E-İhracat Lojistiği 5 Kilogram Sınırına Takılıyor
E-ihracat lojistiği 0-5 kilogramlık paketlerde yoğunlaşıyor. Uzmanlar, ağır gönderiler, yeni pazarlar ve iadelerin yeniden satış fırsatına dikkat çekiyor.
Türkiye’de e-ticaretin toplam ticaret içindeki payı yüzde 20’ye, gayrisafi yurt içi hasıladaki oranı ise yaklaşık yüzde 7’ye ulaşıyor. Kargo dağılımında ise 0-5 kilogram aralığındaki gönderiler açık ara öne çıkıyor ve toplam hacmin yaklaşık yüzde 90’ını oluşturuyor.
Navlungo Kurucu Ortağı ve Üst Yöneticisi İsa Korkmaz, bu tablonun ağır gönderi lojistiğinde önemli bir pazar boşluğuna işaret ettiğini belirtti. Türkiye’deki e-ihracatçıların büyük bölümünün küçük paketler ve ABD pazarıyla sınırlı kaldığını ifade eden Korkmaz, ihracatın daha rekabetçi hale gelmesi için farklı ülkelere ve yeni iş fırsatlarına yönelmek gerektiğini söyledi.
Korkmaz’a göre lojistik, satış sürecinin sonunda ortaya çıkan bir maliyet unsuru olarak değil, daha en başta pazarlama ve pazar seçimini etkileyen stratejik bir araç olarak ele alınmalı. ABD’nin Çin’e yönelik yaptırımlarının Türkiye’deki bazı sektörler için yeni fırsatlar yaratabileceğini belirten Korkmaz, bu gelişmenin e-ihracat kanallarına da yansıyabileceğini kaydetti.
İadeler kayıp değil, yeniden satış fırsatı
Asset GLI Yönetim Kurulu Üyesi Avşar Dada ise uluslararası gönderilerdeki iade oranlarına dikkat çekti. Avrupa’ya gönderilen paketlerde iade oranının ortalama yüzde 38, ABD’de ise yüzde 27-28 seviyesinde bulunduğunu belirten Dada, Avrupa’ya gönderilen her 10 paketten yaklaşık 4’ünün geri döndüğünü söyledi.
İade edilen ürünlerin doğru lojistik iş ortakları ve dijital stok yönetimi sayesinde yeniden değerlendirilebileceğini vurgulayan Dada, Berlin’de iade alınan bir ürünün depoda sisteme işlenerek Sırbistan’daki başka bir müşteriye daha yüksek fiyatla satılabileceğini ifade etti. Dada ayrıca Almanya gönderilerinde yalnızca navlun bedeline odaklanılmaması gerektiğini; ürün kategorisi, hedef müşteri grubu, kapıya teslimat modeli ve tüketici alışkanlıklarının birlikte değerlendirilmesinin önem taşıdığını söyledi.
Yanlış lojistik tercihi işletmeleri zorlayabilir
İsa Korkmaz, lojistiğin yalnızca bir gider kalemi değil, baştan sona yönetilmesi gereken operasyonel bir süreç olduğunu belirtti. İhracatçıların kendi depolarını kurmaya çalışmasının veya ihtiyaçlara uygun olmayan depoları kullanmasının maliyetleri artırabildiğini ifade eden Korkmaz, çevrim içi pazaryerlerinde hizmet kalitesi ve teslimat hızının da zaman zaman sorun yaratabildiğini dile getirdi.
Korkmaz, hatalı lojistik tercihlerinin yalnızca teslimat performansını değil, işletmelerin sürdürülebilirliğini de etkileyebileceği uyarısında bulunarak, yanlış kararların bazı mağazaların kapanmasına kadar varan sonuçlar doğurabileceğini söyledi.




