Gençlerde Kolorektal Kanser Görülme Sıklığı Endişe Verici Şekilde Artıyor

Gençlerde kolorektal kanser sıklığı hızla artıyor. Erken teşhis ve tarama programlarının önemi vurgulanıyor.

Kolorektal kanser, son yıllarda gençler arasında hızla artan bir sağlık sorunu haline geldi. Mart ayının, dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de “Kolon (Kolorektal) Kanseri Farkındalık Ayı” olarak kutlanması dolayısıyla, Türk Gastroenteroloji Derneği (TGD) İstanbul’da bir basın toplantısı düzenledi. Toplantının amacı, kolon kanserine karşı toplumsal bilinci artırmaktı.

Toplantıya katılan TGD üyesi hekimler, Türkiye’deki kolorektal kanserin görülme sıklığı, gençlerdeki artış nedenleri, hastalığın yaygınlığı, erken teşhisin önemi, tanı ve tedavideki yenilikler ile korunma yöntemleri üzerine bilgi verdiler.

TGD Başkanı Prof. Dr. Ayhan Hilmi Çekin, kolorektal kanserin dünya genelinde en sık görülen ve ölüm oranlarının en yüksek olduğu kanser türlerinden biri olduğunu belirtti. Hastalığın insidansı ve mortalitesinin coğrafi bölgelere göre değiştiğini ifade eden Çekin, kolorektal kanserin tarama programları sayesinde önlenebilir bir hastalık olduğunu vurguladı. Türkiye’de bu kanserin genellikle geç evrelerde teşhis edildiğini ve erken evrelerde 5 yıllık sağ kalım oranlarının %90 civarında iken, ileri evrelerde bu oranın %12’ye düştüğünü söyledi. Bu nedenle, asemptomatik bireylerin erken kanser taramasından geçmesi gerektiğini belirtti.

Çekin, Türkiye’deki hastaların yaklaşık üçte ikisinin ileri evrelerde tanı aldığını hatırlatarak, kolorektal kanser tarama programlarının meme ve serviks kanseri taramaları kadar maliyet etkin olduğunu, ancak toplumsal bilincin henüz yeterli seviyede olmadığını ifade etti. Sağlık Bakanlığı’nın farkındalığı artırma çalışmaları ise olumlu bir gelişme olarak değerlendirildi.

Türk Gastroenteroloji Derneği Kolorektal Kanser ve Polip Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Levent Erdem, 20-39 yaş grubunda kolorektal kanser görülme sıklığındaki artışa dikkat çekti. Bu artışın nedenleri arasında gençlerdeki obezite, fiziksel aktivite eksikliği, alkol tüketimi, işlenmiş et kullanımı, sigara içme alışkanlıkları ve Batı tipi beslenme tarzı sayıldı. Erdem, 2017 yılında yaptıkları çok merkezli çalışmada tarama yaşının 45’e çekilmesi gerektiğini belirlediklerini ve bu sonucun ABD ve Avrupa’daki araştırmalarla desteklendiğini ifade etti.

Yeni bir risk puanlaması önerisinde bulunan Erdem, yaş, cinsiyet, sigara kullanımı, aile öyküsü ve BMI verilerine dayalı olarak 4 ve üzeri puan alan bireylerin kolonoskopik tarama yaptırmasını önerdiklerini açıkladı. 2022 yılında sundukları çalışmanın, 50 yaş altındaki bireylerin taranmasının son derece önemli olduğunu kanıtladığını belirtti.

Prof. Dr. Nurdan Tözün, tarama programlarının titizlikle uygulandığı ülkelerde ileri yaş kolon kanseri vakalarının azaldığını, ancak gençlerde bu oranların arttığını belirtti. Asemptomatik bireylerin, risk düzeyine bakılmaksızın kolorektal kanser yönünden taranması gerektiğini vurguladı. Tözün, ailesinde kanser öyküsü olanların yanı sıra tüm toplumun semptomsuz dönemde tarama testlerine yönlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

TGD Kolon Kanseri ve Kolorektal Polip Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Erdem Akbal, Türkiye genelinde 3820 olgunun katıldığı geniş kapsamlı bir araştırma gerçekleştirdiklerini belirtti. Araştırmada, kolonoskopi yapılan bireylerin demografik özelliklerinden alkol alışkanlıklarına kadar birçok detayın incelendiğini açıkladı. Kolonoskopik tarama yapılan vakalarda polip sıklığının %27, kolon kanseri sıklığının ise %1,3 olarak belirlendiğini ifade etti. Türkiye’deki verilerin, 50 yaş altındaki bireylerin kolonoskopi taramasında her 3 kişiden 1’inde polip veya kanser, her 5 kişiden 1’inde ise kanser öncüsü adenomatöz polip tespit edildiğini gösterdiğini belirterek, taramanın önemini bir kez daha vurguladı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu