Filistin, Batı Şeria için acil oturum talep etti

Filistin, uluslararası toplumu İsrail’in Batı Şeria’daki kararlarını görüşmek için acil oturum yapmaya çağırdı.

Filistin Devlet Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh, uluslararası topluma İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria ile ilgili “tehlikeli” kararlarını görüşmek ve kınamak amacıyla acil bir oturum düzenleme çağrısında bulundu. Şeyh, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Arap Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı (İTT) ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni (BMGK) bu mesele üzerinde acil toplantılar yapmaya davet etti.

İsrail’in Batı Şeria’ya yönelik kararlarının uluslararası düzeyde ortak bir tutum geliştirilmesini gerektirdiğini belirten Şeyh, bu kararların ilhakı derinleştirmeyi ve sahada yeni bir statüko dayatmayı amaçladığını ifade etti. Özellikle A Bölgesi’ne ilişkin hazırlıkların, imzalanmış anlaşmaların ihlal edilmesi anlamına geldiğini vurgulayan Şeyh, bunun uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu ve tehlikeli bir tırmanışa yol açtığını kaydetti.

Bu tek taraflı adımların siyasi çözüm olasılığını zayıflattığını belirten Şeyh, “Bu önlemler, iki devletli çözümü ortadan kaldırmayı ve bölgeyi daha fazla gerilim ve istikrarsızlığa sürüklemeyi hedefliyor,” dedi. Filistin Kurtuluş Örgütü’ne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi Başkanı Müeyyed Şaban da İsrail hükümetinin aldığı kararların arazi ve mülk yönetimini fiili ilhaka dönüştürmeyi amaçladığını, bunun da Oslo Anlaşmaları ve El Halil Protokolü gibi imzalanmış anlaşmalara açık bir darbe olduğunu vurguladı.

Oslo II Anlaşması’na göre Batı Şeria, tamamen Filistin yönetimindeki A Bölgesi, Filistin sivil idaresi ve İsrail güvenlik kontrolündeki B Bölgesi ile tamamen İsrail kontrolündeki C Bölgesi olarak üçe ayrılmaktadır. C Bölgesi, Batı Şeria’nın yaklaşık %61’ini kapsamaktadır. İsrail güvenlik kabinesinin dün, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistin yönetiminin kontrolündeki bölgelerde İsrail’in “denetim ve kontrol faaliyetlerini” artıran bir dizi kararı onayladığı belirtilmişti.

İsrail basınında yer alan haberlere göre, bazı kararların El Halil’deki mevcut düzenlemeleri etkilediği, Harem-i İbrahimi Camisi ve çevresindeki planlama ile inşaat yetkilerinin, 1997 El Halil Anlaşması’na aykırı bir şekilde belediyeden alınarak İsrail Sivil İdaresi’ne bağlı kurumlara devredilmesinin kararlaştırıldığı ifade ediliyor. Birleşmiş Milletler ve uluslararası topluluk, Doğu Kudüs dahil Batı Şeria’yı işgal altındaki Filistin toprağı olarak kabul etmekte ve İsrail’in Yahudi yerleşim faaliyetleri uluslararası hukuka göre yasa dışı sayılmaktadır.

Uzmanlar, statükoyu değiştiren tek taraflı adımların iki devletli çözüm olasılığını zayıflattığını belirtmektedir. Ayrıca, İsrail’in Gazze’ye yönelik 8 Ekim 2013’te başlattığı savaşın ardından Batı Şeria’daki askeri operasyonlarını yoğunlaştırdığı, bu süreçte öldürmeler, gözaltılar, zorla yerinden etme ve yerleşim genişletme adımlarının arttığı ifade edilmektedir. Bu dönemde en az 1112 Filistinlinin hayatını kaybettiği, yaklaşık 11 bin 500 kişinin yaralandığı ve 21 binden fazla kişinin gözaltına alındığı bildirilmektedir.

Gazze Şeridi’nde de ateşkesi ihlal ederek saldırılarını sürdüren İsrail, işgal altındaki Batı Şeria’da da statükoyu değiştiren ve bölgenin ilhakına zemin hazırlayan adımlarını sıklaştırmaktadır. 1967’den bu yana işgal altında tutulan Batı Şeria’da yaklaşık 3 milyon Filistinli, İsrail askeri yönetimi altında yaşamaktadır. Buna karşın, uluslararası hukuka aykırı bir şekilde Filistin toprakları üzerine inşa edilen 365 Yahudi yerleşiminde 500 binden fazla İsrailli yerleşimci, İsrail yasalarına tabi olarak hayatlarını sürdürmektedir.

Filistinliler, toprakları ve tarım arazileri İsrail yönetimi ve Yahudi yerleşimciler tarafından gasbedilirken, İsrail ordusu ve korumaları altında bulunan yerleşimcilerin saldırılarının giderek arttığı bir ortamda yaşam mücadelesi vermektedir. Tel Aviv yönetimi, Filistinlilerin topraklarını gasbeden İsraillilere yönelik açılan soruşturmalar ve az sayıda tutuklama sonrası, Yahudi çetelere mensup saldırganlara yeterli ceza verilmemesi nedeniyle eleştirilmektedir. Özellikle yerleşimcilerin desteklediği aşırı sağ partiler, uzun süredir Batı Şeria’nın uluslararası hukuka aykırı biçimde ilhakını savunmaktadır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu