Yeniköy Kemerköy Enerji, Güneş Enerjisi Yatırımıyla Arz Güvenliğini Artırıyor
Yeniköy Kemerköy Enerji, 54 MW’lık güneş enerjisi santrali yatırımı ile enerji arz güvenliğini artırmayı hedefliyor.
Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, enerji arz güvenliğinin sürdürülebilirlik ile doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı. Şirketin, üretimden çevre yatırımlarına, dijitalleşmeden yenilenebilir enerji projelerine kadar tüm faaliyetlerini bu anlayışla sürdürdüğünü ifade etti. Işık, 54 MW kapasiteli bir güneş enerjisi santrali yatırımı gerçekleştirmeyi planladıklarını belirterek, rehabilitasyon ve döngüsel ekonomi projeleri ile çevresel performanslarını artırmayı ve enerji arz güvenliğine sürekli katkı sağlamayı amaçladıklarını dile getirdi.
Yeniköy Kemerköy Enerji, Muğla’nın Milas ilçesinde bulunan Yeniköy ve Kemerköy termik santralleri ile entegre linyit maden sahaları ile Türkiye’nin enerji arz güvenliğinde önemli bir rol üstlenmektedir. Işık, toplamda 1.119 MW kurulu güçleri ile Türkiye’nin elektrik ihtiyacının yaklaşık %2,2’sini ve Güney Ege Bölgesi’nin elektrik tüketiminin %65’ini karşıladıklarını belirtti. Şirket, yaklaşık 3.100 kişiye doğrudan istihdam sağlarken, oluşturduğu ekonomik ekosistemle yaklaşık 100.000 kişinin yaşamına katkıda bulunmakta ve yıllık 5 milyar liralık ticaret hacmi oluşturmaktadır. Yerli linyit kaynaklarından sağladıkları üretimle, yılda yaklaşık 1,4 milyar metreküp doğal gaz ithalatını engelleyerek 600 milyon dolarlık bir kaynağın ülke içinde kalmasını sağladıklarını ifade etti. Işık, enerji arz güvenliğini sürdürülebilirlik ve bölgesel kalkınma ile birlikte ele alarak, ‘Hüsamlar Yeniden’, ‘Küllerinden Doğ’, ‘Yaşam Kat’ ve ‘Bizim Köylerimiz’ projeleri ile çevresel ve sosyal alanlarda uzun vadeli değer üretmeyi hedeflediklerini aktardı.
2026 yılının ilk yarısının enerji sektöründe küresel belirsizliklerle başladığını belirten Işık, yılın ilk yarısında meydana gelen jeopolitik gelişmelerin ve enerji piyasalarındaki dalgalanmaların, enerji arz güvenliğinin hem ülkeler hem de şirketler için önemli bir gündem maddesi olduğunu gösterdiğini ifade etti. Enerjiye kesintisiz erişimin ekonomik büyüme ve toplumsal yaşam açısından kritik bir öneme sahip olduğu bu dönemde, üretim sürekliliğini koruma, operasyonel verimliliği artırma ve geleceğe yönelik yatırımları planlama konusunda odaklandıklarını söyledi. Işık, enerji sektöründeki dönüşümün yalnızca yenilenebilir enerji yatırımları ile sınırlı olmadığını, mevcut üretim altyapısının verimli, güvenli ve çevresel sorumluluk anlayışı ile işletilmesinin de bu dönüşümün önemli bir parçası olduğunu vurguladı.
Işık, enerji sektörünün uzun vadeli planlama gerektirdiğini belirterek, son yıllarda santrallerinde 400 milyon euro değerinde modernizasyon ve çevre yatırımları gerçekleştirdiklerini kaydetti. Gelecek dönemde mevcut üretim güçlerini korurken, enerji dönüşümüne uyum sağlayacak yatırımlara odaklanacaklarını ifade eden Işık, yerli linyit kaynaklarından sağladıkları baz yük üretimini yenilenebilir enerji yatırımları ile destekleyerek daha dengeli ve esnek bir üretim yapısı oluşturmayı hedeflediklerini belirtti.
Sürdürülebilirliği şirketin tüm karar alma süreçlerinin merkezine yerleştirdiklerini vurgulayan Işık, teknoloji yatırımları, çevre yönetimi, insan kaynağı ve sosyal etki projeleri gibi tüm çalışmalarını bu anlayışla yürüttüklerini ifade etti. ‘Hüsamlar Yeniden’ projesi kapsamında, bugüne kadar yaklaşık 800 futbol sahası büyüklüğünde 576 hektarlık alanı doğaya kazandırdıklarını ve 250 bini aşkın fidan ve bitkiyi toprakla buluşturduklarını söyledi.
Enerji sektörünün en önemli ihtiyaçlarının öngörülebilirlik ve uzun vadeli planlama olduğunu belirten Işık, enerji dönüşümünü tartışırken arz güvenliğini göz ardı etmemek gerektiğini ifade etti. Yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılması kadar, elektrik sisteminin ihtiyaç duyduğu baz yük üretiminin korunması ve mevcut üretim altyapısının sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi de büyük önem taşımaktadır. Madencilik faaliyetlerinde rezerve ulaşmak için kamulaştırma, altyapı deplase çalışmaları, arkeolojik çalışmalar ve zeytin ağaçlarının bilimsel yöntemlerle taşınması gibi uzun yıllar süren teknik hazırlık süreçlerinin yürütüldüğünü belirten Işık, acele kamulaştırmanın üretimin hemen başlayacağı anlamına gelmediğini, bunun uzun hazırlık sürecinin zamanında başlatılmasına olanak sağlayan önemli bir planlama aracı olduğunu vurguladı.
Işık, 2027 hedeflerini geleceğin enerji sistemini dikkate alarak şekillendirdiklerini belirterek, öncelikli hedeflerinin, ülkenin enerji arz güvenliğine katkı sağlayan üretimlerini yüksek verimlilikle sürdürmek olduğunu ifade etti. Ayrıca hibrit üretim modelini güçlendirecek yenilenebilir enerji yatırımlarını hayata geçirmek, dijitalleşme ve enerji verimliliği uygulamalarını geliştirmek gibi temel önceliklerinin bulunduğunu da sözlerine ekledi. Sürdürülebilirlik alanında rehabilitasyon çalışmalarını genişletmeye, karbon yutak alanlarını artırmaya, döngüsel ekonomi uygulamalarını yaygınlaştırmaya ve çevresel performanslarını sürekli iyileştirmeye devam edeceklerini belirten Işık, uzun vadeli hedeflerinin enerji arz güvenliği ile sürdürülebilirliği birlikte yöneten örnek bir üretim modeli oluşturmak olduğunu ifade etti.




