Altın ve Gümüşte Sert Yükseliş: Temel Etkenler Neler?
Altın ve gümüş fiyatlarındaki yükselişin arkasındaki etkenler, ABD istihdam verileri ve Çin’in alımlarıyla şekilleniyor.
Altın ve gümüş fiyatlarında son günlerde gözlemlenen yükseliş, birçok faktörün bir araya gelmesiyle hız kazandı. ABD’den gelen zayıf istihdam verileri, Federal Rezerv’in faiz politikası beklentilerini değiştirdi. Öte yandan, Çin’in artan altın alımları ve gümüşteki arz açığı, değerli metallere olan talebi artırdı. 7 Ağustos tarihinde altının ons fiyatı, yüzde 2,4’lük bir artışla 4.342 dolara ulaşarak gün içinde 4.411 dolara kadar yükseldi. Gümüş fiyatları da yüzde 3,6 değer kazanarak 64,27 dolara çıktı.
ABD’de Temmuz ayında beklenen 80 bin kişilik istihdam artışının aksine, 23 bin kişilik bir düşüş yaşandı. Bu durum, iş gücü piyasasında yaşanan yavaşlamayı gözler önüne sererken, önceki aylara ait veriler de aşağı yönlü revize edildi. Bu gelişmelerin ardından, Eylül ayında faiz artırımı ihtimali yüzde 55’ten yüzde 40’a geriledi. Ayrıca, tahvil getirilerindeki düşüş, faiz getirisi olmayan altın için önemli bir destek sağladı.
Çin Merkez Bankası’nın Temmuz ayında yaklaşık 20 ton altın alması, piyasalarda dikkat çekici bir gelişme oldu. Böylece, bankanın altın rezervlerini artırma çabası 21. aya taşınmış oldu. Rekor seviyelere yakın fiyatlara rağmen, Çin’in alımlarını sürdürmesi, merkez bankalarının altını rezerv çeşitlendirmesinde önemli bir araç olarak değerlendirmeye devam ettiğini gösteriyor.
Gümüşte Arz Açığı Büyüyor
Gümüş fiyatlarındaki artış yalnızca yatırım talebinden kaynaklanmıyor. Güneş panelleri, elektrikli araçlar ve yapay zeka altyapısındaki büyüme, sanayi kaynaklı gümüş talebini artırıyor. Piyasada arz açığının üst üste beşinci yıl devam etmesi ve 2026’da da benzer bir dengesizlik yaşanmasının beklenmesi, gümüş fiyatlarını destekleyen temel unsurlar arasında yer alıyor.
Hürmüz Boğazı’na ilişkin diplomatik temaslardan gelen olumlu sinyaller, piyasalarda önemli bir gündem maddesi haline geldi. Bölgedeki gerilimin azalabileceği beklentisi, petrol fiyatlarındaki risk primini düşürürken, enerji kaynaklı enflasyon baskısının hafiflemesine dair öngörüleri güçlendirdi.
Değerli metallerin gelecekteki seyrinde ABD’den gelecek Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) verileri belirleyici rol oynayacak. Yatırımcılar ayrıca, Fed’in Eylül toplantısına dair faiz beklentilerini ve Hürmüz Boğazı’ndaki diplomatik süreci yakından takip edecek. Bu gelişmelerin aynı anda değerli metaller lehine hareket etmesi, altın ve gümüşteki son yükselişin temelini oluşturuyor.




