ARC Grup, Türkiye’den Avrupa’ya Lojistik Köprüsü Kuruyor

ARC Grup, Türkiye’yi lojistik merkezi haline getirerek Avrupa’ya taşımacılık operasyonlarını genişletiyor.

ESRA ÖZARFAT / BURSA

Küresel ticaret dinamiklerinin değiştiği bu dönemde, Türkiye, Çin ile Avrupa arasındaki yük taşımacılığında stratejik bir lojistik merkez olma yolunda önemli adımlar atıyor. Bu çerçevede yatırımlarını artıran ARC Grup, kara, deniz, hava ve demiryolu taşımacılığını entegre eden bir modelle, Çin menşeli yüklerin Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaşmasını sağlayan altyapısını güçlendirmeye devam ediyor. ARC Grup Yönetim Kurulu Başkanı Fahrettin Arabacı, Çin ile Avrupa arasındaki ticaret hacminin artış gösterdiğini belirterek, Türkiye’nin bu süreçteki rolünün giderek daha da önem kazanacağını ifade etti. Arabacı, Türkiye’de işlenerek Avrupa’ya transit geçiş yapacak ürünlerin öneminin artacağını vurguladı ve lojistik altyapısını bu doğrultuda şekillendirdiklerini kaydetti. “Çin’den gelen ürünleri Avrupa’ya aktarıyoruz. Gelecekte İpek Yolu üzerindeki demiryolu taşımalarının da güçleneceğini öngörüyoruz. Kara yolu bağlantımızı kurduk ve operasyonlarımıza başladık. Uzun vadede ticaretin büyük bir bölümünün Türkiye üzerinden gerçekleşeceğine inanıyoruz. Çin’den gelen ürünler ya Türkiye’de işlenecek ya da transit olarak geçecek. Biz de bu lojistik köprüsünün altyapısını inşa ediyoruz” dedi.

Avrupa’da Şirketleşme Adımları

ARC Grup’un Avrupa’daki yapılanmasının sadece yeni bir taşıma hattı oluşturmakla sınırlı olmadığını belirten Arabacı, Çekya merkezli ARCLOG Europe organizasyonu ile Avrupa içindeki operasyonları doğrudan yönettiklerini açıkladı. Şirket, Çek Cumhuriyeti, Polonya, Macaristan ve Slovakya’da faaliyetlerini genişleterek, Bulgaristan’daki yapılanması ile Avrupa’daki operasyonel gücünü artırmayı hedefliyor. Avrupa’da toplamda 20 araçlık bir filoya ulaşan grup, önümüzdeki dönemde bu sayıyı daha da artırmayı planlıyor. Avrupa’da oluşturulan şirket yapısının, Türkiye’den Avrupa’ya taşınan yüklerin sınır geçişinden sonraki dağıtımında doğrudan kontrol sağlaması, Türk ihracatçısı için Orta Avrupa’nın önemli bir dağıtım merkezi haline gelmesine katkı sağlıyor.

Kapıkule’ye Giden Lojistik Yatırımları

ARC Grup, Avrupa’daki büyüme stratejisini Türkiye’deki lojistik yatırımları ile destekliyor. İstanbul’da ikinci bir şube ve Edirne şubesini devreye alan şirket, Çerkezköy’de 6 bin metrekare kapalı alanı olan toplam 10 bin metrekarelik bir depo ve lojistik garaj yatırımı gerçekleştirdi. Çerkezköy’deki merkezde gümrük işlemleri tamamlanan ihracat yükleri doğrudan Kapıkule’ye sevk edilerek sınır geçiş sürelerinin optimize edilmesi hedefleniyor. Bursa’da ise 12 dönümlük garaj alanı ve 10 bin metrekarelik depo kapasitesi ile operasyonların önemli bir kısmı yönetiliyor. ARC Grup, toplamda 700 kişiye istihdam sağlarken, 300 TIR ve 80 express araçtan oluşan filosu ile hizmet veriyor. Kiralık araçlarla kapasite esnekliği sağlayan şirket, ihracatın yoğunlaştığı dönemlerde ani taşıma ihtiyaçlarına hızlı yanıt verebiliyor.

Otomotiv Sektöründe Önemli Pay

ARC Grup’un toplam iş hacminde karayolu taşımacılığı yüzde 70, denizyolu ise yüzde 25 pay alıyor. Şirket, çeşitli taşıma modlarını bir araya getiren multimodal çözümlerle müşterilerinin zaman ve maliyet beklentilerine cevap vermeye çalışıyor. Müşteri portföyünün yaklaşık yüzde 40’ını otomotiv sektörü oluşturuyor. Arabacı, otomotiv sektöründe üretim zincirindeki zaman kaybının yüksek maliyetlere yol açtığını belirterek, hızlı teslimatın bu alanda kritik önem taşıdığını ifade etti. ARC Grup, acil ve yüksek değerli otomotiv parçaları için handcarry hizmeti sunarak, Avrupa’ya 24 saat, diğer küresel destinasyonlara ise 48 saat içinde teslimat gerçekleştirebiliyor. Otomotivin yanı sıra gıda ve makine sanayisinde de faaliyet gösteren grubun alüminyum ve kimya sektörlerindeki iş hacminin de artış gösterdiği belirtiliyor. Son beş yılda ortalama yüzde 15 büyüme kaydeden ARC Grup, Avrupa merkezli operasyon modeli ile bu büyümeyi daha da artırmayı hedefliyor.

Yeşil Lojistik Avantajları

Avrupa pazarında karbon emisyonu kriterlerinin giderek daha belirleyici hale geldiğine dikkat çeken Arabacı, ARC Grup’un Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından verilen Yeşil Lojistik Belgesi’ni almaya hak kazanan az sayıda firmadan biri olduğunu belirtti. Filonun tamamının Euro 6 normuna uygun araçlardan oluştuğunu ifade eden Arabacı, sürdürülebilirlik odaklı yatırımların devam edeceğini vurguladı. Yeşil Lojistik Belgesi’nin çevresel ve ticari açıdan sağladığı avantajlara da değinen Arabacı, bu belge sayesinde teşviklerden yararlanma imkânı elde ettiklerini ve global şirketlerin ihalelerinde rekabet güçlerinin arttığını kaydetti.

Arabacı, son yıllarda artan finansman maliyetleri, KDV uygulamalarındaki değişiklikler ve yabancı firmalarla rekabet koşullarındaki eşitsizliklerin yerli taşımacılığı zorladığını ifade etti. Avrupa’daki lojistik şirketlerinin yaklaşık yüzde 2 faiz oranıyla 5 yıl vadeli araç finansmanı sağladığını belirten Arabacı, Türkiye’de kredi maliyetlerinin yüzde 40-45 seviyelerine kadar çıktığını söyledi. Bu durumun filo yatırımlarını doğrudan etkilediğini vurgulayan Arabacı, yüksek finansman maliyetleri nedeniyle Türk taşımacıların araçlarını yenilemekte zorlandığını kaydetti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu