Dünya Petrol Piyasasında Stoklar Hızla Tükeniyor

Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla petrol stokları hızla azalıyor, fiyat artışı ve yakıt kıtlığı riski artıyor.

Hürmüz Boğazı’nın yaklaşık iki buçuk aydır kapalı kalması, küresel petrol piyasalarında önemli bir etki yarattı. Bu durum, stratejik rezervlerden salınan petrol stoklarının hızla erimesine neden oldu. Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) verilerine göre, mart ve nisan aylarında dünya genelindeki petrol stokları yaklaşık 250 milyon varil azaldı. Bu düşüş, enerji piyasalarında yakıt kıtlığı ve sert fiyat artışları riskinin arttığını gösteriyor.

Wall Street Journal’ın haberine göre, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla birlikte petrol piyasalarında güvenlik tamponu hızla tükeniyor. Enerji sektöründe, stokların kritik seviyelere yaklaşması nedeniyle önümüzdeki haftalarda yakıt kıtlığı ve fiyat artışları riski büyüyor. Savaşın ilk dönemlerinde yüksek stok seviyeleri sayesinde bir arz krizinin önüne geçilmişti, ancak son dönemde rezervlerdeki hızlı düşüş bu durumu tehdit ediyor.

JPMorgan Chase’in hesaplamalarına göre, Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması, gelişmiş ülkelerdeki stokların önümüzdeki ay operasyonel stres seviyelerine düşmesine neden olabilir. ABD’de benzin fiyatları son yılların en yüksek seviyelerine yaklaşırken, stokların daha da azalması akaryakıt fiyatlarında sert yükselişlere yol açabilir. Ayrıca, havayolu şirketlerinin de jet yakıtı sıkıntısı nedeniyle uçuş planlarını yeniden gözden geçirdiği bildiriliyor.

Piyasalardaki ilk rahatlama, İran ve Rusya’dan gelen ek arz ile sağlanmıştı. Ancak her iki ülkenin de milyonlarca varil petrolü tankerlerde beklettiği belirtiliyor. ABD ve Batılı ülkelerin stratejik rezerv salımlarıyla piyasaya müdahale ettiği, IEA üyesi 32 ülkenin 8 Mayıs’a kadar yaklaşık 164 milyon varillik rezerv kullandığı ifade ediliyor. Bu rezerv kullanımı, Körfez’den kaybolan günlük yaklaşık 10 milyon varillik arzı telafi etmeye yardımcı olsa da yeni üretim anlamına gelmiyor. IEA, rezervlerin yeniden doldurulabilmesi için üç yıl boyunca günlük ek 1 milyon varillik üretime ihtiyaç olduğunu hesapladı.

Asya’da ise stok düşüşlerinin daha sert yaşandığı gözlemleniyor. Bölge, savaş öncesinde Körfez petrolüne en bağımlı bölge olarak dikkat çekiyor. Goldman Sachs tahminlerine göre, Hindistan, Tayland ve Tayvan’ın rafine ürün kıtlığı riski hızla artmakta. Bazı Asya ülkeleri yakıt tasarrufu önlemleri alırken, bazı rafineriler üretimi kısıtmakta ve bazı ülkeler iç piyasayı korumak amacıyla ihracatı sınırlamakta.

Yüksek petrol fiyatları ve zayıflayan ekonomik büyüme, küresel petrol talebini baskılamaya devam ediyor. IEA, bu yıl küresel petrol talebinde bir daralma bekliyor ve en büyük düşüşün ikinci çeyrekte yaşanabileceğini ifade ediyor. Fiziksel petrolün vadeli kontratlara göre primi son haftalarda gerilerken, Kuzey Denizi petrolünün Brent’e karşı primi nisan ortasında varil başına 35 dolara kadar yükseldikten sonra mayıs başında yaklaşık 3 dolara düştü.

Brent petrol, perşembe günü yaklaşık 105 dolardan işlem görürken, bazı analistler Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmaya devam etmesi halinde petrol fiyatlarının gelecek ay 130-140 dolar aralığına yükselebileceğini öngörüyor. Uzmanlar, Washington ile Tahran arasında hızlı bir anlaşma sağlansa bile Körfez’den petrol sevkiyatının kısa sürede normale dönmesinin zor olduğunu belirtiyor. Mayın temizliği, altyapı onarımları ve deniz taşımacılığı sorunlarının toparlanma sürecini geciktirebileceği ifade ediliyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu