Millî Savunma Bakanlığı’ndan İran Sınır Güvenliği Açıklaması
Millî Savunma Bakanlığı, İran sınırındaki güvenlik önlemleri ve gelişmelerle ilgili açıklamalarda bulundu.
Millî Savunma Bakanlığı, düzenlediği haftalık bilgilendirme toplantısında İran’daki son gelişmelere dair önemli açıklamalarda bulundu. Bakanlık, İran sınırının sürekli olarak gözetim altında tutulduğunu vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:
“560 kilometrelik İran sınırımız, bölgedeki Hudut Birlikleri tarafından ‘Hudut Namustur’ anlayışıyla her türlü hava ve arazi koşulunda 7 gün 24 saat büyük bir özveriyle korunmaktadır. Sınırlarımızda teknolojik araçlarla desteklenmiş bir güvenlik sistemi kurulmakta, ayrıca hudut birliklerimizin yetenekleri sürekli olarak geliştirilmektedir.”
İran sınır hattı boyunca; 203 elektro-optik kule ve 43 asansörlü kule inşası tamamlanmış, 380 kilometre uzunluğunda Modüler Beton Duvar inşası ile 553 kilometrelik hendek kazma çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Mevcut hendeklerin iyileştirilmesi ve engel niteliğinin artırılması için çalışmalar devam etmektedir. Sınır hattı ve yaklaşma güzergahları, mevcut keşif ve gözetleme araçlarıyla her türlü iklim ve arazi koşulunda 7/24 izlenmektedir. Ayrıca, İHA/SİHA/İKU sistemleri ile bölgede keşif ve gözetleme amaçlı uçuşlar gerçekleştirilmektedir.”
İran’daki Protestolar
İran’da, riyalin dolar karşısında tarihi düşük seviyelere inmesiyle birlikte fiyat artışlarına karşı protestolar başlamıştır. Protestolar, 28 Aralık 2025’te Tahran’daki Kapalı Çarşı’da dükkanlarını kapatan esnaflarla başlamış ve kısa sürede ülke genelinde yayılmıştır.
İran ekonomisi, birçok faktör nedeniyle zor bir dönemden geçmektedir. Ülke, Haziran 2025’te İsrail ile 12 gün süren bir çatışma yaşamış ve bu durum birçok şehirde altyapı hasarına yol açmıştır. Eylül 2025’te ise Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, İran’a yönelik ekonomik yaptırımların kaldırılmasına karşı oy kullanmış, ardından BM, İran’ın nükleer programı nedeniyle yeniden yaptırımlar uygulamaya koymuştur.
Protestocuların başlangıçta ekonomik sorunlara odaklanan sloganları, zamanla İran’daki dini yönetime karşı bir muhalefete dönüşmüştür. Bazı protestocular, devrik İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi’nin sürgündeki oğlu Rıza Pehlevi’yi destekleyen sloganlar da atmaya başlamıştır.
BBC’nin haberine göre, İran’daki güvenlik güçlerinin protestoculara yönelik sert müdahalesi sırasında 2.000’den fazla kişi hayatını kaybetmiştir. ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), internet kesintisine rağmen son 17 günde 1850 protestocunun, hükümetle bağlantılı 135 kişinin, olaylarla ilgisi olmayan 9 sivilin ve 9 çocuğun öldüğünü doğrulamıştır. İranlı bir yetkili ise Reuters’e yaptığı açıklamada, 2.000 kişinin öldüğünü ancak bunun sorumlusunun “teröristler” olduğunu belirtmiştir.
13 Ocak’ta ABD Başkanı Donald Trump, İran’daki protestoculara eylemlerine devam etmeleri çağrısında bulunmuş ve “yardımın yolda” olduğunu ifade etmiştir. 14 Ocak gecesi, farklı ülkelerin İran’da bulunan vatandaşlarını uyarması ve İran hava sahasının kapatılması gibi gelişmeler, İran’a olası bir saldırının gerçekleştirileceği yönünde endişelere yol açmıştır. Ancak 15 Ocak itibarıyla İran’a yönelik herhangi bir saldırı gerçekleşmemiştir.




