Antalya Yapay Zekâ Taahhüdü küresel kural getiriyor
Antalya Yapay Zekâ Taahhüdü, veri merkezlerinin enerji tüketiminde şeffaflık ve temiz elektrik kullanımını teşvik eden gönüllü bir çerçeve sunacak.
Yapay zekâ yatırımlarındaki hızlı artış, veri merkezlerinin elektrik tüketimini küresel enerji sisteminin en önemli yeni baskı alanlarından biri haline getirdi. Türkiye, kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 öncesinde bu büyümeyi ortak ilkeler çerçevesinde yönetmek için Antalya Yapay Zekâ Taahhüdü’nü hazırlıyor.
Türkiye’nin COP31 Başkanlığı tarafından geliştirilen taahhüt, yapay zekânın iklim hedefleri ve sürdürülebilir kalkınma yaklaşımıyla uyumlu biçimde geliştirilmesini ve kullanılmasını amaçlıyor. Çerçevenin; sistemlerin tasarımı, satın alınması, çalıştırılacağı enerji kaynakları, devreye alınması, enerji tüketiminin ölçülmesi ve yönetilmesi gibi başlıkları kapsaması planlanıyor.
Birleşmiş Milletler Uluslararası Telekomünikasyon Birliği ile yürütülen çalışmada hazırlanan taslak metnin, COP31 öncesinde ülkeler ve ilgili paydaşlarla paylaşılması bekleniyor. Taahhüt, bağlayıcı bir uluslararası anlaşma olmayacak; hükümetlerle özel sektörün yapay zekâ altyapısının enerji kullanımı konusunda ortak prensipler doğrultusunda hareket etmesini hedefleyen gönüllü bir siyasi çerçeve niteliği taşıyacak.
Şirketlerin enerji kullanımında şeffaflık öne çıkacak
Girişimin öne çıkan unsurlarından birini, teknoloji şirketleri ile veri merkezi işletmecilerinin enerji tüketimlerine ilişkin daha açık raporlama yapması oluşturuyor. COP31 Başkanlığı, bu kuruluşların enerji kullanımlarını şeffaf biçimde açıklamasını ve operasyonlarında temiz elektrikten daha fazla yararlanmasını teşvik ediyor.
Bu yaklaşımla tartışmanın yalnızca yapay zekânın ne kadar elektrik tükettiğiyle sınırlı kalmaması, kullanılan elektriğin hangi kaynaklardan üretildiğinin de değerlendirilmesi amaçlanıyor. Büyük veri merkezlerinin yoğunlaştığı bölgelerde artan talep, elektrik şebekeleri için yeni iletim hatları, transformatörler ve üretim yatırımlarını gerekli kılıyor. Veri merkezlerinin kısa sürede kurulabilmesine karşın enerji altyapısının geliştirilmesinin daha uzun zaman alması, planlama açısından önemli bir güçlük yaratıyor.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın tahminlerine göre dünya genelindeki veri merkezlerinin elektrik tüketimi 2025’te yaklaşık 485 teravatsaat oldu. Bu miktarın 2030’a kadar yaklaşık 950 teravatsaate yükselerek neredeyse iki katına çıkması bekleniyor. Yapay zekâ odaklı merkezlerdeki tüketimin ise aynı dönemde çok daha hızlı artacağı ve yaklaşık üç katına ulaşacağı öngörülüyor.
Yapay zekâ sistemlerinde enerji verimliliği gelişse de video üretimi, gelişmiş akıl yürütme modelleri ve otonom çalışan uygulamalar daha yüksek işlem gücü gerektiriyor. Bu nedenle elektrik talebindeki yükseliş, yalnızca kullanıcı sayısındaki artıştan değil, kullanılan uygulamaların giderek daha yoğun hesaplama ihtiyacı doğurmasından da kaynaklanıyor.
Yapay zekâ temiz enerji dönüşümünde de kullanılacak
Türkiye’nin COP31 gündemi, yapay zekâyı yalnızca yüksek miktarda enerji tüketen bir teknoloji olarak ele almıyor. Antalya Yapay Zekâ Taahhüdü’ne ek olarak başlatılması planlanan “AI for Clean Technologies” girişimiyle, enerji ve sanayide emisyonları azaltabilecek yapay zekâ uygulamalarına yönelik pilot projeler geliştirilecek.
İlk aşamada akıllı enerji sistemleri ve yeşil sanayi alanlarına odaklanılması öngörülüyor. Projelerin teknoloji şirketleri, sektör temsilcileri ve yatırımcılarla buluşturulmasıyla yapay zekânın şebeke yönetimi, enerji verimliliği, üretim optimizasyonu ve temiz teknoloji yatırımlarındaki katkısının somut uygulamalar üzerinden gösterilmesi hedefleniyor. COP31 kapsamında teknoloji ve yapay zekâya özel bir gün düzenlenmesi de planlanıyor.
Küresel elektrifikasyon hedefi yüzde 35
Yapay zekâ başlığı, Türkiye’nin COP31 Başkanlığı kapsamında duyurduğu daha geniş elektrifikasyon planının bir parçası olarak değerlendiriliyor. “35-by-35 Küresel Elektrifikasyon Taahhüdü” ile elektriğin dünya genelindeki nihai enerji tüketimindeki payının bugün yüzde 20’nin biraz üzerindeki seviyeden 2035’te yüzde 35’e çıkarılması hedefleniyor.
Plan, yalnızca elektrik üretiminin artırılmasını değil, ulaşım, sanayi ve binalarda doğrudan fosil yakıt kullanımının elektrikle ikame edilmesini de içeriyor. Bu dönüşüm için yenilenebilir enerji yatırımlarının yanı sıra şebeke kapasitesinin, enerji depolama sistemlerinin, transformatörlerin ve sistem esnekliğinin geliştirilmesi gerekiyor. Türkiye ayrıca gelişmekte olan ülkelerin şebeke yatırımlarına finansman bulmasını kolaylaştıracak mekanizmalar üzerinde çalışıyor.
Yapay zekânın hızla büyüyen elektrik ihtiyacı da bu kapsamlı elektrifikasyon hedefinin içine yerleştiriliyor. Antalya’da yürütülecek tartışmaların merkezinde, dijital ekonominin oluşturduğu yeni talebin hangi enerji kaynakları ve altyapı yatırımlarıyla karşılanacağı sorusu bulunacak.
COP31, 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da yapılacak. Türkiye’nin başkanlığındaki konferansta elektrifikasyon, yapay zekâ, temiz enerji, yeşil sanayileşme, şehirler, atık yönetimi, gıda güvenliği ve iklim finansmanı başlıkları ele alınacak. Antalya Yapay Zekâ Taahhüdü’nün taslak metninin zirve öncesinde açıklanması ve şirketlerden beklenen enerji raporlaması ile temiz elektrik kullanımına ilişkin ayrıntıların bu metinle netleşmesi bekleniyor.




