Lisanssız Üretimde 2.000 MWe’lik Alanın 833,59 MWe’si Kaldı
TEİAŞ’ın güncel verilerine göre, 2.000 MWe’lik lisanssız üretim kapasitesinin 833,59 MWe’si kullanılabilir durumda.
Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) tarafından yayımlanan güncel kapasite tablosu, Mart 2026’da dağıtım seviyesine ayrılan 2.000 MWe’lik yeni alanın mevcut durumunu gözler önüne serdi. Yeşil Haber’in yaptığı hesaplamalara göre, bu tablo kapsamında toplam 833,59 MWe tahsis edilebilir kapasite bulunuyor. 81 ili kapsayan veriler, 75 ilde pozitif kapasite olduğunu, ancak altı ilde herhangi bir açık alanın bulunmadığını gösteriyor. Ancak, bu toplam kapasite, Türkiye genelinde yatırım yapılabilir tek bir alan anlamına gelmiyor; zira kapasitenin büyük bir kısmı küçük parçalara dağılmış durumda ve bazı illerde bağlantı alanları tamamen tükenmiş.
TEİAŞ’ın 2026 Yılı İçin Dağıtım Seviyesinden Transformatör Merkezi Bazlı Tahsis Edilen Güneş ve Rüzgar Kaynaklı Kalan Lisanssız Üretim Kapasiteleri başlıklı tablosu, transformatör merkezi, bara, dağıtım şirketi ve organize sanayi bölgeleri gibi farklı kırılımlardaki güncel bağlantı alanlarını sergiliyor. Yeşil Haber’in analizinde tabloda 1.142 satır kapasite değeri tespit edildi. Bu satırlardan 570’inde pozitif kapasite bulunurken, 572’sinde kapasite sıfır olarak görünüyor. Yani, tablodaki sayısal kırılımların yarısından fazlasında yeni lisanssız üretim başvurusu için açık kapasite mevcut değil.
Burada dikkat edilmesi gereken, satır sayısının doğrudan ayrı transformatör merkezi sayısı olarak değerlendirilmemesi gerektiğidir. Aynı transformatör merkezi, farklı bara, dağıtım şirketi veya OSB bağlantılarıyla birden fazla satırda yer alabiliyor. Bu nedenle, yatırımcılar için belirleyici olan yalnızca transformatör merkezinin adı değil, projenin bağlanacağı teknik kırılım ve ilgili dağıtım bölgesidir. Pozitif kapasite bulunan 570 satırın medyanı yalnızca 1 MWe olarak belirlenmiştir. Bu satırların 442’sinde tahsis edilebilir kapasite 1 MWe veya altında kalıyor ve bu durum, ülke toplamının yaklaşık %40,3’ünü oluşturuyor.
5 MWe ve üzerindeki kapasiteye sahip yalnızca 44 satır bulunuyor. Bu daha büyük bağlantı alanlarının toplamı 307,22 MWe ve mevcut kapasitenin yaklaşık %36,9’una denk geliyor. Kalan 84 pozitif satırda kapasite 1 MWe’nin üzerinde ve 5 MWe’nin altında bulunuyor. Bu orta büyüklükteki bağlantı alanları toplam 190,06 MWe kapasite taşıyor ve genel toplamın yaklaşık %22,8’ini oluşturuyor. Dolayısıyla, sistemde hem çok sayıda küçük kapasite parçası hem de sınırlı sayıda büyük bağlantı noktasında belirgin bir yoğunlaşma mevcut. Bu dağılım, 833,59 MWe’lik toplamın tek başına yatırım yapılabilir alanı açıklamadığını gösteriyor. Proje ölçeği büyüdükçe uygun bağlantı noktası bulmak zorlaşırken, küçük ve yerinde öz tüketim projeleri için daha fazla seçenek ortaya çıkıyor.
İl bazında değerlendirildiğinde, Ankara 87,29 MWe ile ilk sırada yer alırken, onu İstanbul 65,01 MWe, İzmir 47,31 MWe ve Gaziantep 40,05 MWe ile takip ediyor. Kütahya’da 25,80 MWe, Diyarbakır’da 24,73 MWe, Kocaeli’nde 23,06 MWe, Mersin’de 23,03 MWe, Elazığ’da 21,65 MWe ve Batman’da 20 MWe kapasite hesaplanıyor. İlk 10 ilin toplam kapasite içindeki payı yaklaşık %45,3 düzeyinde. İlk beş ilin payı ise %31,8 olarak belirlenmiştir. Ancak, Ardahan, Bayburt, Kırıkkale, Kırşehir, Nevşehir ve Uşak’taki sayısal satırların tamamı sıfır kapasite göstermektedir.
Bir ilin kapasitesinin sıfır olması, o ilde güneş veya rüzgar enerjisi potansiyeli bulunmadığı anlamına gelmez. Bu değer yalnızca yayımlanan tablo kapsamında, ilgili bağlantı kırılımlarında tahsis edilebilir yeni dağıtım kapasitesi bulunmadığını ifade etmektedir. Tablodaki en yüksek tekil değer, Batman’daki Gercüş Transformatör Merkezi için açıklanan 20 MWe kapasitedir. Bunun dışında, kapasitenin büyük bölümü çok daha küçük ölçeklerde dağılmış durumdadır.
Yeşil Haber’in 2025 yılının başından bu yana düzenli olarak izlediği lisanssız üretim verileri, bağlantı kapasitesinin doğrusal biçimde azalan sabit bir stok olmadığını ortaya koyuyor. TEİAŞ tabloları; başvuruların yanı sıra şebeke analizleri, teknik kısıtlar, yeni tahsisler ve sistem koşullarındaki değişikliklerle birlikte şekilleniyor. 3 Mart 2025 tarihinde yapılan incelemede, çok sayıda projenin bölgesel kapasite sınırları nedeniyle ilerleyemediği belirtilmiştir. Tekirdağ, Bursa, Diyarbakır, İzmir ve Kayseri gibi farklı bölgelerdeki başvurular, üretim potansiyelinden bağımsız olarak şebeke kısıtlarına takılmıştır.
28 Mart 2025 tablosunda dağıtım seviyesindeki toplam kalan kapasite 525,03 MWe olarak hesaplanmıştı. O tarihte listedeki 1.151 transformatör merkezinin 930’unda kapasite sıfırdı. Yalnızca 76 transformatör merkezinde 1 MWe’nin üzerinde alan bulunuyordu. Nisan 2025 boyunca yeni bir kapasite tablosu yayımlanmaması, yatırımcılar ve OSB’ler açısından belirsizliği sürdürdü. Mayıs ayında açıklanan başvuru sonuçlarında ise Van, Ağrı, Burdur, Hatay, Niğde, Bursa, Kayseri, Eskişehir, Kırşehir, Isparta, Kocaeli, Mardin, Adana ve Ankara dahil olmak üzere farklı illerdeki toplam 506,176 MW’lık başvuru, bölgesel kapasite kısıtı nedeniyle teknik değerlendirmeye alınmadı.
Haziran 2025 verilerinde 799 transformatör merkezinin yer aldığı tablo kapsamında 219 merkezde pozitif kapasite bulunuyor ve toplam değer 725,02 MWe’ye ulaşıyordu. Mart ayındaki 525,03 MWe’den daha yüksek olan bu değer, kapasite tablolarının yalnızca başvurularla eksilen doğrusal bir bakiye olarak okunamayacağını gösteriyor. Ayrıca iki tablo arasındaki kapsam değişikliği, transformatör merkezi sayılarının doğrudan karşılaştırılmasını sınırladı. Temmuz 2025’te ise dağıtım seviyesindeki kapasite sıfıra indi. Ağustos sonunda ikinci ayını dolduran sıfır kapasite dönemi, 31 Ekim tablosuyla dördüncü aya ve 28 Kasım tablosuyla beşinci aya ulaştı. Kasım sonunda 81 ilin tamamında tahsis edilebilir kapasite sıfır görünüyordu.
Aynı dönemde iletim seviyesinden yapılan başvurular da benzer bir şebeke sınırıyla karşılaştı. Eylül 2025’te toplam 212,076 MW büyüklüğündeki 13 başvurunun tamamı bölgesel kapasite kısıtı nedeniyle teknik değerlendirmeye alınmadı. Böylece lisanssız üretimdeki tıkanıklık yalnızca dağıtım seviyesine özgü kalmadı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Ocak 2026’da öz tüketim amaçlı projelere 3.500 MW yeni bağlantı kapasitesi ayrılacağını açıkladı. EPDK’nın 26 Şubat 2026 tarihli ve 14353 sayılı kararıyla yerinde üretim ve tüketimin aynı ölçüm noktasında bulunduğu projelere öncelik verildi. Yatırımcı başına üst sınır dağıtım seviyesinde 10 MW, iletim seviyesinde ise 75 MW olarak belirlendi.
TEİAŞ, 2 Mart 2026’da toplam kapasitenin 2.000 MW’ını dağıtım, 1.500 MW’ını iletim seviyesine ayırdı. Başvuruların 30 Nisan’a kadar birlikte değerlendirilmesi, Mayıs ve Haziran aylarında yeni başvuru alınmaması ve kalan kapasitelerin temmuz ayında ilan edilmesi planlandı. 16 Temmuz tablosunda hesaplanan 833,59 MWe, mart ayında dağıtım seviyesine açılan 2.000 MW’ın yaklaşık %41,7’sine karşılık geliyor. Aradaki 1.166,41 MWe’nin tamamını kesinleşmiş veya yatırıma dönüşmüş tahsis olarak tanımlamak doğru olmaz. Güncel tablo yalnızca bu kapasitenin artık tahsis edilebilir bakiye içinde gösterilmediğini ortaya koyuyor. Başvuru sonuçları, teknik değerlendirmeler ve kapasite revizyonları farkın oluşumunda birlikte rol oynayabilir.
Güncel veri, iki gelişmeyi aynı anda gösteriyor: Kapasite coğrafi olarak belirli illerde yoğunlaşıyor, fakat bağlantı satırları düzeyinde küçük parçalara ayrılıyor. Yani sistemde yüzlerce megavat bulunmasına rağmen belirli bir yatırımcı için uygun kapasite çok daha sınırlı olabilir. EPDK’nın Haziran 2026’da görüşe açtığı taslak düzenleme paketi, lisanssız üretimin yeni dönemini kapasite tahsisinin ötesine taşıdı. Taslakta 900 kW eşiği, SCADA ve uzaktan kontrol gereklilikleri, acil durumlarda üretim kısıntısı, veri paylaşımı ve uyumsuzluk halinde uygulanabilecek yaptırımlar ele alındı.
Paket henüz taslak aşamasında açıklanmış olsa da yönelim açık: Lisanssız GES ve RES yatırımları yalnızca bağlantı kapasitesi alan projeler olarak değil, gerektiğinde izlenebilen ve kontrol edilebilen şebeke varlıkları olarak değerlendiriliyor. Yatırım kararında kapasite bulmak kadar sistem işletme koşullarına hazırlanmak da önem kazanıyor. 16 Temmuz tablosu lisanssız üretimde yeni bir rahatlama ilanından çok, mart ayında açılan kapasitenin ilk gerçek bilançosu olarak okunmalı. 833,59 MWe önemli bir yatırım alanı sunuyor, ancak medyan kapasitenin 1 MWe olması bu alanın büyük projelerden çok yerel ve tüketim odaklı yatırımlara dağıldığını gösteriyor.
TEİAŞ’ın yeni güncellemesinde toplam kapasitenin ne kadar azalacağı, pozitif satır sayısının 570’in altına inip inmeyeceği ve sıfır kapasiteye sahip il sayısının artıp artmayacağı izlenmeli. Ankara, İstanbul, İzmir ve Gaziantep gibi yüksek bakiye bulunan illerdeki değişim, başvuru yoğunluğu konusunda erken sinyal verebilir. Aynı zamanda iletim seviyesindeki 52 MWe’lik alanın durumu, EPDK’nın SCADA taslağının nihai biçimi ve tahsis alan projelerin bağlantı süreçleri birlikte takip edilmelidir. Kapasitenin açıklanması, başvuru alınması, teknik uygunluğun verilmesi ve tesisin devreye girmesi birbirinden farklı aşamalar olmaya devam ediyor.
Bu haberdeki 833,59 MWe toplam kapasite, 1.142 sayısal satır, 570 pozitif satır, 572 sıfır satır, il toplamları ve kapasite dağılımları Yeşil Haber tarafından TEİAŞ’ın 16 Temmuz 2026 tarihli 19 sayfalık resmi tablosu üzerinden hesaplandı. TEİAŞ tablosunda bu değerlerin tamamını bir araya getiren ayrı bir özet toplam bulunmuyor. Lisanssız üretimde açıklanan yeni kapasite yatırımınız için yeterli mi? Bulunduğunuz ilde veya bağlantı bölgesinde kapasiteye erişebiliyor musunuz? Başvuru ve teknik değerlendirme sürecindeki deneyimlerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.



