Trump’ın Çin Ziyareti: İyimser Mesajların Gerçekliği Nedir?

Trump, Çin ziyareti sonrası iyimser mesajlar verdi. Ancak Pekin’den gelen açıklamalar bu iyimserliği sorgulatıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Çin Halk Cumhuriyeti’ne gerçekleştirdiği resmi ziyareti tamamlayarak, iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi yönünde olumlu bir izlenim bıraktı. Trump, özellikle İran, Tayvan gibi konulardaki derin görüş ayrılıklarına rağmen, ziyaretin oldukça verimli geçtiğini vurguladı.

Sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Çin lideri Şi Cinping’in kendisini birçok başarı dolayısıyla tebrik ettiğini ve eski Başkan Joe Biden dönemine atıfta bulunarak ABD’yi ‘belki de gerileyen bir ülke’ olarak tanımladığını belirtti.

Trump’ın İyimserliği ve Gerçekler

Çin lideri Şi, Trump’ı resmi konutu Zhongnanhai’de ağırladı. Görüşmeler öncesinde gazetecilere açıklama yapan Trump, “Gerçekten harika birkaç gün geçirdik” dedi. Ancak DW Türkçe’nin haberine göre, Trump’ın ABD-Çin ilişkilerine dair iyimser görüşü, iki süper güç arasındaki en zorlu konularla örtüşmüyor.

Trump, Fox News’e verdiği röportajda, Şi’nin görüşmelerde İran konusunda yardım teklif ettiğini belirtse de, Pekin, İran savaşının çözümünde daha aktif bir rol üstlenme konusunda isteksiz kaldı. Beyaz Saray, ayrıca Çin’in, ABD toplumunda büyük zarara yol açan yasa dışı fentanil üretimi için gerekli kimyasalların Meksika’ya akışını durdurması için daha fazla çaba göstermesini talep ediyor.

Trump, Şi’yi “sıcakkanlı bir insan” olarak nitelendirirken, onun işine son derece odaklandığını ifade etti. Cuma günü yapılan görüşmeler öncesinde Çin Dışişleri Bakanlığı, Şi-Trump görüşmelerinin dünyaya “istikrar” sağladığını duyurdu.

Tayvan Meselesi Üzerine Uyarılar

Çin lideri Şi, özel görüşmeler sırasında Trump’ı Tayvan konusundaki görüş ayrılıklarının kötü yönetilmesi durumunda dünyanın büyük güçlerini “çatışmalara ve hatta savaşlara” sürükleyebileceği konusunda uyardı. Trump, Washington ile Pekin arasında özel bir ilişki olduğunu belirtmesine rağmen, Şi’nin Tayvan konusundaki sert tutumu görüşmelere damgasını vurdu.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, NBC News’e yaptığı açıklamada, ülkesinin Tayvan’a yönelik politikasının değişmediğini ve Çin’in Tayvan’ı zorla ele geçirmeye çalışmasının büyük bir hata olacağını ifade etti. Trump, Tayvan’ın Amerika’nın yarı iletken işini “çaldığını” savunarak, bu ülkenin kendisini koruyan ABD’ye ödeme yapmasını talep ediyor.

Hürmüz Boğazı ve Enerji Tartışmaları

Liderler, İran savaşının başlamasından bu yana kapalı olan Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması gerektiği konusunda hemfikir. Trump, Şi’nin bu konuda yardım teklif ettiğini belirterek, “Hürmüz Boğazı’nın açıldığını görmek istiyor. Herhangi bir şekilde yardımcı olabilirim” dedi. Ancak Çin’in İran ile olan stratejik ortaklığı nedeniyle ne tür bir yardım sunacağı belirsizliğini koruyor.

Trump, görüşmelerinin ardından yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, Şi’nin boğazdan geçen gemilere geçiş ücreti uygulanmasına karşı olduğunu ve Çin’in gelecekte Körfez petrolüne bağımlılığını azaltmak için ABD petrolü satın alma konusuna ilgi duyduğunu belirtti.

Trump, Çin ile “harika ticaret anlaşmaları yaptığını” da ifade etti, ancak bu anlaşmaların detaylarını vermedi. Fox News’e yaptığı açıklamada, Şi’nin 200 adet Boeing uçağı satın almayı taahhüt ettiğini söyledi. Ayrıca, Pekin’in Amerika’dan soya fasulyesi satın alma konusuna da ilgi gösterdiğini belirtti.

İki lider, Çin’in ABD’den daha fazla tarım ürünü almasını ve her iki tarafın birbirlerinin pazarlarına yatırım yapma fırsatlarını genişletmesini görüşmüştü. Trump yönetimi, ülkeler arasındaki ticari anlaşmazlıkları ele almak üzere Çin ile bir ticaret kurulu oluşturmak için çalışmalar başlatmayı planlıyor. Trump, Pekin’e gitmeden önce, enerji fiyatlarının artmasına neden olan İran savaşının önemini küçümseyen açıklamalarda bulunmuştu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu