İstanbul’da 15 Bin Kiralık Sosyal Konut Projesi Eylülde Başlıyor
İstanbul’da 15 bin kiralık sosyal konut projesinin ilk kiralamaları eylül ayında başlayacak. Uygulama, dar gelirli vatandaşlara uygun fiyatlı konut sunmayı hedefliyor.
İstanbul’da son yıllarda artan kira fiyatları, özellikle dar gelirli vatandaşlar, emekliler ve kentsel dönüşüm nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan aileler için ciddi bir barınma sorunu haline geldi. Bu sorunun çözümüne katkı sağlamak amacıyla hayata geçirilen 15 bin kiralık sosyal konut projesinin ilk kiralamalarının eylül ayında başlaması bekleniyor. Proje, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından duyurulmuş olup, TOKİ tarafından gerçekleştirilecektir.
Bu sosyal konutlar, Anadolu ve Avrupa yakasında inşa edilecek ve piyasa kira bedellerinin altında, üç yıllık süreyle kiraya verilecektir. Kiralama süreci, hak sahiplerinin başvurularının ardından noter huzurunda yapılacak kura ile belirlenecektir. Üç yılın sonunda, konutların bakımının yapılmasının ardından yeni ihtiyaç sahiplerine tahsis edilmesi planlanmaktadır.
Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, bu uygulamanın Türkiye’de ilk kez İstanbul’da hayata geçirileceğine dikkat çekerek, kiralık konuta erişimin dar gelirli vatandaşlar için ciddi bir sorun olduğunu ifade etti. Devletin kiraya veren konumunda olacağı bu modelin, ihtiyaç sahiplerine daha güvenli ve uygun maliyetli barınma imkanı sunacağını belirtti.
Projeye ilişkin başvuru koşulları ve kontenjan oranlarının henüz netleşmediğini belirten Özelmacıklı, alt gelir grubundaki vatandaşlar, sosyal yardım alanlar, emekliler ve kentsel dönüşüm nedeniyle kiralık konut ihtiyacı olanlar için ayrı kontenjanlar oluşturulmasının beklendiğini ifade etti. Hak sahiplerinin belirlenmesinde hane geliri, aile bireyleri sayısı, mevcut barınma koşulları ve İstanbul’da ikamet süresi gibi kriterlerin dikkate alınabileceği düşünülüyor.
Özelmacıklı, kiralık sosyal konutların piyasa rayiçlerinin altında kiralanacağının açıklandığını hatırlatarak, uygulamanın detaylarının başvurular başlamadan önce netleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Kira bedellerinin nasıl hesaplanacağı, gelir sınırının ne olacağı, aidatların kim tarafından karşılanacağı gibi konuların açık ve anlaşılır bir şekilde belirlenmesi gerektiğine dikkat çekti.
Kiralık sosyal konut modelinin yalnızca kira fiyatlarına değil, İstanbul’un kentsel dönüşüm sürecine de katkı sağlayabileceği belirtiliyor. Özelmacıklı, kentsel dönüşümün önündeki önemli sorunlardan birinin, riskli yapılarda yaşayan vatandaşların uygun fiyatlı kiralık konut bulmakta zorlanması olduğunu söyledi. Kamu tarafından sağlanacak uygun maliyetli barınma imkanı, dönüşüm süreçlerini hızlandırabilir.
İstanbul’daki kira fiyatlarının ortalama 45 bin TL’ye ulaştığını belirten Özelmacıklı, yeni konutlarda kira bedellerinin 55 bin TL seviyesine çıkabildiğini ifade etti. Bu bağlamda 15 bin kiralık sosyal konutun önemli bir başlangıç olduğunu vurgulayan Özelmacıklı, uygulamanın ilerleyen dönemde genişletilmesi gerektiğini söyledi.
Kiralık sosyal konutların, hayata geçirildikleri bölgelerde kira piyasası açısından referans değer oluşturabileceği de belirtiliyor. Ancak 15 bin konutun İstanbul genelindeki kira piyasasını tek başına değiştirecek büyüklükte olmadığına dikkat çekiliyor. Yine de uygulamanın dar gelirli vatandaşlar üzerindeki kira baskısını azaltabileceği ve belirli bölgelerde dengeleyici rol oynayabileceği ifade ediliyor.
Modelin sürdürülebilir bir konut politikasına dönüşmesi için kiralık sosyal konut stokunun her yıl artırılması ve konutların İstanbul’un farklı ilçelerine dengeli biçimde dağıtılması gerektiği vurgulanıyor. Yüzyılın Konut Projesi kapsamında İstanbul’da 100 bin satılık sosyal konutun yanı sıra 15 bin kiralık sosyal konut üretileceği planlanıyor. Böylece toplam sosyal konut sayısının 115 bine ulaşması hedefleniyor.
İstanbul’daki kiralık sosyal konut modelinden elde edilecek sonuçlara göre, uygulamanın Ankara, İzmir, Kocaeli ve Antalya gibi diğer büyükşehirlere de yaygınlaştırılması planlanıyor. Özelmacıklı, kiralık sosyal konut modelinin geçici bir destek olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, sosyal konut üretiminin sürekli bir kamu politikası haline gelmesi gerektiğini ifade etti.




