Hükümetin Karadeniz Stratejisi: Ticaretin Kısıtlanması mı?
Hükümet, Karadeniz’deki ticaret gemilerine yönelik kısıtlamalar getirirken, güvenlik endişeleri artıyor.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Karadeniz’deki artan tehditler karşısında yalnızca risk uyarılarıyla yetinmekte ve sorumluluğu denizcilik şirketlerine devretmektedir. Ukrayna’nın savaşın etkisiyle gemilere yönelik saldırılar düzenlemesi, hükümetin ticaretin durdurulması yönünde bir çözüm bulmasına neden oldu. Çanakkale’den Karadeniz’e geçiş yapmak isteyen gemilerin çeşitli bahanelerle geçiş izinleri iptal edilirken, hükümet, güvenlik sağlanamadığı için bu gemilere sadece ‘tehlikeyi göze alıyorsanız gidin’ uyarısında bulunmaktadır. Ancak, gemilere yönelik saldırılara karşı sessiz kalınması dikkat çekmektedir.
Ukrayna, Türkiye’nin Münhasır Ekonomik Bölgesi dahil olmak üzere birçok Türk gemisini hedef alarak saldırılar düzenlemiştir. Bu saldırılar arasında bir balıkçı teknesinin batırılması da bulunmaktadır. Uzmanlar, Türkiye’nin Ukrayna’ya yaptırım uygulaması, vurulan gemiler için tazminat talep etmesi ve Kiev’e silah sevkiyatlarını durdurması gerektiğini savunuyor. Ancak hükümet, devletin yaptırım gücünü kullanmak yerine ‘itidale çağıran’ açıklamalarla durumu geçiştirmektedir. Hayatını kaybeden denizciler, devlet yetkililerinin katılmadığı cenaze törenlerinde sessizce toprağa verilmektedir.
Gemilerin güvenliğini sağlayamayan hükümet, Rusya limanlarına giden ticari gemilerin geçişlerini durdurmaya başlamıştır. Bloomberg’in haberine göre, Türkiye, bölgedeki ticari gemi trafiğini kısıtlamaya yönelmiştir. Çanakkale Boğazı’ndan yapılan transit geçiş başvurularında gecikmeler ve kısıtlamalar yaşandığı belirtilmektedir. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Rusya’nın Novorossiysk Limanı’na giden bazı gemilere çeşitli gerekçelerle geçiş izni vermemekte ve başvuruların incelenmesi için ek süre talep edilmektedir.
Bu kısıtlamaların, Türk sahipli gemiler de dahil olmak üzere ticari filoları hedef alan artan saldırılar nedeniyle alındığı ve Karadeniz’e gemi akışını ciddi şekilde kısıtlayacağı ifade edilmektedir. Ayrıca, bu kısıtlamaların Ukrayna limanlarına giden bazı gemileri de kapsayabileceği öne sürülmektedir. Çanakkale’de 10’dan fazla geminin bu şekilde durdurulduğu öğrenilmiştir ve Marmara ile Karadeniz’deki diğer limanlarda da benzer uygulamaların başlaması beklenmektedir.
Hükümet kaynakları, Karadeniz’deki gemilerin güvenliği hakkında yapılan sorgulamalara, egemenlik sahası dışındaki eylemlere dahil olmanın ‘savaşta taraf olmak’ anlamına geleceğini belirterek yanıt vermektedir. Tüm ticari gemilerin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından uyarıldığı ifade edilmektedir. Hükümet, bu uyarılara rağmen bölgeye giden gemilerin ‘riski kabul ederek hareket ettiklerini’ savunmakta ve sonrasında herhangi bir müdahalede bulunmamaktadır. Bu yaklaşım, Karadeniz’deki ticaretin gözden çıkarıldığını göstermektedir.
Oysa Karadeniz’deki gemi ticareti, hem Türkiye hem de dünya için büyük bir öneme sahiptir. Tahıl ticaretindeki aksaklıklar, küresel ölçekte etkiler yaratabilir. Türkiye, her yıl Karadeniz üzerinden Rusya’ya tonlarca meyve ve sebze ihraç etmektedir. Türk üreticileri, Rus uçağının düşürülmesi ve ticaretin durma noktasına gelmesi sürecinin tekrar yaşanmasından endişe duymaktadır.
Özellikle Rusya’dan deniz yoluyla gelen petrol, Türkiye’nin enerji güvenliği açısından kritik bir rol oynamaktadır. Türkiye, yıllık petrol ithalatının yarısını Rusya’dan deniz yoluyla gerçekleştirmektedir. Yıl boyunca, gemilerin boyutuna göre 100 ile 400 arasında sefer yapılarak yaklaşık 15 milyon ton petrol ülkemize ulaşmaktadır. Petrol tankerlerine yönelik saldırıların sürmesi, Karadeniz’i barış denizi olmaktan çıkararak savaş gemileriyle doldurabilir.
Karadeniz, büyük savaşlara rağmen istikrar denizi olarak kalmayı başarmışken, 2022 yılından itibaren Kiev yönetiminin serseri mayınları, kamikaze insansız deniz araçları ve son saldırılarıyla tehlikeli bir hale dönüşmüştür.
Ukrayna’nın düzenlediği saldırılardan biri olan ve denizci Savaş Çakar’ın hayatını kaybettiği Reyhan Sarı olayı, Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne taşınacaktır. Haberdenizde.com’un haberine göre, Türk bayraklı kuru yük gemisinin sahibi T ve O Denizcilik ile birlikte 15 mürettebat, Ukrayna’ya karşı dava açacaktır. Sivil ticaret gemilerinin uluslararası kurallar çerçevesinde korunması gerektiği ve askeri hedef olarak görülemeyecekleri vurgulanan başvuru dilekçesinde, Ukrayna’nın Türk bayraklı Reyhan Sarı gemisini ve mürettebatını hedef alarak sivilleri öldürmeye yönelik bilinçli bir saldırı gerçekleştirdiği belirtilmektedir. Bu saldırıların insanlık suçu niteliğinde olduğu, misket mermisi ve zırh delici özellikteki mühimmat kullanılarak gerçekleştirildiği ifade edilmektedir.
KAYNAK: AYDINLIK




