Samanyolu Galaksisi’nin Yeni Görüntüsü: 18 Aylık Süper Bilgisayar Çalışması
Samanyolu Galaksisi’nin en detaylı radyo görüntüsü yayımlandı. 18 ay süren çalışma ile elde edilen veriler, gökyüzünü yeni bir derinlikte sunuyor.
Gök bilimciler, Samanyolu Galaksisi’nin şimdiye kadar elde edilen en detaylı düşük frekanslı radyo görüntüsünü kamuoyuna sundu. Uluslararası Radyo Astronomi Araştırma Merkezi (ICRAR) tarafından yayımlanan bu görüntü, galaksimizin güney gökyüzünü daha önce hiç olmadığı kadar derin ve geniş bir şekilde sergiliyor.
Görüntünün oluşturulması, Curtin Üniversitesi’nde doktora öğrencisi Silvia Mantovanini’nin liderliğinde 18 ay süren bir çalışma ile gerçekleştirildi. İki büyük radyo araştırmasından elde edilen verilerin işlenmesi ve birleştirilmesi için Pawsey Süper Bilgisayar Araştırma Merkezi’nde yaklaşık 1 milyon CPU saati harcandı. Veriler, Batı Avustralya’daki Murchison Geniş Alan Dizisi (MWA) teleskobu aracılığıyla toplandı. GLEAM ve GLEAM-X isimli projeler çerçevesinde 2013 ile 2020 yılları arasında toplam 141 gece boyunca gözlemler yapıldı.
Yeni görüntü, 2019’da yayımlanan önceki versiyona göre iki kat daha yüksek çözünürlük, on kat daha fazla hassasiyet ve iki kat daha geniş bir gökyüzü kapsama alanı sunuyor. Mantovanini’nin araştırması, özellikle süpernova kalıntılarına odaklanıyor; bu kalıntılar, ömrünü tamamlayan yıldızların patlamasıyla geride kalan gaz ve enerji bulutlarıdır. Elde edilen görüntü sayesinde, yeni yıldızların oluştuğu “yıldız kreşleri” ile ölü yıldızların kalıntıları arasında net bir ayrım yapılabiliyor. Patlayan yıldızların kalıntıları büyük kırmızı halkalarla, yeni yıldızların aktif olarak oluştuğu bölgeler ise küçük mavi alanlarla gösteriliyor.
ICRAR ekibinden Doçent Natasha Hurley-Walker, bu çalışmanın güney galaktik düzleminin tamamını kapsayan ilk düşük frekanslı radyo görüntüsü olduğunu belirterek, astronomi açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Araştırmacılar, galaktik düzlem boyunca pulsarlar, gezegenimsi nebulalar ve yoğun iyonize gaz bulutları (HII bölgeleri) dahil olmak üzere toplam 98 bin radyo kaynağını kataloglamayı başardılar. Bu görüntünün sunduğu çözünürlük ve hassasiyetin, önümüzdeki on yıl içinde tamamlanması planlanan dünyanın en büyük radyo teleskop projesi SKA-Low’un elde edeceği sonuçlarla karşılaştırılabileceği belirtiliyor.




