Türkiye-Suriye stratejik ortaklığı hızla güçleniyor

Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani, Türkiye-Suriye stratejik ortaklığının hızla ilerlediğini belirterek ticaret, enerji ve geri dönüş hedeflerini açıkladı.

Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve beraberindeki heyeti Şam’da ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ortak basın toplantısında konuşan Şeybani, Ankara’daki görüşmelerin ardından geçen kısa sürenin bile Türkiye-Suriye stratejik ortaklığının ulaştığı ivmeyi gösterdiğini ifade etti.

Türkiye’nin, Suriye’nin 8 Aralık 2024’te özgürleşmesinin ardından Şam’daki büyükelçiliğini yeniden açan ilk ülkeler arasında bulunduğunu belirten Şeybani, sınır kapıları ve ikmal hatlarının yeniden hizmete alınmasının yanı sıra Suriye’ye yönelik yaptırımların kaldırılması için uluslararası platformlarda Ankara’nın öncü rol üstlendiğini söyledi. Bu desteğin Suriye halkının hafızasında kalıcı bir yer edineceğini kaydeden Şeybani, iki ülke ilişkilerinde diğer tüm ikili süreçlerin önüne geçen bir ilerleme sağlandığını belirtti.

Devlet başkanları ve bakanlar düzeyinde onlarca görüşme gerçekleştirildiğini aktaran Şeybani, iki ülke arasında 40 anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandığını açıkladı. Ayrıca 22 Suriye bakanlığı ve kurumunu Türkiye’deki muhataplarına bağlayan kurumsal bir iletişim ağı kurulduğunu bildirdi.

İşbirliğinin günlük yaşama yansıdığını vurgulayan Şeybani; Mayıs 2025’te imzalanan enerji anlaşmasını, elektriğin sınır üzerinden kuzey Suriye’ye ulaştırılmasını, Halep-Gaziantep kardeş şehir ilişkisini ve Babülhava ile Selame sınır kapılarında kara yolu transit taşımacılığının 24 saat esasına göre yeniden başlatılmasını örnek gösterdi. İdlib’de serbest bölge ve kuru limanın açıldığını belirten Şeybani, son olarak Cumhurbaşkanı’nın huzurunda madencilik alanında ikili mutabakat imzalandığını söyledi.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansının (TİKA) altyapı ve hizmet sektörlerinin yeniden yapılandırılmasına katkı sunduğunu ifade eden Şeybani, 8 Aralık 2024’ten bu yana Türkiye’den 700 binden fazla Suriyelinin ülkesine döndüğünü açıkladı.

Tek ulusal ordu hedefi

Suriye’de devlet kurumlarının ve egemen karar alma mekanizmalarının yeniden oluşturulması yönünde ilerleme kaydedildiğini belirten Şeybani, tek bir ulusal ordu kurulması, silahların meşru kurumların kontrolünde toplanması ve kuzeydoğunun ulusal bütünlük içinde ülkeye yeniden dahil edilmesi için kararlı adımlar atıldığını söyledi.

Yaklaşık 20 aylık çalışmaların dış politikada da sonuç verdiğini savunan Şeybani, ABD’nin uyguladığı Sezar Yasası yaptırımlarının sona erdiğini ve Suriye’nin terörizme destek veren ülkeler listesinden çıkarıldığını belirtti. Bunun, ülkenin Arap ve uluslararası platformlardaki doğal konumuna dönmesini sağladığını ifade eden Şeybani, yaklaşık 1 milyon 600 bin Suriyelinin yurt dışından ülkesine, yaklaşık 2 milyon yerinden edilmiş kişinin ise kendi bölgelerine döndüğünü kaydetti.

Ticaret hacmi için 10 milyar dolarlık hedef

Görüşmelerin ana gündemlerinden birinin Yüksek Stratejik İşbirliği Komitesi’nin etkinleştirilmesi olduğunu açıklayan Şeybani, bu yapının siyasi, diplomatik, ekonomik ve güvenlik başlıklarının yanı sıra enerji, geri dönüş, eğitim ve kültür alanlarını da kapsayacağını söyledi. Komitenin ortak başkanlık, düzenli toplantılar ve kararların uygulanmasını izleyecek daimi bir sekretarya temelinde çalışacağını belirtti.

Enerji alanında doğal gaz, elektrik ve şebeke bağlantılarını kapsayan kapsamlı bir stratejik belge hazırlanmasının planlandığını aktaran Şeybani, geçen yıl yaklaşık 4 milyar dolara ulaşan ticaret hacmini 10 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini dile getirdi. Bu hedefin üretim ortaklıkları, yerel içerik kullanımı, Suriyelilerin istihdamı ve sınır bölgelerinde ortak sanayi alanlarının kurulması yoluyla gerçekleştirilmesinin amaçlandığını söyledi.

Suriyelilerin dönüşü için kapsamlı program

Türkiye’de yaşayan Suriyelilerin dönüşü için barınma, çalışma ve ulaşım hizmetlerini içeren kapsamlı bir program hazırlandığını belirten Şeybani, Suriye tarafından yönetilecek bu planın dönüş bölgelerindeki yeniden imar projeleriyle eşgüdüm içinde uygulanacağını ifade etti. Ankara’daki Suriye Büyükelçiliğinin yeniden açılması için son aşamaya gelindiğini de sözlerine ekledi.

İsrail’in saldırılarına tepki

Türkiye-Suriye stratejik ortaklığının bölgesel gelişmeler dikkate alınarak şekillendirilmesi gerektiğini söyleyen Şeybani, İsrail güçlerinin Suriye’nin egemenliğini ihlal etmeyi ve güney bölgelerindeki toprak ihlallerini sürdürdüğünü öne sürdü. İsrail’in güvenli köyleri ve sivillere ait mülkleri hedef aldığını belirten Şeybani, 18 Ağustos’ta Ebu Zuhur Havalimanı’na düzenlenen saldırının yalnızca askeri bir eylem olmadığını, Suriye devletinin yeniden kuruluş sürecine yönelik yıkıcı bir mesaj taşıdığını savundu.

İsrail’in Türkiye ile Suriye arasındaki yakınlaşmayı engellemeye çalışmasının bölgeyi zayıf ve bölünmüş tutma arzusunu yansıttığını ifade eden Şeybani, Suriye’nin bu gerilim karşısındaki tutumunun değişmediğini söyledi. İsrail’in 8 Aralık 2024 öncesindeki hatta çekilmesi ve 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’na eksiksiz uyması gerektiğini belirten Şeybani, savaşın ağır sonuçlarının farkında oldukları için diplomatik mücadeleyi tercih ettiklerini kaydetti.

Türkiye’nin İsrail saldırılarını açıkça kınamasını, 1974 Anlaşması’nın uygulanması çağrısında bulunmasını ve Suriye’nin egemenliği ile toprak bütünlüğünü desteklemesini memnuniyetle karşıladıklarını söyleyen Şeybani, Suriye’nin kendi ulusal politikalarının yol haritasını özgür iradesiyle belirlediğini ifade etti.

İsrail’in Suriye topraklarına ve kurumlarına yönelik saldırılarının iki ülke ilişkilerini etkilemediğini belirten Şeybani, Türkiye-Suriye stratejik ortaklığının en güçlü dönemlerinden birini yaşadığını söyledi. İsrail’in 8 Aralık 2024’ten bu yana Suriye’deki tesisleri, sivil yapıları ve askeri kurumları hedef alan saldırılarını sürdürdüğünü öne süren Şeybani, Ebu Zuhur Havalimanı saldırısının da bu politikanın bir parçası olduğunu dile getirdi.

Saldırının hukuki ya da meşru bir gerekçesi bulunmadığını savunan Şeybani, uluslararası topluma Suriye’nin korunması ve desteklenmesi çağrısı yaptı. Şeybani, bu süreçte uluslararası hukuka ve kabul gören ortak değerlere saygı gösterilmesini istedi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu