Veri Merkezleri Artışı, ABD’nin Gaz Kapasitesini İki Katına Çıkarıyor
Yapay zekâ talebiyle ABD, gazla çalışan elektrik kapasitesini artırırken, veri merkezlerinin çevresel etkileri de tartışma konusu oluyor.
Yapay zekâ alanındaki hızlı gelişmeler, ABD’nin gazla çalışan elektrik üretim kapasitesini iki katına çıkarmasına olanak tanıyor. Yeni bir analize göre, bu durumun temel nedeni, artan veri merkezi talepleri. Küresel Enerji Monitörü (Global Energy Monitor – GEM) tarafından yayımlanan rapora göre, ABD, yapay zekâ için gerekli veri merkezlerinin inşasıyla birlikte gaz projelerinde %76’lık bir artış yaşadı.
Çin, uzun yıllar boyunca yeni gaz santralları ekleme konusunda ABD’yi geride bırakmıştı. Ancak son dönemde yaşanan veri merkezi inşaatındaki çılgınlık, bu denklemi değiştirdi. ABD, şu anda Çin’in iki katı kadar gazla çalışan elektrik üretim kapasitesi inşa ediyor ve diğer ülkelerden daha fazla yeni kapasite oluşturuyor. Ocak ayından bu yana, ABD’deki gazla çalışan elektrik üretim kapasitesi %50 artarak 378 GW’a ulaştı. Bu miktar, dünya genelindeki toplamın yaklaşık üçte birine tekabül ediyor.
GEM’in verilerine göre, bu projelerin tamamlanması durumunda ABD’nin gazla çalışan santral kapasitesi %66 oranında artacak ve bunun maliyeti 647 milyar doları aşacak. Yeni kapasitenin yarısı, yapay zekâdan kaynaklanan artan elektrik talebini karşılamak amacıyla inşa edilen veri merkezleriyle doğrudan bağlantılı. Gazın bu merkezlerde yenilenebilir enerji yerine kullanılması, ABD’nin elektrik üretiminden kaynaklanan emisyonlarını %20 oranında artırma riski taşıyor.
GEM proje yöneticisi Jenny Martos, “Geçtiğimiz yıl gazla çalışan veri merkezlerine yönelik projelerde büyük bir artış yaşandı ve bunun iklim açısından önemli sonuçları olacak” dedi. Martos, bu altyapının inşa edilmesinin uzun vadede kirliliği artıracağına ve tüketicilere yansıyacak maliyetlere neden olacağına dikkat çekti.
ABD Başkanı Donald Trump, Çin’in fosil yakıt kullanımını artırmasının, ABD’nin emisyonlarını azaltma çabalarını etkisiz kıldığını savunuyor. Ancak yapay zekâ için yeni altyapı kurma yarışı, çevre düzenlemelerinin gevşetilmesi ve Çin’in temiz enerjiye yönelmesiyle birlikte durumu değiştirmekte. Uluslararası Enerji Ajansı, ABD’nin kömür ve gaz santrallarına yapacağı harcamanın, yıllar sonra ilk kez Çin’in harcamasını geçeceğini öngörüyor.
Teknoloji devlerinin veri merkezi inşası için giriştikleri büyük yarış, bu santrallara enerji sağlamak için kullanılan gaz türbinlerinde tedarik sıkıntısına yol açtı. Bunun sonucunda bazı şirketler, daha küçük ve daha verimsiz türbinlere yönelmek zorunda kaldı. Ayrıca, planlanan 800’den fazla veri merkezinin üçte ikisinin kuraklıkla mücadele eden bölgelerde bulunması, su kaynakları üzerindeki baskıyı artırıyor. Heatmap’in yaptığı bir ankete göre, ABD’lilerin %75’i veri merkezlerinin yakınında yaşamak istemiyor. Bu durum, veri merkezlerine karşı muhalefetin hızla arttığını gösteriyor.
New York, temmuz ayında yeni hiper ölçekli veri merkezleri için izin verilmesine yönelik geçici bir yasak getiren ilk eyalet oldu. Kasım ayında yapılacak ara seçimlerde Cumhuriyetçilere zarar verme ihtimali bulunan bu tepkilere rağmen Trump yönetimi, yeni veri merkezlerinin inşasını desteklemekte ve süreci hızlandırmak için çevresel incelemeleri kaldırmaktadır.




