Alphabet’in Dev Tahvil İhracı Yapay Zeka Borçlarını Artırdı
Alphabet’in tarihi tahvil ihracı, yapay zeka yatırımları için borçlanmayı artırdı ve piyasalarda endişelere yol açtı.
Teknoloji alanında yapay zeka hakimiyeti için yaşanan rekabet, şirketlerin finansman yöntemlerini köklü bir şekilde değiştiriyor. Google’ın ana şirketi Alphabet, yapay zeka yatırımlarını desteklemek amacıyla küresel tahvil piyasalarında benzeri görülmemiş bir borçlanma sürecine girdi. Ancak bu büyük borçlanma, teknoloji sektörünün kredi notları ve özel kredi piyasaları üzerinde ciddi endişelere neden oldu.
Alphabet, geçtiğimiz Pazartesi günü gerçekleştirdiği ABD doları bazlı tahvil satışında, başlangıçta planlanan 15 milyar doların çok üzerinde, toplamda 20 milyar dolar borçlandı. Şirketin tahvil sipariş defteri 100 milyar doları aşarak tarihin en büyük taleplerinden birine sahne oldu.
Şirket, İsviçre ve İngiltere pazarlarına girmeyi planlarken, teknoloji sektöründe 1990’ların sonundaki dot-com çılgınlığından bu yana bir ilki gerçekleştirerek 100 yıllık tahvil ihraç etmeyi hedefliyor. Ayrıca, bu yıl veri merkezleri ve yapay zeka altyapısı için 185 milyar dolarlık bir sermaye harcaması yapacağını duyurdu. Bu miktar, Alphabet’in son üç yıldaki toplam harcamasından daha fazla.
Sektördeki büyük oyuncular, yani “Hyperscaler” olarak adlandırılan devler (Meta, Amazon, Microsoft, Oracle vb.), yapay zeka alanındaki yatırımlarını artırıyor. ABD’nin en büyük dört teknoloji şirketinin toplam sermaye harcamalarının 2026 yılında 650 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Morgan Stanley, bu devlerin borçlanmasının 2025’teki 165 milyar dolardan bu yıl 400 milyar dolara yükselebileceğini öngörüyor. Bu durum, kurumsal tahvil ihraçlarının toplamda 2,25 trilyon dolarlık rekor bir seviyeye ulaşmasına yol açabilir.
Ancak, teknoloji devlerinin büyük miktarda borçlanması, 3 trilyon dolarlık özel kredi piyasasında sarsıntılara neden oluyor. Özellikle Anthropic gibi yeni yapay zeka araçları, geleneksel yazılım şirketlerinin iş modellerini tehdit ediyor. Yazılım sektöründeki belirsizlikler nedeniyle büyük özel kredi portföylerine sahip varlık yöneticilerinin hisseleri geçen hafta %7 ila %12 arasında değer kaybetti.
UBS, özel kredi piyasasında temerrüt oranlarının %13’e kadar yükselebileceği konusunda uyarıda bulundu. Bu oran, yüksek getirili tahviller için öngörülen %4’lük stres seviyesinin oldukça üzerinde.
Piyasalarda 1997-98 ve 2005 dönemlerine benzer bir “kredi performans düşüklüğü” beklentisi olsa da, analistler bunun henüz bir döngü sonu olmadığını düşünüyor. Ancak Alphabet’in raporlarında belirttiği “kapasite fazlası” riski ve yapay zeka yatırımlarının geri dönüş hızı, bu devasa borç yükünün geleceğini belirleyecek.




