı ise %12,5 ile 2026 yılı ortalamasına yakın bir seviyede seyretti.
Sıcak Hava Etkisi
Uluslararası enerji düşünce kuruluşu Ember’in enerji analisti Çağlar Çeliköz, Türkiye’nin 2026 yazında güneşten elektrik üretiminde yeni rekorlar kırmaya devam edeceğini belirtti. Yaz aylarında artan sıcaklıkların, soğutma ihtiyacını artırarak elektrik tüketimini yükselttiğine dikkat çeken Çeliköz, bu talebin karşılanmasında yenilenebilir enerji kaynaklarının öne çıktığını ifade etti.
Temmuz ayında elektrik tüketiminin 34,4 teravatsaat olarak gerçekleştiğini ve geçen yılki 35,2 teravatsaat seviyesine yaklaştığını belirten Çeliköz, doğal gazın üretimdeki payının %10 ile son 26 yılın en düşük temmuz seviyesine indiğini aktardı. Yenilenebilir kaynakların toplam payının %58’e ulaşmasında hidroelektrik üretimindeki artışın önemli bir rol oynadığını vurguladı.
Çeliköz, temmuz ayındaki bu yüksek performansın, hidroelektrik santrallerindeki yağış bolluğundan kaynaklandığını ve Türkiye’nin uzun dönemli kuraklık riskiyle karşı karşıya olduğunu hatırlattı.
Güneş ve Rüzgar Kapasitesinin Artırılması Gerekiyor
Hidroelektrik üretiminde ilerleyen dönemlerde yaşanabilecek düşüşlerin dengelenmesi için güneş ve rüzgar kapasitesinin artırılması gerektiğini belirten Çeliköz, dağıtık ve depolamalı yenilenebilir enerji yatırımlarının önemine dikkat çekti. Rüzgar ve güneş enerjisindeki kapasitenin artırılmasının, hidroelektrik santrallerindeki düşüşleri dengelemek açısından kritik olduğunu ifade etti.
Yenilenebilir enerji kapasitesindeki artışın, Türkiye’nin enerji arz güvenliğini güçlendireceği ve dışa bağımlılığı azaltacağına vurgu yapan Çeliköz, bu sayede enerjide dışa bağımlılığın kalıcı olarak azaltılabileceğini ve arz güvenliğinin uzun vadede garanti altına alınabileceğini değerlendirdi.




