Goldman Sachs: Hürmüz Boğazı Krizi Petrol Piyasasını Sarabilir
Goldman Sachs, Hürmüz Boğazı’ndaki kesintilerin petrol arzında büyük bir krize yol açabileceğini belirtti.
Goldman Sachs, İran ile yaşanan çatışmalar ve Hürmüz Boğazı’ndaki kesintilerin, petrol piyasasında tarihin en büyük arz şokunu tetiklediğini ifade ederek, 2026 yılı için petrol fiyat tahminlerini revize etti. Banka, Brent petrol fiyatının ortalama 85 dolar, WTI petrol fiyatının ise 79 dolar olacağını öngörüyor. Ayrıca, arz kayıplarının yüz milyonlarca varile ulaşabileceği uyarısında bulundu. Enerji piyasalarında kısa vadeli dalgalanmalara rağmen yukarı yönlü risklerin devam ettiği vurgulandı.
Goldman Sachs analistleri, Hürmüz Boğazı’ndaki kesintilerin ve İran savaşı ile birlikte, küresel petrol piyasasında önemli bir arz sıkıntısı yaşandığını belirtiyor. Enerji arzının büyük ölçüde Orta Doğu’da yoğunlaşması ve bölgedeki altyapının kırılgan yapısı, bu krizin daha da derinleşmesine neden oluyor.
Banka, petrol fiyatlarına dair beklentilerini yukarı yönlü olarak güncelledi. Brent petrol için 85 dolar, WTI petrol için ise 79 dolar tahmin ediliyor. Bu değişikliğin arkasında, Hürmüz Boğazı’ndaki petrol akışının uzun süre düşük kalacağı beklentisi yatıyor.
Goldman Sachs’ın temel senaryosuna göre Hürmüz Boğazı’ndan petrol akışı, altı hafta boyunca normal seviyenin yalnızca %5’i kadar kalacak. Ardından, bir ay içinde kademeli bir toparlanma bekleniyor. Ancak bu süreçte, küresel petrol arzında ciddi bir daralma yaşanması muhtemel.
Analizlere göre, Orta Doğu’daki üretim kaybı günlük 11 milyon varilden 17 milyon varile kadar çıkabilir ve toplamda 800 milyon varilin üzerinde bir arz kaybı yaşanabilir. Bu durum, modern enerji piyasalarında benzeri görülmemiş bir şok anlamına geliyor.
Piyasalarda yaşanan sert dalgalanmalara rağmen petrol fiyatları yüksek seviyelerde kalmaya devam ediyor. Brent petrol fiyatları 112 dolar civarında, WTI ise 98 dolar seviyesinde işlem görüyor. Brent ile WTI arasındaki farkın 14 doların üzerine çıkması, küresel arz riskinin fiyatlara yansıdığını gösteriyor.
Uzmanlar, son günlerde görülen sınırlı fiyat düşüşlerinin düşük likidite ve kâr realizasyonu gibi teknik nedenlerden kaynaklandığını belirtiyor. Ancak genel eğilim yukarı yönlü olmaya devam ediyor ve petrolün 120 dolar seviyesini yeniden test etme olasılığı bulunuyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik sert ültimatomu, piyasalardaki risk algısını artırdı. Trump, Hürmüz Boğazı’nın açılmaması durumunda İran’ın enerji tesislerini hedef alacaklarını açıkladı. İran ise bölgedeki enerji altyapısını vurma tehdidinde bulundu ve krizin daha da büyüyebileceğini duyurdu.
Savaşın en kritik boyutlarından biri enerji tesislerine yönelik saldırılar oldu. Körfez’de önemli enerji tesisleri hasar gördü ve Hürmüz Boğazı’ndan geçen sevkiyat büyük ölçüde aksadı. Küresel arzın yaklaşık %20’si risk altında.
Krizin etkileri bölge genelinde hissediliyor. Irak’ta, yabancı şirketlerin işlettiği sahalarda “force majeure” ilan edildi ve günlük üretim 3,3 milyon varilden 900 bin varile düştü. Bu durum, küresel arz sıkışıklığını daha da artırıyor.
Arz sıkışıklığını hafifletmek amacıyla ABD, denizde bekleyen İran petrolüne yönelik yaptırımları geçici olarak kaldırdı. Bu adım sonrası Hindistan rafinerileri İran petrolü alımına hazırlanıyor ve Asya’daki diğer alıcılar da benzer adımları değerlendiriyor.
Goldman Sachs’a göre mevcut kriz, yalnızca geçici bir şok değil, aynı zamanda enerji piyasalarının yapısal kırılganlıklarını ortaya çıkaran bir dönüm noktası. Petrol üretiminin belirli bir coğrafyada yoğunlaşması ve altyapının kırılganlığı, benzer krizlerin gelecekte de yaşanabileceğine işaret ediyor. Bu nedenle piyasalarda sadece fiyat değil, enerji güvenliği tartışmaları da yeniden ön plana çıkmış durumda.




