Fed’in Faiz Kararına Dair İyimser Beklentiler Devam Ediyor

Fed’in sıkı para politikası endişelerine rağmen, bazı ekonomistler yıl sonuna kadar faiz artışı olmayacağını öngörüyor.

ABD Merkez Bankası’nın (Fed) sıkı para politikası uygulayacağına dair endişeler sürerken, bazı ekonomistler yılın kalan kısmında faiz artışı olmayacağına dair iyimser tahminlerde bulunuyor. Şubat ayından bu yana süregelen ABD/İsrail-İran gerilimleri, Fed’in güvercin bir politika izleyeceği beklentilerini değiştirmişti.

Hürmüz Boğazı’ndaki enerji tedarikinde yaşanan sorunlara rağmen açıklanan makroekonomik verilerin, enflasyonist baskıların beklenildiği kadar etkili olmadığını göstermesi, Fed’in sıkı para politikası uygulama ihtimallerini zayıflatmış durumda. Ancak, çatışmaların yeniden tırmanması ve petrol fiyatlarının 100 dolara yaklaşması, faiz artışına dair endişeleri yeniden gündeme getirdi.

Uzmanlar, enflasyonist etkilerin sınırlı olduğunu ve gümrük tarifelerinin fiyatlara yansıdığını belirterek, Fed’in yılın geri kalanında faiz artırımına gitmeyeceğini öngörüyor. ABN Amro Ekonomik Modelleme Sorumlusu ve Kıdemli ABD Ekonomisti Rogier Quaedvlieg, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Fed’in temmuz toplantısında politika faizini sabit tutacağını öngördüğünü ifade etti.

Hürmüz Boğazı çevresindeki gerginliğin ve petrol fiyatlarındaki artışın Fed üzerindeki baskıyı artırdığını aktaran Quaedvlieg, Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) son tutanaklarının, yetkililerin iki olası senaryo öngördüğünü gösterdiğini belirtti. Bu senaryolardan biri, enflasyonun kısa sürede düzelmesi ve faiz oranlarının sabit kalması, diğeri ise enerji fiyatları ve yapay zeka kaynaklı talep baskılarının enflasyonu daha inatçı hale getirmesi ve ek para politikası sıkılaştırmasını gerektirmesi.

Quaedvlieg, Fed’in son dönemdeki açıklamalarının, üyelerin bu senaryolardan hangisini benimsediklerini yansıttığını belirtti. Geçmiş verilerin, enflasyonun kısa sürede düzeleceği senaryosunu desteklediğini, ancak petrol fiyatlarındaki artışın diğer senaryonun olasılığını artırdığını vurguladı.

Yeni gümrük tarifelerinin etkilerinin de takip edildiğine dikkat çeken Quaedvlieg, bu tarifelerin 301. Bölüm kapsamında uygulandığını ve daha sağlam hukuki temellere dayandığını belirtti. Tarife etkilerinin fiyatlara yansıdığını ve ek bir enflasyonist etki olasılığını sınırladığını ifade etti. Temel senaryolarının, politika faizinin yılın geri kalanında sabit kalacağı yönünde olduğunu, ancak eylül ayındaki toplantının faiz artışı için hala bir olasılık olarak görüldüğünü aktardı.

Quaedvlieg, faiz oranlarının sabit kalabilmesi için İran çevresindeki gerilimlerin haftalar içinde önemli ölçüde azalması gerektiğini vurguladı. ING Uluslararası Başekonomisti James Knightley de, enflasyonun yavaşlamasının Fed’i şahin politikalardan uzak tuttuğunu belirtti. Haziran ayında Fed’in şahin bir tutum sergilemesinin ardından enflasyonun yavaşlaması ve istihdam verilerinin zayıf gelmesinin, piyasalardaki faiz artışı beklentilerini azalttığını ifade etti.

Knightley, Fed’in faiz artışı yapıp yapmayacağı konusunda tam olarak ikiye bölündüğünü, dokuz üyenin faiz artışı beklerken diğer dokuz üyenin faizlerin sabit kalacağını öngördüğünü belirtti. İstihdam artışının ılımlı seyri ve enflasyon baskılarının hafiflemesi göz önüne alındığında, politika faizinin önümüzdeki yaza kadar sabit kalacağı yönündeki tahminlerini sürdürdüklerini ifade etti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu