İslam Ekonomisi Harcamaları 2024’te 2,6 Trilyon Doları Geçti

2024’te İslam ekonomisi harcamaları 2,6 trilyon dolara ulaştı. Türkiye, Küresel İslam Ekonomisi Göstergesi’nde 6. sıraya yükseldi.

DinarStandard tarafından hazırlanan ve 2025/2026 Küresel İslam Ekonomisi Durum Raporu’nun 12. edisyonu, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi’nin desteğiyle İbn Haldun Üniversitesi’nin ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenen bir etkinlikte tanıtıldı. Rapora göre, dünya genelindeki iki milyar Müslümanın helal gıda, ilaç, kozmetik, muhafazakar moda, Müslüman dostu turizm ile medya ve eğlence alanlarındaki harcamaları, 2024 yılında 2,6 trilyon dolara ulaşacak. Helal gıda ve içecek harcamalarının 1,53 trilyon dolarla en büyük paya sahip olduğu ve 2029 yılı itibarıyla bu rakamın 2,06 trilyon dolara çıkmasının beklendiği belirtiliyor.

Türkiye, rapordaki Küresel İslam Ekonomisi Göstergesi (GIEI) sıralamasında 6. sıraya yükselerek, ilk 10’da en büyük sıçramayı gerçekleştiren ülke oldu. Küresel İslam ekonomisi harcamalarının 2029’da 3,56 trilyon dolara ulaşması ve İslami finans varlıklarının 2024’teki 5,99 trilyon dolardan 2029’da 9,72 trilyon dolara yükselebileceği öngörülüyor.

Türkiye’deki Müslüman tüketicilerin 2024’te altı temel helal ürün ve hizmet sektöründe yaptığı toplam 235 milyar dolarlık harcama, ülkeyi bu alanlarda küresel ölçekte önemli bir tüketici pazarı haline getirdi. Özellikle muhafazakar moda sektöründe Türkiye, hem güçlü bir iç pazar hem de önde gelen bir üretim ve ihracat merkezi olarak dikkat çekiyor.

Rapordaki ulusal kıyaslama endeksi GIEI’da Malezya birinci sırada yer alırken, onu Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Endonezya ve Bahreyn takip ediyor. Türkiye, 9. sıradan 6. sıraya yükselerek en güçlü gelişimi gösteren ülke olmayı başardı. GIEI, ülkelerin düzenleme, finans, ticaret, inovasyon ve sektörel gelişim gibi alanlardaki performansını bütüncül bir şekilde değerlendiriyor.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin konumu, lojistik ve ticaretin yanı sıra dijital altyapının artan önemini yansıtırken, Suudi Arabistan ve Endonezya ise İslami finans, helal üretim ve Müslüman dostu turizm alanlarındaki ilerlemelerini sürdürüyor. Rapor, büyümenin bir sonraki aşamasını bağımsızlık inşası olarak tanımlıyor ve bu doğrultuda helal değer zincirlerinin güçlendirilmesi, belgelendirme standartlarının geliştirilmesi ve tüketici güveninin artırılması gibi hedefler belirliyor.

İslam ekonomisiyle ilgili şirketlere yapılan yatırımlar, 2024/2025 döneminde 346 işlemle toplam 13,1 milyar dolara ulaştı. Bu yatırımların en büyük kısmı İslami finans alanına yönelirken, helal gıda, medya ve eğlence, Müslüman dostu turizm ile helal ilaç gibi sektörler de dikkat çekiyor. Suudi Arabistan, BAE, Endonezya, Azerbaycan ve Türkiye, toplam işlem değerinde öne çıkan ülkeler arasında yer alıyor ve bu durum, hem tüketici odaklı işletmelere hem de İslam ekonomisini destekleyen altyapıya yönelik sermaye akışlarının derinleştiğini gösteriyor.

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ülkelerinin helal ürün ithalatı 2024’te 421,5 milyar dolara ulaşırken, Türkiye, İİT pazarlarına 18,71 milyar dolar değerinde helal ürün ihraç ederek bu alandaki güçlü ticari varlığını ortaya koydu. Türkiye, en fazla helal ürün ihraç eden beşinci ülke konumunda. Brezilya, Çin, Hindistan, ABD ve Türkiye, İİT’ye yapılan toplam helal ürün ihracatının yüzde 32’sini gerçekleştiriyor.

Rapor, Müslüman tüketicilerin değer odaklı satın alma davranışındaki dönüşümü de gözler önüne seriyor. DinarStandard’ın sosyal dinleme analizi, boykot eylemleri öncesi ve sonrası dönemlerde 86 milyondan fazla etkileşimi takip etti. Bu bulgular, ahlaki normlarla uyumlu, yerel ve alternatif markalara olan ilginin sürdüğünü gösteriyor.

2025/2026 Küresel İslam Ekonomisi Durum Raporu, yapay zeka destekli helal belgelendirme, blokzincir tabanlı izlenebilirlik, dijital İslami finans ve diğer alanlarda fırsat sinyallerine dikkat çekiyor. Tüm bu gelişmeler, İslam ekonomisinin yalnızca Müslüman tüketici talebindeki artışla değil, bu talebi karşılayacak sistemlerin daha bilinçli bir şekilde inşa edilmesiyle de büyüdüğünü ortaya koyuyor.

DinarStandard Üst Yöneticisi Rafiuddin Shikoh, İslam ekonomisinin artık gelişen bir fikir olmaktan çıkıp, gelişen bir sistem haline geldiğini belirterek, “Bu yıl ortaya koyduğumuz tablo, ekonomik yaşamın ahlaki değerlerle uyumlu olması gerektiği inancıyla hareket eden küresel tüketici ve yatırımcı tabanının giderek büyüdüğünü gösteriyor. İslam ekonomisindeki bir sonraki büyüme dalgasına, piyasa talebine bağımlılığı azaltan ve fırsatları genişleten sistemlere, standartlara, güven altyapısına ve kurumlara dönüşebilenlerin öncülük edeceğini düşünüyoruz,” dedi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu