Mersin’in Hazır Giyim İhracatı Yüzde 144,9 Artış Gösterdi
Mersin’in hazır giyim ihracatı, 2023’ün ilk yarısında yüzde 144,9 artışla 160 milyon dolara ulaştı.
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nın Tekstil, Konfeksiyon ve Ayakkabı Sanayi Meslek Komitesi Üyesi Salihcan Sağlam, Mersin’in hazır giyim ve konfeksiyon ihracatında 2023 yılının ilk altı ayında kaydedilen yüzde 144,9’luk artışın sebeplerini açıkladı. Sağlam, bu artışın, üretim kapasitesinin etkin kullanılması, yeni pazarlara açılım ve jeopolitik gelişmelerin yarattığı talep değişimlerinden kaynaklandığını belirtti. İkinci yarıda mevcut üretim ve ihracat seviyesinin korunmasının sektördeki en önemli hedef olduğunu vurguladı.
Sağlam, Mersin’in hazır giyim ve konfeksiyon ihracatının 2023 yılının ocak-haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 144,9 artışla 160 milyon 774 bin 500 dolara ulaştığını ifade etti. Bu performans, hazır giyim ve konfeksiyon sektörünü, Mersin’in en fazla ihracat gerçekleştiren üçüncü sektörü haline getirdi.
Yılın ilk yarısındaki bu yüksek artışın tek bir nedene bağlı olmadığını belirten Sağlam, deprem sonrası üretim altyapısını yeniden inşa eden firmaların ihracata katkı sağlamaya başlamasının sektör performansını desteklediğini söyledi. Mevcut tesislerin kapasitelerinin tam ve verimli kullanılması, artışın temel belirleyicisi oldu. Ayrıca, yeni ihracat bölgelerinin oluşması ve yakın coğrafyadan gelen ilave talep, Mersinli üreticilere yeni sipariş kanalları açtı.
Bölgesel savaşlar ve jeopolitik gelişmelerin küresel tedarik zincirlerinde değişikliklere yol açtığını ifade eden Sağlam, İran, İsrail ve ABD arasındaki gerilimlerin bazı pazarlarda üretim ve tedarik dengelerini değiştirdiğini belirtti. Türkiye’nin coğrafi yakınlığı, hızlı teslimat avantajı ve üretim esnekliği, Mersinli firmalara ek sipariş akışı sağladı. Bu talep, mevcut üretim kapasitelerinin neredeyse tamamının kullanılmasına olanak tanıdı.
İhracattaki artışta mevcut müşteri ilişkilerinin güçlenmesi, ertelenen siparişlerin yeniden üretime dönmesi ve yakın coğrafyadan tedarik eğiliminin etkili olduğunu aktaran Sağlam, Mersin firmalarının Avrupa pazarında uzun yıllara dayanan güçlü bir ticaret ağına sahip olduğunu dile getirdi.
İlk altı ayda ihracat pazarlarının dağılımında önemli değişimler yaşandığını belirten Sağlam, Almanya, Hollanda ve İspanya’nın Mersin hazır giyim ve konfeksiyon ihracatındaki etkisinin arttığını söyledi. Ancak en büyük sıçrama Kazakistan ve Irak pazarlarında gerçekleşti. Bu ülkelerden gelen talep, sektörün altı aylık ihracat performansına belirgin katkı sağladı.
Avrupa’nın sektör açısından ana pazar olmaya devam ettiğini belirten Sağlam, Türk Cumhuriyetleri gibi yakın ve gelişen pazarlardaki talebin ihracatçıların pazar çeşitliliğini artırdığını ifade etti. Yeni pazarlara erişim, yalnızca ihracat hacmi açısından değil, sektörün tek bir bölgeye bağımlılığını azaltma açısından da önem taşıyor.
Küresel alıcıların yüksek stoklarla çalışmak yerine daha sınırlı miktarlarda ve daha sık sipariş vermeye yöneldiğini belirten Sağlam, esnek üretim kabiliyeti olan firmaların bu değişime daha hızlı uyum sağladığını kaydetti. Mersin’in liman ve serbest bölge avantajı, sipariş, üretim ve sevkiyat süreçlerini birlikte yönetme yeteneğiyle sektörün ihracat performansına katkı sundu.
İhracattaki hacim artışının yalnızca yeni tesis yatırımlarıyla açıklanamayacağını belirten Sağlam, büyümenin esas kaynağının mevcut fabrikaların kapasitelerini tam ve verimli kullanması olduğunu söyledi. Üretim planlamasının iyileştirilmesi, atıl sürelerin azaltılması ve sipariş akışının etkin yönetimi, ihracat hacmini artırdı. Geçmişte kapanan bazı fabrikaların yeniden faaliyete geçmesi, toplam kapasiteye katkı sağladı. Ancak mevcut artışın esas olarak yeni fabrika yatırımlarından değil, mevcut tesislerin daha yüksek ve verimli kapasiteyle çalışmasından kaynaklandığını vurguladı.
Firmaların dijitalleşme, makine modernizasyonu, enerji verimliliği ve yalın üretim gibi konulara ağırlık verdiğini ifade eden Sağlam, daha kısa teslim süreleri ile daha küçük ve değişken siparişlere yanıt verebilmenin sektördeki temel rekabet unsurlarından biri haline geldiğini belirtti.
Küresel rekabetin artık yalnızca fiyat ve üretim kapasitesi üzerinden yürütülmediğini vurgulayan Sağlam, çevresel standartlara uyum, enerji verimliliği, üretim esnekliği ve teslimat performansının pazara erişimin temel koşulları arasında yer aldığını ifade etti.
İlk altı ayda elde edilen 160,8 milyon dolarlık ihracat hacminin sektör açısından önemli bir başarı olduğunu belirten Sağlam, ikinci yarıda aynı büyüme oranını sürdürmenin kolay olmayacağını söyledi. Mevcut tesislerin kapasitelerinin yüzde 100’e yakın seviyelerde kullanıldığını ifade eden Sağlam, bu nedenle üretim ve ihracatta ilk yarının üzerine çıkılabilecek alanın sınırlı olduğunu kaydetti.
İran-İsrail savaşı nedeniyle Uzak Doğu’ya yönelen siparişlerin bir kısmının Türkiye’ye kaydığını belirten Sağlam, yılın ikinci yarısındaki görünümde savaşın seyrinin de belirleyici olacağını söyledi. Yaz sezonuna yönelik üretimlerin tamamlanmasıyla birlikte siparişlerde yavaşlama yaşanabileceğine dikkat çeken Sağlam, yılın ikinci yarısında kısmi düşüşler ve iş hacminde daralma görülebileceğini ifade etti. İlk altı ayda ulaşılan ihracat ve üretim adetlerinin korunmasının sektör açısından önemli bir başarı olacağını vurguladı.
Sağlam, sektörün 12 aya yayılan daha dengeli ve istikrarlı bir üretim yapısına ulaşabilmesi için Amerika pazarının kritik önem taşıdığını belirtti. Hazır giyim ve konfeksiyon ihracatında Amerika pazarına daha güçlü bir şekilde girmek istediklerini kaydeden Sağlam, vergisel engellerin aşılması durumunda sektörün yıl boyunca kesintisiz sipariş, üretim ve ihracat yapma imkanına kavuşabileceğini ifade etti.
Amerika pazarına erişimin sezon kaynaklı dalgalanmaları azaltacağını belirten Sağlam, Avrupa, Orta Asya, Orta Doğu ve Amerika pazarlarının dengeli biçimde geliştirilmesinin sektörün üretim sürekliliğini ve kapasite kullanımını güçlendireceğini söyledi.
Hazır giyim sektörünün emek yoğun yapısı nedeniyle işçilik maliyetlerinin toplam üretim giderleri içinde önemli bir paya sahip olduğunu aktaran Sağlam, döviz kurundaki artışın Türk lirası bazındaki maliyet artışlarının altında kalmasının ihracatçıların karlılığını ve rekabet gücünü zorladığını ifade etti. Enerji giderleri, finansmana erişim, kur dengesi ve nitelikli iş gücü ihtiyacının yılın ikinci yarısındaki üretim performansını belirleyecek başlıca unsurlar olacağını söyleyen Sağlam, ihracat artışının kalıcı hale gelebilmesi için üretici firmaların uygun finansman araçlarıyla desteklenmesi gerektiğini kaydetti. Ayrıca, yeşil dönüşüm ve modernizasyon yatırımlarının teşvik edilmesi, istihdam üzerindeki maliyetlerin rekabetçi seviyelere çekilmesi ve ihracatçıların yeni pazarlara erişiminin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Tekstil ve hazır giyim sektöründe tecrübeli çalışan sayısının giderek azalmasının üretimin sürdürülebilirliği açısından risk oluşturduğunu belirten Sağlam, gençlerin sektöre yönlendirilmesi ve mesleki eğitim programlarının sanayinin ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırılması gerektiğini söyledi. Nitelikli iş gücü eksikliğinin yalnızca personel sayısıyla ilgili olmadığını vurgulayan Sağlam, bu sorunun kalite standardı, teslim süreleri, kapasite kullanımı ve müşteri devamlılığı üzerinde doğrudan etkili olduğunu ifade etti.
Gelecek dönemde başarıyı daha fazla üretmekten ziyade daha doğru ve yüksek katma değerli üretimin belirleyeceğini söyleyen Sağlam, tasarım, markalaşma, verimlilik, sürdürülebilirlik ve yeni pazar çeşitliliğinin sektörün temel büyüme eksenlerini oluşturacağını belirtti.




