Siber Güvenlik: Artık BT Değil, Milli Güvenlik Meselesi

Siber güvenlik, yapay zekanın etkisiyle milli güvenlik meselesi haline geldi. Kurumlar dijital dayanıklılıklarını artırmalı.

Türkiye Bilişim Derneği Genel Başkanı Kenan N. Altınsaat, yapay zekanın siber tehditleri daha karmaşık ve hızlı hale getirdiğini belirtti. Kurumların sadece saldırıları engellemekle kalmayıp, aynı zamanda dijital dayanıklılıklarını artırmaya yönelmeleri gerektiğini ifade etti. Altınsaat, siber güvenliğin yalnızca bilgi işlem departmanlarının değil, ekonomi ve ulusal güvenliğin de önemli bir unsuru haline geldiğini vurguladı.

Geçmişte oltalama e-postalarının dil bilgisi hataları ve amatör içerikleriyle kolayca fark edilebildiğini hatırlatan Altınsaat, yapay zekanın savunma mekanizmalarına sunduğu avantajların yanı sıra saldırıların ölçeğini ve hızını artırdığını kaydetti. Günümüzde yapay zeka sayesinde kusursuz dilde yazılmış mesajlar oluşturulabildiğini, kişiye özel içerikler hazırlanabildiğini ve ses ile görüntü taklitlerinin yapılabildiğini belirten Altınsaat, bu durumun üst düzey yöneticileri hedef alan saldırılara ciddi bir risk oluşturduğunu ifade etti. Kurumların karşılaştığı tehditlerin yalnızca ‘daha fazla saldırı’ değil, aynı zamanda ‘daha akıllı ve kişiselleştirilmiş saldırılar’ haline geldiğini söyledi.

Yerli Siber Güvenlik Ekosisteminin Güçlenmesi

Türkiye’de yerli ve milli siber güvenlik çözümlerinin gelişiminde önemli ilerlemeler kaydedildiğini dile getiren Altınsaat, ancak bu gelişmelerin henüz yeterli seviyede olmadığını belirtti. Son yıllarda Türkiye’deki yerli siber güvenlik ekosisteminin belirgin bir şekilde güçlendiğini, özellikle savunma sanayi, kamu kurumları ve kritik altyapılar için geliştirilen ürünlerde olgunlaşma yaşandığını ifade etti. 2026 yılında Türkiye’nin ilk yerli AV/EDR (uç nokta tespit ve müdahale) platformunun kullanıma sunulmasının, daha önce büyük oranda yabancı üreticilerin hâkim olduğu bir alanda önemli bir aşama olduğunu vurguladı. Altınsaat, asıl sorunun ‘yerli ürün var mı?’ değil, ‘yerli ürünler küresel ölçekte ne kadar rekabetçi?’ olduğunu belirtti.

Kurumsal Farkındalığın Önemi

Siber güvenliğin yalnızca teknoloji yatırımlarıyla sağlanamayacağını ifade eden Altınsaat, kurumsal farkındalığın da en az teknolojik altyapı kadar önemli olduğunu söyledi. Kurumların güvenliği sadece bilgi işlem birimlerine bırakmamaları gerektiğini vurgulayan Altınsaat, tüm organizasyonun siber risklere karşı hazırlıklı olması gerektiğini belirtti. Bugün birçok başarılı siber saldırının temelinde teknik zafiyetlerden çok insan hatası bulunduğunu kaydeden Altınsaat, düzenli farkındalık eğitimleri ve tatbikatların kurum kültürünün bir parçası haline gelmesi gerektiğini ifade etti. Fidye yazılımları, tedarik zinciri saldırıları ve kimlik avı girişimlerinin giderek daha karmaşık hale geldiğini belirten Altınsaat, şirketlerin sadece güvenlik ürünü satın alarak değil, risk yönetimini bütüncül bir yaklaşımla ele alarak direnç kazanabileceğini söyledi.

Siber Güvenlik Stratejik Bir Unsur Olmuştur

Yeni siber güvenlik düzenlemelerinin bu dönüşümü hızlandıracağını ifade eden Altınsaat, özellikle kritik altyapı işleten kurumların daha yüksek güvenlik standartlarına ulaşmasının zorunlu hale geldiğini belirtti. Enerji, finans, ulaştırma, haberleşme ve sağlık gibi stratejik sektörlerde hizmet sürekliliğinin ülke ekonomisi açısından hayati önem taşıdığını vurgulayan Altınsaat, siber güvenliğin artık yalnızca veri koruma meselesi değil, aynı zamanda üretimin, ticaretin ve kamu hizmetlerinin kesintisiz devamını sağlayan stratejik bir unsur haline geldiğini söyledi. Yapay zeka teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte savunma sistemlerinin sürekli öğrenen ve tehditleri gerçek zamanlı analiz edebilen yapılar haline gelmesi gerektiğini belirtti.

Siber Kubbe Üretme Zamanı

Artık saldırıların “insan hızında” değil, “işlemci hızında” gerçekleştiğine dikkat çeken Altınsaat, yapay zeka ile üretilen risklere karşı yine yapay zeka ile karşı koyulması gerektiğini ifade etti. Milli bir yapay zeka sistemi, başka bir deyişle siber kubbe üretme gerekliliğine işaret eden Altınsaat, Türkiye’nin yapay zeka çağındaki rekabet gücünü değerlendirirken güçlü yönler ve yapısal zorluklar arasında denge kurulması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin önemli fırsatları olduğunu, ancak küresel liderler arasında yer alabilmesi için insan kaynağı, sermaye ve teknoloji altyapısında daha hızlı ilerlemesi gerektiğini sözlerine ekledi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu