Prof. Dr. Kadıoğlu: “İki Yıllık Su Açığı Kısa Yağışlarla Kapatılamaz”

Prof. Dr. Kadıoğlu, iki yıllık su açığının birkaç aylık yağışla kapanamayacağını vurguladı.

Türkiye son iki yıldır ciddi bir kuraklıkla mücadele ediyor. Nisan ayının başında yaşanan zirai don, tarımsal üretim üzerindeki olumsuz etkileri artırdı. İstanbul Teknik Üniversitesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, bu durumu değerlendirerek, kuraklığın geçici bir sorun olmaktan çıkıp yapısal bir hale geldiğini ifade etti. Don olayının kuraklıkla birleşmesiyle etkilerin daha da arttığını vurguladı.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün (MGM) mart ayı verilerine göre, son üç ayda Türkiye genelinde yağış miktarlarında artış gözlemlense de bu durum uzun vadeli kuraklık sorununu çözmüyor. Kadıoğlu, kısa süreli yağışların yanıltıcı olabileceğini belirterek, iki yıllık su açığının birkaç aylık yağışla kapatılamayacağını, barajların, yeraltı sularının ve toprak neminin düzelmesi için süreklilik gerektiğini ifade etti.

24 aylık yağış endeksinin dikkate alınması gerektiğini belirten Kadıoğlu, özellikle Trakya, İç Batı Anadolu ve Orta Anadolu bölgelerinde ciddi bir kuraklık birikimi yaşandığını dile getirdi. Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ gibi illerin olağanüstü kuraklık koşullarında olduğunu, İstanbul’un Avrupa Yakası’nda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu aktardı. Güney Marmara ve İç Ege’de de kuraklığın etkili olduğunu vurguladı.

Kadıoğlu, son yağışlarla bazı bölgelerde baraj doluluk oranlarının arttığını ancak bunun kalıcı bir iyileşme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. İstanbul’a su sağlayan barajların doluluk oranının %70’lere çıkmasının yanıltıcı olabileceğini, Ankara ve İzmir’deki doluluk oranlarının ise %40 seviyelerinde kaldığını ifade etti. Bu durumun, kuraklığın bölgesel olarak hala ciddi bir sorun olduğunu gösterdiğini belirtti.

Nisan ayının başlarında 36 ilde etkili olan zirai donun, kuraklıkla birleşerek tarımsal üretimi olumsuz etkilediğini belirten Kadıoğlu, bu yılki durumu iki afetin üst üste gelmesi olarak tanımladı. Kuraklık nedeniyle toprak neminin düşük olduğunu, bu durumun donun etkisini artırdığını ifade etti. Ege ve Marmara bölgelerinde üzüm, zeytin ve çeşitli meyve türlerinin zarar gördüğünü, Karadeniz’de fındık ve çay, İç Anadolu’da ise tahıl ve şeker pancarının etkilendiğini belirtti.

Kadıoğlu, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle daha sık ve şiddetli kuraklık ve aşırı hava olaylarıyla karşılaşacağını vurgulayarak, tarım ve su yönetimi politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Tarım sigortalarının yaygınlaştırılması, modern sulama tekniklerine geçilmesi ve erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Aksi takdirde benzer afetlerin etkilerinin artacağını sözlerine ekledi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu