Petrol Fiyatlarındaki Kırılganlık Devam Ediyor
Petrol piyasalarında arz şokuna rağmen fiyatlardaki kırılganlık sürüyor. Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıklar etkili olmaya devam ediyor.
Küresel petrol piyasalarında arz daralmasına yönelik olarak devreye alınan stratejik rezervlerden ilk sevkiyatlar başlamış olmasına rağmen, piyasalardaki belirsizlik ve kırılganlık devam ediyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) üyesi ülkeler, 11 Mart’ta aldıkları karar doğrultusunda acil durum stoklarından toplam 400 milyon varil petrolün piyasaya verilmesini kararlaştırmıştı.
Bu karar, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrasında Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı’ndan bazı gemi geçişlerini engellemesiyle ortaya çıkan arz şokunun etkisiyle alındı. Küresel petrol ticaretinin kritik noktalarından biri olan bu boğazdaki aksaklık, fiyatlarda ani yükselişlere ve piyasalarda ciddi bir tedirginliğe yol açtı.
IEA Başkanı Fatih Birol, 16 Mart’ta yaptığı açıklamada, rezervlerden çıkan petrolün özellikle Asya piyasalarına ulaşmaya başladığını belirtti. Birol, Asya-Pasifik ülkelerinin 100 milyon varilin üzerinde, Avrupa’nın benzer miktarda ve Amerika kıtasının ise 170 milyon varili aşan bir arzla sürece katkı sağlamasının beklendiğini ifade etti. Ayrıca, üretimde de 20 milyon varili aşan ek artış öngörüldüğünü dile getirdi.
Ancak, piyasalarda beklenen rahatlama henüz hissedilmedi. Bunun temel nedeni, açıklanan rezervlerin tamamının aynı anda piyasaya sunulmaması olarak değerlendiriliyor. Lojistik süreçler, sözleşme detayları ve rafineri uyumu gibi unsurlar, sevkiyatların kademeli olarak gerçekleşmesine yol açıyor.
Kpler Kıdemli Ham Petrol Analisti Johannes Rauball, piyasadaki kırılganlığın sürdüğüne dikkat çekti. Stratejik rezervlerin kullanıma sunulmasının beklenenden yavaş ilerlediğini vurgulayan Rauball, “Toplam serbest bırakılan ham petrolün yaklaşık 250 milyon varilini oluşturan başlıca oyuncular ABD, Kanada ve Japonya da dahil olmak üzere çoğu ülke, henüz rezervlerinden varil serbest bırakmadı. Japonya geçen hafta ticari/özel depolarından bir miktar ham petrol serbest bıraktı, ancak rezervlerinden yapılan serbest bırakmalar henüz kayda geçmedi. Japonya’nın rezerv serbest bırakımlarının çoğu nisanda gerçekleşecek. Aksamalar mayısa kadar devam ederse, Japonya’dan ek serbest bırakımlar görmemiz muhtemel” dedi.
Rauball, ilk sevkiyatların 20 Mart itibarıyla başladığını belirterek, “Aynı gün ABD Enerji Bakanlığı, Teksas ve Louisiana’daki rezerv sahalarından toplam 45,2 milyon varil ham petrol için 8 şirkete sözleşme verdi. Teslimatlar 1 Nisan ile 31 Mayıs arasında yapılacak ve şirketlere erken sevkiyat seçeneği de tanındı” ifadelerini kullandı.
Çin’in ise henüz büyük ölçekli bir stok salımı kararı almadığına işaret eden Rauball, kısa vadeli arz sıkışıklığına rağmen Pekin yönetiminin ne ticari ne de stratejik rezervlerini geniş ölçekte devreye soktuğunu aktardı.
Analizlere göre, arz kesintilerinden en fazla etkilenme riski, Hürmüz Boğazı üzerinden taşınan petrole yüksek bağımlılığı bulunan ülkelerde yoğunlaşıyor. Filipinler, Vietnam ve Japonya’nın ham petrol ithalatının yaklaşık yüzde 80’inin bu güzergaha bağlı olduğu belirtilirken, Japonya’nın yüksek stokları bir miktar güvence sağlasa da Filipinler ve Vietnam’ın sınırlı rezervleri risk oluşturuyor. Singapur, Güney Kore ve Tayvan da benzer kırılganlıklar taşıyan ülkeler arasında yer alıyor.
Hindistan’ın ise Rusya’dan petrol alımını artırarak arzını çeşitlendirdiği, ancak yüksek ithalat bağımlılığı nedeniyle küresel fiyat artışlarından olumsuz etkilenmeye devam ettiği ifade ediliyor. Buna karşılık, Kanada, ABD ve Brezilya gibi net ihracatçı ülkeler daha avantajlı bir konumda bulunuyor. ABD’de yüksek iç tüketime rağmen arzın güçlü kalmasında Venezuela kaynaklı yön değişimleri, Kuzey Amerika’daki rekor üretim ve rezerv salımları etkili oluyor. Brezilya ise güçlü üretimi ve düşük ithalat ihtiyacı sayesinde küresel şoklara karşı daha dayanıklı bir profil çiziyor.




