Tekstilde değer üretimi için yeni dönem çağrısı yapıldı

İTHİB Başkanı Ahmet Şişman, tekstil sektöründe rekabet gücünün korunması için teknoloji, inovasyon, sürdürülebilirlik ve markalaşmaya odaklanılması gerektiğini söyledi.

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) ile İTKİB Fuarcılık A.Ş. iş birliğinde düzenlenen Texhibition İstanbul İplik, Kumaş ve Tekstil Aksesuarları Fuarı, bu yıl 10. kez sektör temsilcilerini bir araya getirdi. 9-11 Eylül tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen organizasyona 500’ün üzerinde firma katılırken, 125 ülkeden 25 bini aşkın yerli ve yabancı sektör profesyoneli fuarı ziyaret etti.

Yenilikçi ürünlerin ve tekstil trendlerinin sergilendiği fuarın açılış törenine Ticaret Bakanı Ömer Bolat da katıldı. Törende konuşan İTHİB Başkanı Ahmet Şişman, Türk tekstil sektörünün artan üretim, işçilik ve finansman maliyetleri ile ana ihracat pazarlarındaki kırılgan talep nedeniyle çok boyutlu bir rekabet sürecinden geçtiğini söyledi. Şişman, sektörün bugüne kadar sahip olduğu üretim deneyimi, bilgi birikimi ve ihracat kapasitesi sayesinde ayakta kaldığını ifade etti.

Avrupa’da yıllık tekstil üretiminin yaklaşık 100 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu belirten Şişman, küresel rekabette teknoloji, sürdürülebilirlik ve yüksek katma değerin belirleyici hâle geldiğine dikkat çekti. “Tekstilde değer üretimi” odağında yeni bir anlayışa geçilmesi gerektiğini vurgulayan Şişman, üretim kabiliyetinin teknoloji, inovasyon, sürdürülebilirlik ve markalaşma yatırımlarıyla geliştirilmesi çağrısında bulundu.

Dönüşüm için finansman ve destek ihtiyacı

Şişman, fiyat rekabeti yerine değer temelli bir sektör yapısına geçişin, finansman koşullarının zorlaştığı mevcut ortamda firmalar tarafından tek başına gerçekleştirilemeyeceğini belirtti. Sektörün rekabet gücünü koruyabilmesi, finansmana daha kolay ulaşabilmesi ve yeni yatırımlar yapabilmesi için kamu desteklerinin önem taşıdığını kaydetti.

Orta Vadeli Program’da sanayinin üretim kapasitesinin ve teknoloji yoğunluğunun artırılması, haksız rekabetin önlenmesi, üretim maliyetlerinin azaltılması ve reel sektörle düzenli istişare mekanizmalarının kurulmasına yönelik hedefleri önemsediklerini aktaran Şişman, mevcut desteklerin daha geniş bir firma kitlesi tarafından kullanılabilmesi gerektiğini söyledi. Döviz dönüşüm desteği ile istihdamı koruma programı başta olmak üzere uygulamalarda başvuru ve kullanım süreçlerinin sadeleştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Sektörde 60 bine yakın işletme bulunuyor

İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç ise Türkiye’de dokuma sanayisinin Selçuklular dönemine, 12. yüzyıla kadar uzandığını belirterek tekstilin ülke sanayisinin en güçlü alanlarından biri olduğunu dile getirdi. Küresel tekstil ihracatının 350 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu söyleyen Avdagiç, tedarik zincirlerindeki değişim ve jeopolitik gelişmelerin sektörde fırsatlarla birlikte belirsizlikleri de artırdığını kaydetti.

Avdagiç, Türkiye’de giyim ve tekstil alanlarında 60 bine yakın işletmenin faaliyet gösterdiğini ve yaklaşık 900 bin kişiye istihdam sağlandığını belirtti. Müşteri beklentilerindeki değişime esnek üretim yapısıyla yanıt verilebileceğini ifade eden Avdagiç, üretim ve işçilik maliyetleri ile döviz kuru hareketlerinin yakından izlendiğini söyledi. Avrupa Birliği’nde uygulamaya alınan Yeşil Mutabakat ve dijital ürün pasaportu gibi yeni süreçlerin, sektörün dönüşümü açısından önem taşıdığını vurguladı.

Tekstil ve hazır giyime günlük 1,5 milyar liralık kredi limiti

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, tekstil ve hazır giyim sektöründe toparlanma işaretlerinin görülmeye başladığını, ihracattaki iyileşmenin yıl sonuna doğru daha belirgin hâle gelmesini beklediklerini söyledi. Bolat, yaklaşık yüzde 24 maliyetle kullandırılan reeskont kredilerinde günlük 5 milyar liralık limit bulunduğunu, bunun 1,5 milyar liralık bölümünün tekstil, hazır giyim, deri ve ayakkabı sektörlerine ayrıldığını açıkladı.

İhracat kredilerindeki Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi istisnasının kapsamının Cumhurbaşkanı kararıyla genişletildiğini belirten Bolat, daha önce Eximbank ve kısa vadeli krediler için uygulanan avantajın tüm bankalardan kullanılan ihracat kredileri ile orta ve uzun vadeli kredileri de kapsadığını ifade etti. Düzenlemenin ihracatçılara yaklaşık 6 milyar liralık katkı sağlayacağını söyleyen Bolat, son 20 ayda ihracatçılara toplam 1 trilyon 650 milyar lira, yaklaşık 42 milyar dolar kredi kullandırıldığını bildirdi.

Rekabetin korunması için yurtdışı yatırımı önerisi

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe, tekstil ve hazır giyim ihracatının yıllık 26-33 milyar dolar aralığında seyrettiğini belirtti. Orta Vadeli Program’da rekabetçilik, üretim ve ihracat başlıklarının öne çıkarılmasını olumlu bulduklarını ifade eden Gültepe, 2029 yılı için mal ve hizmet ihracatında 450 milyar dolarlık hedef bulunduğunu hatırlattı.

Türk tekstil sektörünün Çin’in ardından en kapsamlı entegre üretim yapılarından birine sahip olduğunu söyleyen Gültepe, üretim derinliğinin korunması gerektiğini vurguladı. Rekabetin zorlaştığı alanlarda Türk firmalarının yurtdışında yatırım yapabilmesinin önünün açılmasını öneren Gültepe, bu tür yatırımların çevre ve komşu ülkelerdeki üretim kapasitesinin değerlendirilmesine, dolayısıyla Türkiye’nin ihracat gücünün korunmasına katkı sağlayabileceğini dile getirdi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu