İsrail’in Batı Şeria’daki Toprak Gaspları Endişeleri Tırmandırıyor
İsrail’in Batı Şeria’daki toprak gaspları, bölgedeki endişeleri artırıyor. Filistinli yetkililer, durumu uluslararası platformda takip ediyor.
İsrail’in uluslararası anlaşmalara aykırı olarak Batı Şeria’nın kuzeyindeki Cenin kenti el-Cabiriyat bölgesinde Filistin topraklarına el koyma kararı, bölgede askeri üs kurma ihtimaliyle birlikte ciddi endişelere yol açtı. Cenin Belediyesi Genel Müdürü Memduh Asaf, AA muhabirine yaptığı açıklamada, el konulan arazilerin Filistinlilere ait özel mülkler olduğunu ve Batı Şeria’nın yönetiminin Filistin’in kontrolündeki A bölgesinde yer aldığını belirtti.
Asaf, “Bu durum, tehlikeli bir emsal teşkil ediyor. İmzalanan anlaşmalara göre bu bölge Filistin egemenliği altında ve burada bir askeri üs kurulması, bölge halkı üzerinde bilinmeyen etkiler yaratacak yeni bir gerçekliği dayatmak anlamına geliyor,” dedi. İsrail’in el koyma kararı, Cenin kenti ve mülteci kampının büyük bir kısmını kapsadığından, bu bölgenin stratejik bir gözlem noktası olduğunu vurguladı.
Filistin kurumları ve insan hakları kuruluşlarıyla iş birliği içinde durumu takip ettiklerini ifade eden Asaf, el koyma kararının iptali için gerekli prosedürleri başlattıklarını belirtti. Asaf, endişelerin yalnızca arazilere el konulmasıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda bölgenin yerleşim alanlarının ortasında yer alması ve sivil tesislere yakın olması nedeniyle İsrail’in alacağı askeri önlemler açısından da ciddi kaygılar doğurduğunu söyledi.
İsrail’in Saldırıları ve Cenin’deki Durum
Cenin Belediyesi Genel Müdürü Asaf, Cenin kenti ve kampının uzun yıllardır saldırılara maruz kaldığını, ancak 2025’in başında İsrail ordusunun başlattığı saldırıların “en geniş ve yıkıcı” olduğunu ifade etti. Ocak 2025’ten bu yana devam eden saldırıların, Cenin kampı sakinlerinin yerinden edilmesine neden olduğunu belirtti. Asaf, el-Cabiriyat, el-Hedef, ez-Zehra mahalleleri ve devlet hastanesi çevresinde geniş çaplı yerinden edilmelerin yaşandığını kaydetti.
İsrail’in saldırılarının bölgeye verdiği zarara da dikkat çeken Asaf, Cenin’deki altyapının, yolların, su ve elektrik şebekelerinin ciddi hasar gördüğünü, evler ve mülklerde de önemli zararlar oluştuğunu belirtti. Cenin Mülteci Kampı’ndaki durumun ise oldukça kötü olduğunu, mahallelerin askeri bölgelere dönüştüğünü ifade etti.
Bölge Halkının Endişeleri
Bölge sakinlerinden Muhammed Rahhal, son iki ayda İsrail ordusunun el-Cabiriyat bölgesine sık sık baskın düzenlediğini, arazide ölçüm ve saha araştırmaları yapıldığını söyledi. Rahhal, bölgenin Batı Şeria’nın A bölgesinde yer alması nedeniyle İsrail’in burada doğrudan bir eylemde bulunamayacağını düşündüğünü, ancak son kararın bu beklentileri boşa çıkardığını ifade etti. Bir askeri üssün kurulmasının, bölge halkı ve mülkleri üzerinde ek kısıtlamalara yol açacağından endişe duyduklarını belirtti.
Rahhal, “Bölge anlaşmalara göre Filistin egemenliği altında olmasına rağmen, işgalci İsrail’in güvenlik bahanesiyle istediklerini dayatma kararı bizi şaşırttı,” dedi. Sivil yerleşimlerin ve özel mülklerin bulunduğu bu bölgede, askeri tesis kurulmasının halkın yaşamını olumsuz etkileyebileceğini vurguladı. Ayrıca, birçok kişinin hala Cenin kampı ve çevresindeki yıkım ve yerinden edilmenin sonuçlarıyla başa çıkmaya çalıştığını, bu durumun da endişeleri artırdığını ifade etti.
İsrail’in El Koyma Kararı
İsrail ordusu, 21 Ocak’tan bu yana işgal altındaki Batı Şeria’nın kuzeyinde Cenin kenti ve mülteci kampından başlayarak Tulkerim ve Nur Şems kamplarına kadar uzanan askeri operasyonlarına devam ediyor. Cenin kenti ve mülteci kampına bakan Cabiriyat bölgesinde 7 dönümlük araziye el koyma kararı alındığı bildirildi. Bu durum, 1990’ların ortalarında imzalanan Oslo Anlaşmalarından bu yana, Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde ilk kez bir araziyi askeri üs kurmak amacıyla gasbetme eylemi olarak değerlendiriliyor.
İsrail, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere ait tarihi alanlardaki ihlallerini artırırken, Filistinliler, bu eylemlerin Batı Şeria’nın toprak kontrolünü genişletmek ve yerleşim faaliyetlerini desteklemek amacıyla yapıldığını savunuyor. 1995’te imzalanan İkinci Oslo Anlaşması çerçevesinde Batı Şeria, A, B ve C bölgelerine ayrılmıştır. A bölgesinin yönetimi Filistin’e, B bölgesinin idari yönetimi Filistin’e, güvenliği ise İsrail’e devredilmiştir. C bölgesinin ise idare ve güvenliği tamamen İsrail’e bırakılmıştır. 7 Ekim 2023’te Gazze’ye saldırı başlatan İsrail, o tarihten bu yana Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşandığını gözlemliyoruz.



