Küresel Şirketlerin Yüzde 51’i Tedarik Zinciri Krizine Üç Hafta Dayanabiliyor
Küresel şirketlerin büyük bir tedarik zinciri krizi karşısında üç hafta içinde operasyonel aksaklık yaşayabileceği belirlendi.
Küresel tedarik zincirlerinde olası bir kesintinin, şirketlerin operasyonlarını beklenenden çok daha kısa sürede etkileyebileceği ortaya çıktı. Proxima tarafından gerçekleştirilen Global Supply Chain Resilience Outlook araştırması, dünya genelindeki CEO’ların yüzde 51’inin, büyük bir tedarik zinciri krizi durumunda şirketlerinin üç hafta içinde operasyonel aksaklıklarla karşılaşabileceğini düşündüğünü gösteriyor.
Birleşik Krallık, ABD, Almanya, Avustralya ve Singapur gibi ülkelerde yıllık 500 milyon doların üzerinde ciroya sahip 500’den fazla şirket yöneticisiyle yapılan araştırma, firmaların artık maliyetlerden ziyade tedarik sürekliliğini önceliklendirdiğini ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 72’si, tedarik zincirinin güvence altına alınması için tedarikçi maliyetlerinde yüzde 10’un üzerinde bir artışı kabul edebileceğini belirtirken, ortalama kabul edilen maliyet artışı yüzde 17,3 olarak gerçekleşti.
Dayanıklılık, Rekabet Avantajı Sağlıyor
Araştırma, tedarik zincirindeki kırılganlığın şirket gelirleri üzerindeki etkisini de gözler önüne seriyor. CEO’ların yüzde 56’sı, en önemli üç tedarikçisinin yalnızca iki hafta boyunca faaliyet gösterememesi durumunda gelirlerinin yüzde 11 ila 20’sinin risk altında olduğunu ifade ediyor. Katılımcıların dörtte biri ise bu oranın yüzde 40’a kadar çıkabileceğini öngörüyor.
Ayrıca, siber güvenlik de tedarik zincirinin en kritik risk alanlarından biri haline gelmiş durumda. Araştırmaya göre, şirketlerin yüzde 45’i, son iki yıl içinde tedarikçilerine yönelik bir siber saldırı nedeniyle operasyonel aksama yaşadı. Ancak, kritik tedarikçilerindeki siber riskleri gerçek zamanlı olarak takip edebilen şirketlerin oranı yalnızca yüzde 35 olarak kalıyor.
Yapay Zeka Risk Yönetiminde Öne Çıkıyor
Şirketler, tedarik zincirini daha öngörülebilir hale getirmek amacıyla yapay zeka yatırımlarını hızlandırıyor. CEO’ların yüzde 51’i, yapay zekanın tedarikçi risklerinin izlenmesinde somut fayda sağladığını ifade ederken; veri kalitesi, yetkin insan kaynağı eksikliği ve yatırımın geri dönüşüne yönelik belirsizlikler, bu teknolojinin yaygınlaşmasının önündeki temel engeller olarak görülüyor.
Araştırma, perakende ve üretim sektörlerinde rekabetin artık yalnızca maliyet yönetimiyle değil, aynı zamanda tedarik zincirinin dayanıklılığıyla da şekillendiğini vurguluyor. Jeopolitik gelişmeler, iklim kaynaklı riskler, ticaret politikaları ve siber tehditlerin arttığı mevcut ortamda, operasyonel sürekliliği sağlayabilen şirketlerin uzun vadede önemli bir rekabet avantajı elde etmesi bekleniyor.




