Pimco, Trump’ın Politikalarından Dolayı Yatırımlarını Dışa Taşıyor
Pimco, Trump’ın öngörülemez politikaları nedeniyle ABD varlıklarından uzaklaştığını duyurdu.
Dünyanın önde gelen tahvil fon yöneticilerinden Pimco, ABD Başkanı Donald Trump’ın ekonomi ve para politikalarının belirsizliği nedeniyle yatırımcıların ABD varlıklarından uzaklaşacağını öne sürdü. Wall Street’te, Trump’ın ABD Merkez Bankası’na (Fed) yönelik baskılarının, uzun vadede enflasyon ve faiz oranlarını yükseltebileceği endişeleri artıyor.
Pimco, Trump’ın “öngörülemez” politikalarının etkisiyle portföylerini ABD dışına çeşitlendirmeye başladığını açıkladı. Wall Street’te, Trump’ın Fed üzerindeki baskılarının uzun vadeli sonuçları tartışılıyor. Pimco’nun Yatırımlardan Sorumlu Genel Müdürü Dan Ivascyn, Financial Times’a verdiği demeçte, 2.2 trilyon dolarlık fon yöneticisinin ABD varlıklarına olan bağımlılığını azaltma sürecine girdiğini belirtti.
Ivascyn, “Bu yönetimin oldukça öngörülemez olduğunu kabul etmek gerekiyor. Biz bu duruma nasıl yanıt veriyoruz? Portföyleri çeşitlendiriyoruz. ABD varlıklarından kademeli ve uzun vadeli bir uzaklaşma dönemine girdiğimizi düşünüyoruz,” dedi.
Ivascyn’in bu açıklamaları, Fed Başkanı Jay Powell’ın Fed binasının yenilenmesiyle ilgili olarak Trump yönetimi tarafından soruşturmaya alındığını doğrulamasından sadece birkaç gün sonra geldi. Piyasalardaki tepkiler sınırlı kalmış olsa da, Wall Street yöneticileri bu durumun Fed’in bağımsızlığını zayıflatma amacı taşıdığı görüşündeler.
JPMorgan Chase CEO’su Jamie Dimon, “Fed’in bağımsızlığını zedeleyecek her şey kötü bir fikirdir. Bunun sonucu, enflasyon beklentilerinin yükselmesi ve uzun vadede faizlerin artmasıdır,” şeklinde konuştu. Ayrıca, büyük bir Wall Street kurumunda görev yapan bir trader, Trump’ın Fed’e yönelik hamlelerinin merkez bankasının kriz anlarında etkili hareket etme kapasitesini zayıflatacağını savundu.
Ivascyn, Fed’in para politikasını bağımsız bir şekilde belirlemesinin piyasalar açısından kritik önemde olduğunu vurguladı. Kısa vadede cazip görünse de, güçlü büyüme ve yüksek enflasyon ortamında agresif faiz indirimlerinin uzun vadede faizleri artıracağını belirtti. “Yüzeyde bakıldığında Fed’i faiz indirmeye zorlamak cazip görünebilir, ancak bu tür adımlar uzun vadede daha yüksek faizlerle sonuçlanır,” dedi.
Wall Street yöneticileri, Powell’a yönelik adımların yalnızca mevcut başkanla ilgili olmadığını, asıl mesajın bir sonraki Fed başkanına verildiğini düşünüyor. Powell’ın görev süresi mayıs ayında sona erecek ve Trump’ın yeni Fed başkanını önümüzdeki günlerde açıklaması bekleniyor. İsmini vermek istemeyen bir Wall Street CEO’su, “Trump geçen savaşı değil, bir sonraki savaşı veriyor,” diyerek baskının gelecekteki Fed yönetimi üzerinde etkili olmayı hedeflediğini savundu.
Soruşturma, Trump yönetimi içinde de huzursuzluk yarattı. Konuya yakın bir kaynağa göre, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, soruşturmanın piyasalara olası etkilerinden duyduğu rahatsızlığı Trump’a iletti. Ancak Hazine Bakanlığı sözcüsü, Bessent ile Trump arasında bu konuda “hiçbir görüş ayrılığı olmadığını” belirtti. Federal Konut Finansmanı Ajansı Başkanı Bill Pulte, geçen yıl Powell hakkında soruşturma çağrısında bulunmuştu ve mevcut soruşturmayla ilgisi olmadığını ifade etti.
Bazı yatırımcılar, Cumhuriyetçi Senatörler Thom Tillis ve Lisa Murkowski’nin soruşturmaya yönelik eleştirileriyle bir nebze rahatlamış durumda. Deneyimli bir Wall Street yöneticisi, “Herkes bunun abartılı ve temelsiz bir hamle olduğunu düşünüyor. Bu daha çok Trump yönetiminin güç gösterisi,” yorumunu yaptı.




