Demir Çelik Sektörü, İhracatta 30 Milyar Dolar Hacme Ulaştı
Demir çelik sektörü, 2025 yılında 30 milyar dolarlık ihracat hacmiyle Türkiye’nin toplam ihracatının önemli bir kısmını oluşturdu.
Demir çelik sektörü, zorlu küresel koşullara ve ihracatı kısıtlayan haksız koruma önlemlerine rağmen, 2025 yılını güçlü bir ihracat performansıyla kapattı. ADMİB Başkanı Fuat Tosyalı, bu durumu değerlendirerek, sektörün 2026 yılına temkinli bir yaklaşım ile girdiğini belirtti.
Aralık ayında Türkiye genelinde demir ve demir dışı metaller ihracatı, bir önceki yılın aynı dönemine göre %14,1 artışla 1,1 milyar dolara ulaşırken, çelik sektörü ihracatı %5,3 artışla 1,5 milyar dolara yükseldi. 2025 yılı itibarıyla demir ve demir dışı metaller ihracatı %6,6 artışla 13 milyar dolara, çelik sektörü ihracatı ise %2,5 artışla 17 milyar dolara ulaştı. Bu iki sektör, toplamda 30 milyar dolarlık ihracat hacmiyle Türkiye’nin toplam ihracatının %12,6’sını oluşturdu.
Tosyalı, 2025 yılı ihracat performansını değerlendirirken, zorlu küresel koşullara rağmen güçlü bir ihracat hacmi elde ettiklerini ifade etti. Demir ve demir dışı metallerde artış eğilimini sürdürdüklerini belirten Tosyalı, çelikte ise küresel talep ve fiyat baskıları nedeniyle daha sınırlı bir seyir izlendiğini vurguladı. Akdeniz’den yapılan toplam ihracatın 3 milyar dolara ulaşmasının, bölgedeki stratejik konumu bir kez daha gözler önüne serdiğini söyledi.
Pazar çeşitliliğinin sektörde önemli bir denge unsuru olduğuna dikkat çeken Tosyalı, firmaların yeni pazarlara uyum sağlama yeteneğinin yüksek olduğunu ifade etti. 2026 yılına tüm küresel risklerle birlikte temkinli bir şekilde girdiklerini belirten Tosyalı, enflasyonun düşüş eğilimine girmesi ve faiz oranlarında beklenen gerilemenin piyasa dinamiklerini daha öngörülebilir hale getireceğini söyledi. Ayrıca, finansmana erişimin kademeli olarak kolaylaşmasının, özellikle yatırım ve kapasite planlaması yapan firmalar için önemli bir avantaj sağlayacağını vurguladı.
Tosyalı, küresel rekabetin giderek arttığı bu dönemde, sektörün sürdürülebilir büyümesini yeşil dönüşüm, katma değerli üretim ve verimlilik odaklı projelerle güçlendirerek ihracat performansını daha ileri taşımayı hedeflediklerini belirtti. Korumacılığın arttığı bu kritik süreçte, diyalog kanallarını açık tutarak, ihracatçının rekabet gücünü koruyan ve ulusal çıkarlarla uyumlu bir sanayi politikası geliştirilmesi gerektiğine inandığını ifade etti. Son olarak, ihracatçıların bu dönüşüme uyum sağlaması ve 2026 yılında daha güçlü bir performans sergilemesi için kararlılıkla çalışmalarına devam edeceklerini sözlerine ekledi.




