Atık Isı ile 658 Bin Haneye Yetecek Elektrik Üretildi

Türk çimento sektörü, atık ısı geri kazanımı ile 658 bin haneye yetecek elektrik üretti. Yeşil dönüşüm ve dijitalleşme ön planda.

Hamide HANGÜL

Türk çimento sektörü, yeşil dönüşüm ve dijitalleşme süreçlerini fabrikalarına entegre etmeye devam ediyor. Geri kazanım ve verimlilik odaklı yaklaşım sayesinde, 17 fabrikada bulunan 27 hat üzerindeki atık ısı geri kazanım tesislerinde 2,3 ton atık yakıt kullanılarak, yaklaşık 658 bin hanenin günlük elektrik tüketimine eşdeğer enerji üretimi gerçekleştirildi. Bu miktar, 2,6 milyon kişinin günlük enerji ihtiyacını karşılamaya yeterli.

Depremlerin şehirlerin güvenli inşası üzerindeki etkileri, beton ve çimento sektöründe iklim değişikliği ile birlikte önemli değişimlerin yaşandığını gözler önüne seriyor. Türk çimento sektörü, güvenli yapıların sadece malzeme ile değil, aynı zamanda doğru tasarım, mühendislik ve denetim süreçleriyle mümkün olduğunu vurguluyor. Küresel iklim politikalarına uyum sağlamak amacıyla yeşil, dijital ve insan odaklı dönüşüm hedeflerine odaklanılıyor.

Üreticiler, yeşil dönüşümün dijitalleşmeden ayrı düşünülemeyeceğini belirterek, veri odaklı yönetim, yapay zekâ uygulamaları ve ileri üretim teknolojilerinin sektördeki her alanda belirleyici rol oynadığını ifade ediyor. Türk çimento sektörü, bu dönüşüm için güçlü yatırımlar yaparak hazırlıklarını sürdürüyor.

Türkiye Çimento Sanayicileri Birliği (TÜRKÇİMENTO), mimarlık öğrencilerine yönelik düzenlediği Betonart Mimarlık Yaz Okulu’nun 22’ncisini bu yıl Elazığ’da, Fırat Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ev sahipliğinde gerçekleştirdi. Törende konuşan TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, iklim değişikliği ile uyum sağlamak için geliştirilen küresel politikaların üretim modellerini ve maliyet yapılarını köklü bir şekilde değiştirdiğini dile getirdi.

Bozay, Türk çimento sektörünün bu süreci yalnızca bir uyum zorunluluğu olarak değil, uzun vadeli rekabet gücünü artıracak stratejik bir dönüşüm olarak gördüğünü vurguladı. Bu dönüşümün merkezinde yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm ve insan odaklı dönüşüm olmak üzere üç temel alan yer alıyor. Bozay, “Yeşil dönüşüm, dijitalleşmeden ayrı düşünülemez. Veri odaklı yönetim ve ileri üretim teknolojileri, karbon emisyonlarının azaltılmasından kaynak verimliliğine kadar her alanda kritik bir rol üstleniyor.” dedi.

Bozay, elektrik tüketimlerinin yaklaşık yüzde 10’unun atık ısı geri kazanımı, güneş ve rüzgâr gibi sürdürülebilir kaynaklardan sağlandığını belirterek, “Bu yatırımlar, çevresel sorumluluğumuzu yerine getirmenin yanı sıra sektörümüzün rekabet gücünü de artırıyor. Ancak, önümüzdeki yolculuk daha kapsamlı bir dönüşüm gerektiriyor.” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin 2053 net sıfır hedefleri doğrultusunda alternatif yakıt kullanım oranlarının yüzde 80 seviyelerine çıkarılması, klinker oranının düşürülmesi ve yeni nesil düşük karbonlu üretim teknolojilerinin yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çeken Bozay, “AB ülkeleri ve ABD’de hazırlanan yol haritalarında, klinker kullanım oranının azaltılması, karbon yakalama ve depolama teknolojilerinin yaygınlaştırılması gibi temel çözüm alanları vurgulanıyor. Bu başlıklar arasında, ülkemizde düşük emisyon hedeflerine en hızlı ve maliyet etkin katkıyı sağlayacak adımın klinker kullanım oranının azaltılması olduğunu değerlendiriyoruz.” dedi.

Küratör Yüksek Mimar Can Tamirci, yaz okulunun genç mimar öğrencileri için önemine değinerek, “Bu yıl standart sapma teması ile mimarlıkta alışılmış kalıpların dışına çıkmayı amaçladık. Mimarlığın gelişimi, farklı düşünme ve yeni çözümler üretme süreçlerinden besleniyor. Geleceğin mimarı, yalnızca tasarım yapan değil, doğru soruları soran ve anlam üreten bir aktör olacaktır.” ifadelerini kullandı.

Bozay, 30 Haziran-9 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen yaz okulunun, 1999 Marmara depreminden sonra betonun doğru anlaşılması ve kullanılması amacıyla oluşturulduğunu belirtti. Bugüne kadar 550’den fazla mimarlık öğrencisinin katıldığı bu yaz okulunun, güvenli yapıların temeli olan betonun doğru kullanımı ve mühendislik süreçlerinin önemini vurguladığını ifade etti. Bozay, “Güvenli şehirler için doğru malzeme kullanımı kadar, doğru bilgi ve bilinç de büyük önem taşıyor. Amacımız bu bilinci genç nesillere aktarmaktır.” dedi.

Çimento endüstrisinde düşük karbonlu üretim ve emisyon azaltımının öncelikler arasında yer aldığını belirten Bozay, “Sektörümüzün dekarbonizasyonu için kapsamlı araştırmalar yaparak yol haritamızı hazırladık.” diyerek, alternatif yakıt kullanımı ve atık ısı geri kazanımının önemine dikkat çekti. 2025 yılı itibarıyla alternatif yakıt kullanımının 2,3 milyon tona ulaşacağı ve sektörün ısıl enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 13,2’sinin alternatif yakıtlardan karşılanacağı öngörülüyor. Ayrıca, 7,7 milyon ton alternatif ham madde kullanılarak doğal kaynakların korunmasına katkı sağlandığı ve üretim süreçlerinde kaynak verimliliğinin artırıldığı ifade edildi. Bugün 17 fabrikada, 27 hat üzerinde kurulu atık ısı geri kazanım tesisleri ile 164,5 megawatt gücünde enerji üretimi gerçekleştiriliyor. Bu yatırımlar sayesinde, yaklaşık 658 bin hanenin günlük elektrik tüketimine eşdeğer enerji üretiliyor, bu da 2,6 milyon kişinin günlük enerji ihtiyacını karşılıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu