Küresel Lojistikte Normalleşme Umutları Sarsılıyor
Küresel lojistikte yaşanan son gelişmeler, normalleşme umutlarını zayıflatıyor. Tedarik zincirindeki baskı artıyor.
Dünya ekonomisi, 2023 yılının başından itibaren elde edilen lojistik iyileşmelerin hızla kaybolduğuna tanıklık ediyor. Mart ayı itibarıyla tedarik zincirindeki baskı seviyesi, 2023’ün ilk aylarına göre en yüksek seviyeye ulaştı ve bu durum piyasalarda yeni bir maliyet dalgası yaratma riski taşıyor. Şubat ayında 0,41 olan baskı seviyesi, Mart ayında 0,68 puana çıkarak önemli bir artış gösterdi. Bu yükseliş, mal akışının jeopolitik sorunlar nedeniyle olumsuz etkilendiğini ortaya koyuyor. 2021 yılındaki rekor seviyeden hala uzak olsak da, mevcut baskı koşulları, küresel ekonominin eski düzene dönmesinin ne kadar zor olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Özellikle enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve lojistik tıkanıklıklar, sanayi üretiminden perakende satışlara kadar geniş bir yelpazede maliyetlerin kontrolsüz bir şekilde artmasına yol açıyor. Bu durum, şirketlerin kar marjlarını korumak amacıyla fiyat artışlarına gitmesini zorunlu kılıyor ve küresel enflasyonun yeniden tırmanma potansiyelini artırıyor.
Lojistik Rotalarında Belirsizlikler ve Artan Maliyetler
Bu ani baskı artışının nedenleri arasında hammadde kıtlığının yanı sıra, ticaretin ana güzergahlarındaki fiziksel ve güvenlik kaynaklı tıkanıklıklar da yer alıyor. Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı gibi kritik ticaret yollarındaki belirsizlikler, büyük konteyner gemilerini daha uzun ve maliyetli rotalara yönlendirmeye zorlamakta. Gemilerin denizde geçirdiği sürenin uzaması, yakıt tüketimini artırırken, limanlardaki operasyonel süreçleri de olumsuz etkileyerek son üç yılın en büyük yığılmalarına neden oluyor. Mart ayında petrol fiyatlarındaki artış, nakliye maliyetlerini de etkileyerek navlun fiyatlarını yeniden yükseltiyor ve uluslararası taşımacılığı şirketler için daha da zor hale getiriyor. Limanlardaki bekleme sürelerinin uzaması, yakıt, personel ve sigorta masraflarını da artırarak lojistik yönetimini kriz yönetimi haline getiriyor.
Tedarik Zincirinde Yeni Stratejiler Geliştirme Zorunluluğu
Tedarik sürelerinin belirsizleşmesi ve lojistik hatlardaki daralma, imalat sektörünü düşük stoklu çalışma modelinden uzaklaştırıyor. Özellikle otomotiv ve elektronik gibi sektörlerde, kauçuk, alüminyum, polietilen ve yarı iletken gibi kritik girdilere ulaşımda yaşanan zorluklar, sanayi devlerini yüksek stoklu çalışma stratejisine geri itiyor. Şirketlerin nakit akışını zorlayan bu durum, piyasada yapay bir talep artışına yol açarak hammadde fiyatlarını daha da yukarı taşıyor. Eğer lojistik üzerindeki baskı 0,70 puanın üzerine çıkarsa, dünya ekonomisinin 2026’nın ikinci yarısında daha büyük bir fiyat artış dalgasıyla karşılaşması ve ekonomik büyüme tahminlerinin aşağı yönlü revize edilmesi kaçınılmaz olacak.




